Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

BEYNİ ETKİSİZLEŞTİRMEK

 BEYNİ ETKİSİZLEŞTİRMEK

\r\n

Adorno’nun kötümser tahminlerinin zamanla gerçekleşmesi rahatsız edici de olsa onun çağdaş olduğunun bir göstergesidir. Onun sözde içerik diye sunulan şeyin, sadece soluk bir ön plan olduğunu, dolayısıyla zihne kazınanların normlaştırılmış/ kural olarak benimsetilmiş işlemlerin kendi kendine devinen ardışıklığı olduğunu söylemesi, bu yazıya konu olan ekran kalabalığının belleğe olası etkisi üzerinde uygulanabilir. Ekranda yer alan kalabalığın düşünsel kapasite öngören mantıksal bağlantılar için fırsat vermediği anlaşılıyor. Haber programları içerik olarak seçilen olayların mümkün olduğunca hemen öncelerinde var olan durumdan doğurulur. Dolayısıyla bütünün ideası olmaz, bütünün tekrarı olur. Haber programları bittiğinde izleyicinin ağzında kalan tat, anlamsızlığın sorgulanmadan kabul edilişidir. Ekranda yer alan ve sayıca fazla haber bantlarının geçişi ile bütün içinde anlamlı bir bağlam oluşturmak beyinin işletim mekanizması ile uyuşmazlık içindedir. Hatırlama eylemi, ekranda seyredilen/işitilen enformasyonun “çok kısa süreli hafıza” içinde sönüp gitmeden bilince yükseltme aşamasından mahrum bırakılır. Çünkü bilince yükseltilirse bellekte uzun sureyle kalabilecektir. Oysa ideoloji sayesinde (bugün kitle iletişim araçlarının bir kısmına (da) “sahip” olan egemen ideolojiyi kastediyorum) bilincin yerini uyum sağlama almıştır.

\r\n

Ekran karşısında insan duyularını belli bir tempoya alıştırmanın (üçe bölünen ekran, hareketli haber bantları, hareketli logolar, kimlik ve yer bilgileri, ortam sesleri) bir işlevinden bahsetmek mümkündür: “(...) Sürekli törpülenmenin, bireysel direnişin durmadan kırılmasının bir toplumda yaşamanın koşulu olduğuna ilişkin eski dersi herkesin beynine kazımak...” (Adorno diyor). Adorno bu görüşünü animasyon filmler için kullanmıştır ve ulusal televizyon ekranlarında bir tür animasyon geçidi olduğu için kendisinden ödünç alınmıştır. Durmadan akıp giden haber bantları izleyeni için olan-biten karşısında çaresizlik ve değişmezlik duygusu uyandırır. Bu değişmezlik duygusu belleğe kazınır ve beynin işleyişi için gerekli olan on beş milyar nöronun her birinin diğerleriyle de bağlantıya girmesinin engellendiği ortadadır. Dolayısıyla ağ, kendini meydana getiren zincirler arasında kopukluklarla var olur. Kısa süreli hafızayı işler durumda tutan televizyon ekranı kendi bağlamında bir bütünlük ve tutarlılık sergiler:

\r\n

Biriktirtmemek/Unutturmak. Böylelikle sorgulamaların, direnişlerin, kendiliğinden oluşların önüne geçilir. Kaynağa istinaden, kalabalık ekranda sergilenen ve bölümlere ayrılmış dikkat noktaları hafızada üçü geçemeyen sayıda toplanır. Başka bir deyişle, gösterileni dokuz olan akışkan bir görselde (yukarıda sıralanan örneklerde ayrımı yapılmıştı) kısa süreli hafızaya nakledilenin sayısı üçtür. Bu üç her seferinde kendisini yenilemek zorunda kaldığı için – çünkü ekrandaki iletiler hareket halindedir – enformasyon biriktirme zorlaşır. Toplumun en altındakilerin serbestçe yararlanabileceği yegane kaynak zamandır, diyor Richard Sennett. Zamanın kullanımını rasyonalize eden bürokratik yapıya ihtiyaç, günümüzde kitle iletişim araçları yardımıyla giderilmiştir. Dinlenmek/eğlenmek de zaman kullanımı rasyonalize edilmiş toplumun en alt kesimini teşkil eden bireyler için televizyon izlemek olarak şekillendirilmiştir. Bu şekillendirmenin yansıması belleksiz toplum olmak şeklinde okunur: Görüntüler tüm kalabalıklığı ile o anda tüketilir. Bol ve hareketli iletiler sayesinde hafızada dosyalar açma, dosyaları birbiri ile ilişkilendirme, sebep/sonuç ilişkisi kurabilme ötelenmiş olur ve zamanla enformasyonun kendisi kadükleşir.

\r\n

McGregor Gramsci’den yorumlayarak egemen sınıfın iktidarını ya güç kullanarak ya insanların rızasını üreterek ya da ikisini birden kullanarak yaptığını savunuyor. Kalabalık ekran da –ister televizyon ekranı, ister cep telefonu televizyon ekranı- rıza üretilerek onay almış görünüyor.

\r\n

Bu defa Anderson’ın Gramsci’den aktarımıyla, hegemonyanın da insanın mücadele alanlarından biri olduğu vurgusu yapılır. Çünkü medya izleyicilerinden oluşan toplum çelişkilerle doludur ve insanlar bu çelişkilerden hareketle hegemonyanın yapmak istediği şeyi kendi toplumsal ve sınıfsal çıkarlarıyla ilişkilendirebilirler. Bu yüzden de, “Hegemonya tamamlanmış bir olgu değildir: (onun da) sürekli üretilmesi gerekir.”

\r\n

Diğer taraftan Foucault, hegemonya kurmuş olan merkezle ilgilenmenin merkezi eleştirmeye ve altüst etmeye çalışmanın hiçbir işe yaramayacağını, buna kalkışanları bir kara delik gibi içine çekeceğini, hatta bir tür merkezileştireceğini söyler. Buna karşılık yapılabilecek tek şey sınırlarda var olunmasıdır. Zira işaret ettiği bu alan, merkezin yani sistemin yumuşak karnıdır; sistem buraya hakim değildir.

\r\n

Kalabalık televizyon ekranının sunduğu toplum görüntüsü, ortak bir konuşma, giyinme ve hayata bakış biçimi, derindeki farklılıkların gizlenmesine yarar. Herkesin eşit gözüktüğü bir düzlemdir, söz konusu olan. Ekrandan empoze edilen bu akışkan hareket, karşısına engel çıkmayan bir harekettir. Gelecek kuşakların kendi yaşamını aydınlatıcı bir öykü gibi çocuklarına anlatamamasının ve onu dinleyenlerin kendisi için karakterinin gelişmediği hissine kapılmasının nedenlerinden biri kalabalık ekran yüzünden olacaktır.

\r\n

(2 Haziran 2013 tarihli Evrensel Gazetesi Pazar Ekinden alıntıdır)

\r\n

Esenlikler Dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları

08.07.2016 - Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 01.07.2016 - En gerçek şey düştür! 12.06.2016 - Bugün artık gelecek sayılır 05.06.2016 - IQ laboratuar ise EQ hayattır 20.05.2016 - Karar vermek, ona bağlanmak demektir 13.05.2016 - Karar vermek ona bağlanmak demektir 29.04.2016 - Sizi ne durdurabilir? 15.04.2016 - İçsel veya dışsal dürtüler. 08.04.2016 - Değerlerimizin özü 04.04.2016 - ‘Tanrı Daima Tebdil-İ Kıyafet Gezer’ 31.01.2016 - Aşık Kusuri 17.01.2016 - MEVLANA’YI ANLAYABİLMEK 03.01.2016 - Yapa bilirler çünkü yapa bileceklerine inanıyorum 27.12.2015 - Başarısızlık Yoktur, Sonuç vardır ve Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 18.12.2015 - DUYGUSAL ZEKANIN SİHİRLİ FORMÜLÜ 11.12.2015 - Okuyan adam tehlikelidir! 06.12.2015 - KENDİNİZE İLİŞKİN İNANÇLARINIZ 27.11.2015 - KARAR VERME ZAMANI 20.11.2015 - Beyne yön veren düşüncedir 13.11.2015 - Birkaç sözle yaşamı değiştirmek 08.11.2015 - KİŞİLİK YAPILARI 30.10.2015 - Düş var olan en gerçek şeydir 23.10.2015 - “Hiçbir şey için ‘bu benimdir’ deme!” 16.10.2015 - İletişim en önemli beceridir 15.10.2015 - ARTIK ÜMİT YETMİYOR BANA! 04.10.2015 - KAÇIMIZ KENDİ SEÇENEKLERİNİ YAŞAYABİLMEKTE? 22.09.2015 - Temsil Sistemleri 20.09.2015 - Maya ANGELOU 13.09.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.09.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 06.09.2015 - KARAR VERME ZAMANI 28.08.2015 - İLETİŞİM… 21.08.2015 - SAĞ-SOL BEYİN YAPISI VE İŞLEVİ 19.08.2015 - ÖĞRENME AŞAMALARI : 14.08.2015 - EKOLOİ 13.08.2015 - BEDENİMİZİN DİLİ! 09.08.2015 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 05.08.2015 - Ortalama insan! 31.07.2015 - Görsel, İşitsel ve Dokunsal İletişim 24.07.2015 - “Haydi sevgili beynim, bu taraftan…” 22.07.2015 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 21.07.2015 - İki zihinde olmak! 10.07.2015 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 03.07.2015 - KİŞİSELMÜKEMMELLİĞİ YAKALAMAK 28.06.2015 - Bütün aşklar mutlu başlar… 24.06.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 12.06.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 02.06.2015 - SEVEN İNSAN NEYLESİN tarihten bir esinti.. 31.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 29.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 18.05.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.05.2015 - NLP’NİN FAYDALARI 2 08.05.2015 - Kendi kutup yıldızını bul 05.05.2015 - NLP’NİN BAŞARI MODELLERİ 01.05.2015 - NLP Önermeleri: 25.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 19.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 11.04.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 10.04.2015 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 08.04.2015 - EVLİLİKLERDE DUYGUSAL ZEKÂNIN ÖNEMİ 03.04.2015 - Çözüme yönelik sonuçlara odaklanmak. 01.04.2015 - Etkileniyorsak etkiliyoruz 27.03.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 21.03.2015 - GODOT’YU BEKLERKEN 15.03.2015 - MOTİVASYON 10.03.2015 - İLETİŞİM SİSTEMLERİ 07.03.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 01.03.2015 - “SESSİZ BELLEDİĞİN DÜZENSİZ SAZI, ÖTTÜRÜR USTASI,BİR TELE BAKAR.” Aşık Kusuri 26.02.2015 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 08.02.2015 - Olasılık 02.02.2015 - Doğru düşünüp,yanlış davranmak 25.01.2015 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 23.01.2015 - KARAKTER VE İLETİŞİM 17.01.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 11.01.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 04.01.2015 - SENİ DÜŞÜNMEK GÜZEL ŞEY 21.12.2014 - KENDİNİZİ NASIL HİSSEDECEĞİNİZİ SEÇMEK 12.12.2014 - Sosyal Hizmet ve Danışmanlık Mezunlarının Talepleri 07.12.2014 - BAŞARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER 23.11.2014 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 12.10.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 26.09.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 02.08.2014 - MEVLANA’YI ANLAMAK 25.07.2014 - Empati ve Empatlar 21.06.2014 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 24.05.2014 - İZ’ler 09.05.2014 - ÖĞRENMENİN DAHA İYİ BİR YOLU 02.05.2014 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 25.04.2014 - DEĞİŞİM, GELİŞİM ve PAYLAŞIM:KİMİN İÇİN? 20.04.2014 - BEYNİ ETKİSİZLEŞTİRMEK 11.04.2014 - BAKIŞ AÇIMIZI MI, BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 21.03.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 01.03.2014 - FAHRENHEIT 451 14.02.2014 - Empati ve Empatlar 07.02.2014 - BEYAZ GİYMEK ZORDUR! 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 03.01.2014 - BİLİNÇDIŞI VE BİLİNÇLİ ZİHİN 27.12.2013 - BEYNİMİZİN ÖĞRENME KAPASİTESİ 20.12.2013 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 13.12.2013 - SÖZ USTALIĞI 06.12.2013 - Olasılık 03.12.2013 - IQ &EQ 22.11.2013 - Empati ve Empatlar 17.11.2013 - GODOT’YU BEKLERKEN 27.10.2013 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 04.10.2013 - “değer” ler: 27.09.2013 - ANLAMAK MI? ANLAŞILMAK MI? 20.09.2013 - İNANÇLAR 08.09.2013 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 21.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 13.08.2013 - TANRILAR OKULU (4.BÖLÜM) 09.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 03.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 28.06.2013 - TANRILAR OKULU (1.BÖLÜM) 25.06.2013 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 21.06.2013 - HİÇ BİR ŞEY BENİM DEĞİL!

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim