Misafir
6,5069
5,6516
223,21
ÜYE GİRİŞİ

TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM)

 TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM)

\r\n

Uyumak ölmektir.

\r\n

Kişi, oruç tutma ve solunum gibi teknikleri kullanarak, yeni bir vizyon, yeni fikirler ve koyacağı olağanüstü çabaları sonucunda çevresindeki gerçekliği değiştirebilir; kendisini eksik, çelişik ve ölümlü bir varlıktan, bütünleşmiş, uyumlu ve ölümsüz bir bireye çevirebilir.

\r\n

Otium: Hiçbir şey yapmama sanatı. Dış gerçeklerden kendini ayırıp eylemsizlik halinde içe yönelme.

\r\n

Makedon savaşçılar azla yetinmek üzere eğitilmişlerdi. Çıplak toprak üzerinde uyurlardı; en çetin mücadelelerde enerjilerini son damlasına kadar tükettiklerinde bile sadece bir avuç zeytin yerlerdi.

\r\n

Lupelius el yazmasında: “Yiyecek, uyku, seks, hastalık, yaşlılık ve ölüm zihinsel kötü alışkanlıklardır. Boş inanış ve yanılsamalardır. Kişi bunlardan kurtulmalıdır.” diyordu.

\r\n

Daha az ye, daha çok düşle. Daha az uyu, daha çok nefes al. Daha az öl ve ebediyen yaşa.

\r\n

Bir insanın yaşamı düşlerinin gölgesidir.

\r\n

Herkes kararlılıkla inandığı şeyin (…) gerçekleştiğini görmüştür. İnsan daima yaratır. Karşısına çıkan engeller ise insanın kendi sınırlarının, çelişen fikirlerinin ve zayıflığının maddeye dönüşmesidir.

\r\n

Hastalık, yaşlılık, ölüm, insanlığın binlerce yıldır tapındığı tanrılardır.

\r\n

Narcissos’un masalı, dünyanın bir kurbanı olan insanın metaforudur.

\r\n

(…) genel inanışın aksine, Narcissos kendisine değil, bir yansıma olduğunu fark etmediği sudaki görüntüsüne aşık oldu.

\r\n

Dünyanın bir yansıman olduğunun farkına vardığında, ondan özgür olursun.

\r\n

En büyük devrim, tüm girişimlerin en büyüğü, hatta tek ve en anlamlı olanı kendini değiştirmektir.

\r\n

Dışınızdaki dünyanın koşulları sizi mutsuz edemez, ama sizin mutsuzluğunuz dünyadaki tüm sefaletin kaynağını yaratır. Yoksulluk aklın bir hastalığıdır.

\r\n

Beden oluşu sergiler.

\r\n

Beden var oluştur…oluşun göze görünür halidir.

\r\n

Dışımızdaki bir tanrısallığa iman etmek, bedenimizin ötresinde bir varlık olduğu düşüncesi, dünyadaki en yaygın ve boş inanıştır ve insanlığın en büyük katillerinden biridir.

\r\n

Benim dünya anlayışımı dayandırdığım teknolojik sütunlar, şüphesiz gücü bakımından diğerlerinden farklı saydığım, Muhammed’in, İskender’in, Sokrates ve Lao Tzu’nun, Churchill ve Napolyon’un inançlarıydı.

\r\n

Ambrosia : (Eski Yunan) Tanrıların yiyeceği

\r\n

“Ekonomi olarak adlandırdığın şey, aslında zengin ülkelerde bile bir hayatta kalma mücadelesinden başka bir şey değildir. Ne var ki, artık kabul edilemeyecek bedeller karşılığında ayakta tutulmaktadır.”

\r\n

“İnsanlığın en önemli görevi, düşleme sanatını öğrenerek ve bundan yararlanarak kendini aşmaktır. Bu nedenle de beslenme gereksinimi ve gerekliliği, mutlak en aza indirilmek zorundadır.”

\r\n

“Herkese göre nesnel, durağan ve aynı olan bir dünya yoktur…Dünya senin onu düşlediğin gibidir… Olumsuz ve yıkıcı görünen şeyler de senin hayalindeki bir çatışmanın sana geri yansımasıdır.”

\r\n

“Dünya böyle, çünkü sen böylesin.”

\r\n

“Hareket halindeki bir cismin karşılaştığı gibi, bir kişinin yaşamında hissettiği her dürtü, aynı güçte ama zıt yönde etki gösteren bir kuvvetle karşılanır. Antagonist Yasası: “Herşey, en basitten en karmaşığa, bir insandan bir uygarlığa kadar, gelişme yolundaki her organizma, ‘görünüşte’ zıt bir güçle, kuvvet ve kapasite bakımından, kendi projesine eşdeğer bir düşman gücüyle karşılaşır.

\r\n

Antagonistin maskesinin ardında, yani onun düşman görüntüsünün arkasında, bizim en iyi yandaşımızın yüzü saklıdır. İnsanın inandığının aksine, hiç kimsenin karşısına kendisinden büyük, daha üstün bir güç çıkmaz. Antagonist asla bizden büyük değildir.

\r\n

Yeryüzünde kimse seni düşmanından daha çok sevemez. Düşmanını sev!”

\r\n

“Kimi dinler gibi, yüzyıllar geçtikçe kiliseler arasındaki bölünmelerle zayıflayan Hıristiyan inancı da gerçeğin değişmez olmadığını ve sabit kalamayacağını unutmuştu.”

\r\n

“Dünyada kimse seni Antagonistten daha çok sevemez. Çünkü sen onun var oluş nedenisin.”

\r\n

“Antagonist sensin!”

\r\n

“Antagonistin saldırısı ne denli acımasız, aşağılaması ne denli ağır olursa, bzim ilerleme fırsatımız da o denli büyük olur.”

\r\n

“İnsan düşleme sanatı sayesinde, ıstırap çekmeye ve ölüme son verebilir.”

\r\n

“Bir gün bahçede yürürken bir dikene basacak olursanız, teşekkür etmeyi sakın unutmayın.”

\r\n

“Hiç kimsenin kendinden büyük bir amacı olamaz.

\r\n

Sıradan bir insan küçük bir apartman dairesine sahip olmayı düşlerken, bir başkası sahilde bir villa düşleyebilir, ama Versailles (Versay) Sarayını ancak bir kral düşleyebilir.”

\r\n

Kurban daima suçludur.

\r\n

“Yahudi soykırımının antagonist bakış açısı: Yahudi dini, felsefesi ve yaşam tarzı ve o insanların çalışma şekli, ağırlıklı olarak hep ayrılıkçı bir dünya görüşüne dayanıyordu. Bir tarafta Yahudiler öte yanda diğerleri vardı.

\r\n

(…) İbranice “kutsal” sözcüğü etimolojik olarak “ayrı” anlamına geliyor. Yahudiler kendi din anlayışlarına göre dünyayı ikiye böldüler: kutsal olanlar (kendi inançlarındakiler) ile diğerleri, yani dinsiz ve murdar olanlar. Öyleyse; bizim bütünleşmekteki eksikliğimiz, dış dünyada canavarları yaratmaktadır. Bölünmüşlüğümüz ise karşılaştığımız şiddeti yaratır. Antagonist biziz.”

\r\n

“Daha fazlasına “sahip olmak” ve “daha fazla olmak” için sahip olduğumuz ve bizi biz yapan her şeyden vazgeçmek gerekir.”

\r\n

“Eğer bedenini titreşimini yükseltirsen, tüm dünya sıkıntının, bölünmüşlüğün, savaşın kaybolduğu ve sadece uyumun, güzelliğin ve gerçeğin var olduğu bir frekansa ulaşacaktır.”

\r\n

“(…) burada ve şimdide yaşamak, insanın yegane doğal, cesur ve ölümsüz halidir.

\r\n

İnsan sadece “Şimdi”de ölümsüz olabilir ve Şimdi sonsuzdur.

\r\n

Tüm olasılıklar Şimdi’nin içinde saklıdır.”

\r\n

“(Bilgiyi) kimse sana veremez, o sadece anımsanabilir.”

\r\n

“İnsan anladığı ile sınırlıdır.” Bir kişinin gelişmişlik ölçütü onun anlama düzeyidir.

\r\n

“(…) adım adım gerileyen kilise (…) kendini putlaştırarak özünü inkar etti. Çelişki içinde “Hıristiyan” olduğuna inanmaya ve kendini bu şekilde adlandırmaya devam ederken, tapınan, batıl inançlı ve hatta kendi icadı olan Engizisyon mahkemelerinin uygulamaları ve haçlı seferleri sonucu sabıkalı bir kurum haline geldi.”

\r\n

“İnsanın sadece iki duygusu vardır…korku ve sevgi. Bunlar kendi içinde birbirine zıt şeyler değildir…Sadece oluşun farklı düzeylerindeki aynı gerçekliktir. Korku çürümüş sevgi, sevgi yücelmiş korkudur.”

\r\n

“Korku, içindeki ölümdür. Kahraman, korkusuz ya da içsel ölümü olmayan bir adamdır. Kahraman sözcüğü; hero, eros, amore, a-mors’dan gelir ve hepsi ölümsüzlük demektir. İçinde ölüm olmayan kişi, dışarıda onunla karşılaşamaz.”

\r\n

“Hastalık diye bir şey yoktur. Beden asla hastalanmaz. Sadece oluşta neyin eksik olduğunu gösteren sinyaller gönderip belirtiler üretebilir. Hastalıklar yoktur, yalnızca iyileşmeler vardır.”

\r\n

“Tüm iyileşme korkudan kurtulmaktır.”

\r\n

“(…) altıncı his sezgi, yedinci his “düş” bulunur.”

\r\n

Dreamer’ın yanında ekonomi ve iş yaşamı, şiirsel bir bütünlüğün içinden geçerek evrensel bir sanata dönüştü.

\r\n

“Bin yıldan bu yana süregelen bilgeliğe dayalı gelenekler, insanoğlunun önüne geçilmez bir biçimde eğilim gösterdiği kemikleşmeye ve tekrarlamacı yaklaşıma karşı durabilecek her türlü “hileyi” icat ederek, nesilden nesile aktardı. Mekke yönüne dönerek günde beş kez kılınan namazlar, İslami takvimde dokuzuncu ay olan Ramazan’da İslami “oruç tutma” geleneği ve tüm dini geleneklerdeki mevcut ritüellerin hepsi, bu “mekanikliğe takılan çelmeler” olarak tanımlanabilir. Bunların işlevleri, rutinin kesintiye uğratılması yoluyla, insanları en kötü alışkanlıklarının kulvarını değiştirerek, artık uyku haline geçen gizli bir aklı beslemektir.”

\r\n

“Kendinle dalga geçmeyi dene. Bu her türlü takıntıya ve kendini özdeşleştirmeye karşı güçlü bir panzehirdir.”

\r\n

“Kişinin kendini yenmesi”, olumsuz duygularımızın bizi yönetmesine ve boyunduruk altına almasına kesinlikle izin vermemek demektir. Düşüncelerimizin yıkıcılığını alt etmek ve kendimizi baltalamaya göz yummamaktır. Tüm sınırlarımızı aşmak, Varlığımızı kaplayan gölgelerin, şüphelerin ve korkuların koyduğu her engeli devirmek demektir.

\r\n

“Kişinin kendini yenmesi”, bütünlüğe doğru gidilen yolda, iradeyi gömülü olduğu yerden çıkartmak, met cezirlere karşı yüzmek demektir. Yaşamda yapılacak başka şey yok! İnsanın yaşamında maruz kaldığı sınavlar, işindeki sorumluluklar ve yolculuğunda önüne çıkan tüm zorluklar, içinde taşıdığı o gürültülü kalabalığı yatıştırmasını ve kendisini ruhunun sadeliğine ve Oluş birliğine doğru taşıyacak fırsatları temsil ederler.

\r\n

“Kişinin kendini yenmesi”, içine sızmaya çalışan en küçük bir olumsuzluk ifadesine bile geçit vermemek, içindeki hiçbir alçalmaya veya hüzün kırıntısına, ne kadar olumsuzluk olursa olsun, engel olmaktır.

\r\n

“Beklenilmeyen, hep uzun bir hazırlık dönemine gereksinim duyar.”

\r\n

Her şeyin merkezinde olmak isteme ve “skandal yaratma” arzusu, kibir ve benmerkezcilik kadar açık seçik bir şekilde görünür oldu. Bunlar, birçok kişinin, aşırı sporlara ve tehlikeli serüvenlere olan tutkularından, insaniyet veya hayırseverlik gayretleri gibi gösterilen bir başka ırka ait ya da farklı ten rengindeki çocukları evlat edinmelerine kadar, kişilerin en aykırı ve en akıl ermez davranışlarının arkasındaki gizli dürtülerin ve tutumların derin açıklamasıydı.

\r\n

(…) Gösterdikleri böylesine olağanüstü yücelikteki gönüllü bir davranış karşısında diğer insanların gözlerindeki hayranlığı görmekten başka, onları daha fazla ne memnun edebilirdi ki?

\r\n

(…) böylesine insani bir eylemin arkasına saklanan kendi yalanımızı, bencillik ve birbirimizi keşfedebilmenin uzun sürecek bir öz gözlemleme çalışmasını gerektirdiğini biliyorum.

\r\n

“İnsanoğlu, kendi bozulmuşluğu ile yalanının en somut yansıması olarak hayırsever kuruluşları, insaniyetlilik kurumları ve gönüllü yardım hareketleri oluştururlar. Fedakarlık ve yardımseverlik, insanların kendi zorbalıklarını gözlemeleri adına başvurdukları yollar olup, çoğunlukla da kendi ayrımcılıklarının ve ötekiler ile aralarında oluşturdukları mesafenin şeklini alırlar.”

\r\n

İnsan, anladığı kadardır. İnsanlar farklı ablama düzeylerine sahiptirler. Aralarındaki gerçek eşitsizlik te budur!”

\r\n

“Evrenin gelişimi bireyin gelişimine, onun dönüşümüne bağlıdır. Bireysel ve evrensel olan tek ve özdeştir. Bu bilgi, uygarlığın ve sanatın her dalının kaynağında bulunur.

\r\n

Evren beynimizin içindedir.”

\r\n

“Bir uygarlık, ancak kendisini yaratan “düş”ü ve aydınlanmış insanlarını dinlemeyi unuttuğunda, çöküşe geçer.”

\r\n

“Yaşlanmak, hastalanmak ve ölmek, zihinsel olan kötü alışkanlıklardır.”

\r\n

“Dünya senin vizyonundur. Kendini değiştir, o zaman dünya da sonsuza dek değişecektir. Senin dünyaya yapabileceğin en büyük yardım budur.”

\r\n

“Bir işte çalışmak, eksik bir psikolojinin yansımasıdır.”

\r\n

 

\r\n

(Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları

08.07.2016 - Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 01.07.2016 - En gerçek şey düştür! 12.06.2016 - Bugün artık gelecek sayılır 05.06.2016 - IQ laboratuar ise EQ hayattır 20.05.2016 - Karar vermek, ona bağlanmak demektir 13.05.2016 - Karar vermek ona bağlanmak demektir 29.04.2016 - Sizi ne durdurabilir? 15.04.2016 - İçsel veya dışsal dürtüler. 08.04.2016 - Değerlerimizin özü 04.04.2016 - ‘Tanrı Daima Tebdil-İ Kıyafet Gezer’ 31.01.2016 - Aşık Kusuri 17.01.2016 - MEVLANA’YI ANLAYABİLMEK 03.01.2016 - Yapa bilirler çünkü yapa bileceklerine inanıyorum 27.12.2015 - Başarısızlık Yoktur, Sonuç vardır ve Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 18.12.2015 - DUYGUSAL ZEKANIN SİHİRLİ FORMÜLÜ 11.12.2015 - Okuyan adam tehlikelidir! 06.12.2015 - KENDİNİZE İLİŞKİN İNANÇLARINIZ 27.11.2015 - KARAR VERME ZAMANI 20.11.2015 - Beyne yön veren düşüncedir 13.11.2015 - Birkaç sözle yaşamı değiştirmek 08.11.2015 - KİŞİLİK YAPILARI 30.10.2015 - Düş var olan en gerçek şeydir 23.10.2015 - “Hiçbir şey için ‘bu benimdir’ deme!” 16.10.2015 - İletişim en önemli beceridir 15.10.2015 - ARTIK ÜMİT YETMİYOR BANA! 04.10.2015 - KAÇIMIZ KENDİ SEÇENEKLERİNİ YAŞAYABİLMEKTE? 22.09.2015 - Temsil Sistemleri 20.09.2015 - Maya ANGELOU 13.09.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.09.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 06.09.2015 - KARAR VERME ZAMANI 28.08.2015 - İLETİŞİM… 21.08.2015 - SAĞ-SOL BEYİN YAPISI VE İŞLEVİ 19.08.2015 - ÖĞRENME AŞAMALARI : 14.08.2015 - EKOLOİ 13.08.2015 - BEDENİMİZİN DİLİ! 09.08.2015 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 05.08.2015 - Ortalama insan! 31.07.2015 - Görsel, İşitsel ve Dokunsal İletişim 24.07.2015 - “Haydi sevgili beynim, bu taraftan…” 22.07.2015 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 21.07.2015 - İki zihinde olmak! 10.07.2015 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 03.07.2015 - KİŞİSELMÜKEMMELLİĞİ YAKALAMAK 28.06.2015 - Bütün aşklar mutlu başlar… 24.06.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 12.06.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 02.06.2015 - SEVEN İNSAN NEYLESİN tarihten bir esinti.. 31.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 29.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 18.05.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.05.2015 - NLP’NİN FAYDALARI 2 08.05.2015 - Kendi kutup yıldızını bul 05.05.2015 - NLP’NİN BAŞARI MODELLERİ 01.05.2015 - NLP Önermeleri: 25.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 19.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 11.04.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 10.04.2015 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 08.04.2015 - EVLİLİKLERDE DUYGUSAL ZEKÂNIN ÖNEMİ 03.04.2015 - Çözüme yönelik sonuçlara odaklanmak. 01.04.2015 - Etkileniyorsak etkiliyoruz 27.03.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 21.03.2015 - GODOT’YU BEKLERKEN 15.03.2015 - MOTİVASYON 10.03.2015 - İLETİŞİM SİSTEMLERİ 07.03.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 01.03.2015 - “SESSİZ BELLEDİĞİN DÜZENSİZ SAZI, ÖTTÜRÜR USTASI,BİR TELE BAKAR.” Aşık Kusuri 26.02.2015 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 08.02.2015 - Olasılık 02.02.2015 - Doğru düşünüp,yanlış davranmak 25.01.2015 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 23.01.2015 - KARAKTER VE İLETİŞİM 17.01.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 11.01.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 04.01.2015 - SENİ DÜŞÜNMEK GÜZEL ŞEY 21.12.2014 - KENDİNİZİ NASIL HİSSEDECEĞİNİZİ SEÇMEK 12.12.2014 - Sosyal Hizmet ve Danışmanlık Mezunlarının Talepleri 07.12.2014 - BAŞARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER 23.11.2014 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 12.10.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 26.09.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 02.08.2014 - MEVLANA’YI ANLAMAK 25.07.2014 - Empati ve Empatlar 21.06.2014 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 24.05.2014 - İZ’ler 09.05.2014 - ÖĞRENMENİN DAHA İYİ BİR YOLU 02.05.2014 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 25.04.2014 - DEĞİŞİM, GELİŞİM ve PAYLAŞIM:KİMİN İÇİN? 20.04.2014 - BEYNİ ETKİSİZLEŞTİRMEK 11.04.2014 - BAKIŞ AÇIMIZI MI, BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 21.03.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 01.03.2014 - FAHRENHEIT 451 14.02.2014 - Empati ve Empatlar 07.02.2014 - BEYAZ GİYMEK ZORDUR! 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 03.01.2014 - BİLİNÇDIŞI VE BİLİNÇLİ ZİHİN 27.12.2013 - BEYNİMİZİN ÖĞRENME KAPASİTESİ 20.12.2013 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 13.12.2013 - SÖZ USTALIĞI 06.12.2013 - Olasılık 03.12.2013 - IQ &EQ 22.11.2013 - Empati ve Empatlar 17.11.2013 - GODOT’YU BEKLERKEN 27.10.2013 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 04.10.2013 - “değer” ler: 27.09.2013 - ANLAMAK MI? ANLAŞILMAK MI? 20.09.2013 - İNANÇLAR 08.09.2013 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 21.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 13.08.2013 - TANRILAR OKULU (4.BÖLÜM) 09.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 03.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 28.06.2013 - TANRILAR OKULU (1.BÖLÜM) 25.06.2013 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 21.06.2013 - HİÇ BİR ŞEY BENİM DEĞİL!

21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim