Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

SEVGİ DİLİ TÜRKÇE

 Türk dilinin muhafızlarından birisi de hiç şüphesiz XIV. asırda yaşamış olan Tekke ve tasavvuf şairi aynı zamanda da devlet işlerinde ehliyet sahibi olan Âşık Paşa ( 1272-1333)dır. Didaktik ( öğretici ) bir eser özelliği taşıyan “ Garibnâme “ nin müellifi olan Âşık Paşa, yaşadığı dönemde de “ Türkçe “de ısrar etmiş, “ Türkçe “nin muhafızlığını üstlenerek, Arapça ve Farsça’ya karşı, “ Türkçe “nin de ince mânâlar ortaya koyacağına canı gönülden inanmıştır ki :

\r\n

            “ Türk diline kimseler bakmaz idi

\r\n

               Türklere hergiz gönül akmaz idi

\r\n

 

\r\n

               Türk dahi bilmez idi bu dilleri

\r\n

               İnce yolu, ol ulu menzilleri. “

\r\n

Mısralarıyla “ Türkçeci “liğini ortaya koymuştur.

\r\n

            XVI. asırdan “ Türkçe “ye gönül akıtan Âşık Paşa’nın, “ Türkçe “ ile mayaladığı eseri de hâlâ dimdik ayakta durabilmekte ve “ Türkçe “yi selâmlamaktadır.

\r\n

            Öz yurdunda burun kıvrılan “ Türkçe ”, tomurcuk açarak dünya topraklarında filizlenerek “ sevgi “ nin ve “ barış “ın dili olmayı başardı. Öyle bir başardı ki parmak ısırttı dosta, düşmana. Öğretmenlerinin destekleriyle, yüz kırk ülkeden iki bin “  Türkçe Kuşları “; edebiyat ( şiir )tan, müziğe ( şarkı, türkü, arabesk, Türkçe pop ) müzikten, Türk halk oyunlarına kadar renkli bir mozaik ortaya koydular. Bu manzara, “ Türkçe “nin ve Türk kültürünün zaferidir. Zafer, her zaman savaş meydanlarında kazanılmaz. Bu zafer, diller arasındaki savaşta “ Türkçe “nin dünyaya yayılma zaferidir.

\r\n

            Kaçırılmaması gereken önemli bir husus da bir kez daha mavi gözlü dev, sarışın bozkurt, Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, haklı çıktı. Yurtta sulh, cihanda sulh” Belki de büyüklerinin veya yapamadığını “ evrensel barışın “ meşâlesini taşıyan “ Türkçe Kuşları “ na minnettarlık bile az gelir. Farklı bir doğrulama daha: “ Bugünün küçüğü, yarının büyüğüdür. “ Dünya çocuklarını kucaklayan “ 23 Nisan “dan sonra sevginin kanatları altında karşıladı çocuklarımız, “ Türkçe sevdalısı kardeşlerini. “ Onları; birbirlerine kenetleyen sevgi dili “ Türkçe “ydi.

\r\n

            Mâzi ile âtî arasında yürümeyi bilen edebiyat tarihçimiz : “ Bir dilin doğuşunda, karakterinde, ananesinde ve dehasında başka dillerden derlenmiş kelimeleri millîleştirme hayatı ve kudreti varsa artık o dili öz dil yapmaya kalkmak, dili kendi tabiatından ve dehasından uzaklaştırmaktır ki bunu ancak cehaletin ve dalaletin elleri yapar… Hakikat şudur ki Türk milleti gibi asırlarca hatta çağlarca dünya sathında konuşmuş büyük bir fatih bir milletin dili öz dil olamaz imparatorluk dili olur. “ der Nihad Sami BANARLI.

\r\n

İmparatorluk dili “ Türkçe “ “ barış “ ve “ sevgi “ nin sembolü olarak dünyada dalgalanıyor.

\r\n

            Prof.Dr. Mümtaz TURHAN, kültür ve medeniyet hakındaki görüşlerini beyan ederken şöyle demişti: “ Milletler arasında kültür ve medeniyet farklarını doğuran, onların halk tabakaları değil, münevver zümreleridir. Hakikatte, Türk halkıyla diğer medeni milletlerin halk tabakaları arasında bilgi bakımından büyük bir farkın bulunmamasına mukabil, Türk münevverleriyle ( bazı istisnalara rağmen ) Garp münevverleri arasında uçurumlar kadar derin farklılıklar vardır. Binaenaleyh Türkiye’nin geri kalışının sebebi, halkının cehaleti değil, münevverlerinin gerek keyfiyet, gerek kemiyet bakımında kifayetsiz oluşudur. “ Dünyanın kalbine düşen bu “ Türkçe “ sevdası gösteriyor ki münevverler giyindikleri “keyfiyet”sizlik ceketini “ kemiyet “sizlik gömleğini çıkartarak, “ kifayet “sizliği terk eylemişlerdir. Siyasetçisinden sanatçısına, şiir severinden, türküdarına kadar geniş bir kucaklayıcı bulmuştur “ Türkçe Kuşları “

\r\n

            “ Türkçenin Kuşları “ sadece şiir okumadılar… Şarkı, türkü, vb. söylemediler…

\r\n

Davul zurmna eşliğinde halay çekip, tulumla horon tepmediler… Onlar; sevgiye, ilgiye ve hoşgörüye öyle bir sarıldılar ki sadece “ Türkçe “ye değil; geleneksel Türk ananelerine göre kabir ziyaretini de yerine getirdiler. Türkçenin Senegalli kuşu Maty Diokhane : “ Geçen yılki Şarkı Finali’nden Mehmet Ali Birand’ı hatırlıyorum. Allah rahmet eylesin. “ ifadesini kullanırken; Bosna-Hersek’ten kanat çırpan “ Türkçe Kuşu “ Sukejna Valjevac : “ Bugün Birand’ı ziyarete geldik. Mekânı cennet olsun. Türkçenin çocuklarını her zaman sevdiğini söylerdi, bizi hep konuk ederdi. “ şeklinde duygularını dile getirdi.

\r\n

            Cennet mekânlık üstâdım Mehmet Âkif ERSOY nur içinde yat. Kalemine ve yüreğine sağlık. Ne güzel izâh etmişsin:

\r\n

            Yarın elbet bizim, elbet bizimdir,

\r\n

               Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir. “

\r\n

            Elbetteki dünyayı “ barış “ ve “ sevgi “ kurtaracak; anahtarı ise  TÜRKÇE.

\r\n

            Yaşasın barış…

\r\n

            Yaşasın sevgi…

\r\n

            Yaşasın barışın ve sevginin dili TÜRKÇE.

\r\n

            Teşekkürler “ Türkçe Kuşları “     

\r\n

 

Yazarın Diğer Yazıları

18.07.2013 - RAMAZAN ENSTANTANELERİ 04.07.2013 - OKUDUK… OKUYORUZ… OKUYACAĞIZ… 21.06.2013 - SEVGİ DİLİ TÜRKÇE

1 2 3 R 5 6 7 8 9
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim