Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

ŞAİRLERİMİZİN DİLİNDEN “ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ” 2

ŞAİRLERİMİZİN DİLİNDEN “ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ” 2

\r\n

 

\r\n

Cumhuriyet devrinin büyük şairlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel de “Çanakkale” adlı şiirinde:

\r\n

Öğün, ey Çanakkale! Cihan durdukça öğün!

\r\n

Ömründe göstermedin bin düşmana bir düğün.

\r\n

Sen, bir büyük milletin savaşa girdiği gün,

\r\n

Başına yüz milletin birden düştüğü yersin.

\r\n

diyerek Çanakkale’nin tarihi değerini ve önemini belirtirken daha sonraki mısralarda, “düğüne gider gibi savaşa giden” kahraman Mehmetçiğin destanını bir kere daha kulaklara fısıldıyor.

\r\n

Toprağından fazladır sende yatan adamlar.

\r\n

Irmağın kanla çağlar;  yağmurun kanlı damlar.

\r\n

O cenkten armağandır; sana kızıl akşamlar.

\r\n

Sen, silahın imanla son döğüştüğü yersin.

\r\n

       Şair, Çanakkale’de şehit olan binlerce TÜRK evladına seslenirken bu tarihi destanın yazıldığı Çanakkale’den bahseder.

\r\n

Bir destana benziyor senin bugünkü hâlin.

\r\n

Okurken duyuyorum sesini ihtilâlin.

\r\n

Öğün, ey Çanakkale ki sen Mustafa Kemâl’in,

\r\n

Yüz milletle yüz yüze görüştüğü yersin.

\r\n

diye TÜRK tarihinin şanlı sayfasını böyle aktarıyor.

\r\n

Çanakkale denilince, Mehmet Akif’i unutmak olur mu? Onun dillere destan şiirini hatırlamamak olmaz. Çanakkale zaferini, TÜRK şiirinde en etkili ve en coşkulu şekilde dile getiren şüphesiz ki Mehmet Akif Ersoy’dur. Şair, bu tarihi olayı, sanatçı kişiliğinin bütün incelikleriyle işler ve:

\r\n

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

\r\n

deyişi ile konuya giriş yaparken savaşın büyüklüğünü ve şiddetini, taraf devletlerin ordularını bir bir sayarak yansıtmaya çalışır.

\r\n

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvâm-ı beşer,

\r\n

Kaynıyor kum gibi ...  mahşer mi, hakikât mahşer.

\r\n

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;

\r\n

Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!

\r\n

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;

\r\n

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

\r\n

Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...

\r\n

. . .

\r\n

Akif, çizdiği bu tabloyu bir vahşet olarak belirtir; üstelik bu vahşeti yapan medeniyetin temsilcisi ve savunucusu olarak kendini gösteren, öyle tanıtan ve gerçekleri gör(e)meyenlerce de öyle bilinen “Avrupalı”dır. Bir avuç yiğit “Mehmetçik”in savunduğu Boğaz’ı aşamayacağını anlayan bu Avrupalı, üstelik gücüne “Yeni Dünya”dan kattığı ordularla da saldırmaktadır. Oysa o Avrupalı, insanlığın ilerlemesi, yücelmesi uğruna medeniyeti meydana getirmiştir. Ne var ki bu medeniyetin bir de öbür yüzü vardır; insanlığı yok etmeye, ezmeye yönelik çirkin yüzü:

\r\n

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

\r\n

Medeniyet denilen kahpe; hakikât, yüzsüz.

\r\n

Savaşın şiddetini anlatmada kalemini ustalıkla kullanan Mehmet Akif, şiirinin daha sonraki bölümlerinde tasvirci bir tavır ile karşımıza çıkmaktadır. Diyebiliriz ki şiirimizde bir savaşın akışını böylesine canlı ve heyecanlı yansıtan bir başka eser yok gibidir. Çarpışmanın şiddetine ve özüne yaraşır bir üslûp kullanıyor Akif:

\r\n

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

\r\n

Beriden zelzeleler kaldırıyor â’mâkı;

\r\n

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

\r\n

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

\r\n

. . .

\r\n

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;

\r\n

O ne müthiş tipidir: savrulur enkaz-ı beşer...

\r\n

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;

\r\n

Boşanır sırtlara, vâdilere, sağanak sağnak.

\r\n

Burada şair,  mübalağa sanatını savaşın şiddetini tasvir etmek aracılığıyla başarılı bir şekilde kullanıyor. Ancak hemen şunu belirtmek gerekir ki Mehmet Akif’in bu manzumede esas felsefesi, kahraman TÜRK ordusunun sarsılmaz imanıyla bu amansız saldırıya yiğitçe karşı koymasıdır. Şiirin odak noktası buradadır:

\r\n

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

\r\n

Çünkü bu nesil, atalarının kendisine emanet ettiği kutsal bir değeri korumaktadır, koruyacaktır da. Bu kutsal değer,  “hilâl” ile ifadesini buluyor; daha doğrusu bütün değerler “hilâl” imajında toplanıyor.

\r\n

Bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!

\r\n

Mehmet Akif, şiirinin son bölümünde, “hilâl” uğruna şehit düşen “Asım”ın nesline sesleniyor. Aslında şiirin bütününde işlenen tem’â, vatanı koruyacak, kurtaracak ve yüceltecek olan TÜRK askeridir. İşte şair, bu nesle coşkuyla seslenirken övgü dolu sözler ediyor.

\r\n

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

\r\n

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

\r\n

deyişiyle başlayan bu sesleniş, maddî ve manevî değerler ile yüklüdür. Bu nesil, TÜRK tarihine parlak bir sayfa daha açarken Müslümanlığa ve vatanın bütünlüğüne yönelen tehlikeyi de kırmış ve parçalamıştır. Bu uğurda şehitlik mertebesine erişmiş askere şair, manevî bir türbe yapmağa çalışır. Yine de gönlünce yaptığını yeterli bulmaz; “makber”e bile sığdıramaz. Çünkü onun yeri, Peygamber’in kucağıdır.

\r\n

Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

\r\n

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

\r\n

der ki o kahraman TÜRK askerinin gerçek yerini gösterir.

\r\n

 

\r\n

Çanakkale’de ordunun kazandığı zaferi yücelten bir başka şairimiz de Enis Behiç Koryürek’tir. “Çanakkale Şehitliğinde” adlı şiiri ile bu duyguları dile getiren şair:

\r\n

Ey şimdi köyünden pek çok uzakta,

\r\n

Ey şimdi bir yığın kara toprakta.

\r\n

Uyanmaz uykuya dalan yiğitler!

\r\n

Şehitlik şanını alan yiğitler!

\r\n

deyişiyle Çanakkale’de şehit düşen erlere seslenmektedir. Vatan, din, millet uğruna ülkenin en uzak köşelerinden Çanakkale’ye koşan bu yiğitler, ölümsüzlüğe burada erişmişlerdir. Onlar, birer isimsiz kahramandırlar.

\r\n

Sizler ki bilinmez isimlersiniz,

\r\n

Bu taşsız mezarlar değil yeriniz;

\r\n

“Türklüğün tarihi” türbeniz sizin,

\r\n

Kandili “hilâl”dir bu türbenizin.

\r\n

Enis Behiç bu şiirinde daha çok, şehitlere övgü dolu sözler etmekte, onların kazandığı zaferi hakkıyla anlatamamanın acısıyla kıvranmaktadır.

\r\n

Çanakkale hakkında o günlerden başlayarak bugüne kadar birçok şiirler yazılmıştır.

\r\n

Yukarıda, değerlendirmeye çalıştığımız şairlerin ve şiirlerinin yanında Abdülhak Hâmit Tarhan’ın 1916 yılında yazdığı “İlhâm-ı Nusret” adlı şiiri,  Necmettin Halil Onan’ın “Bir Yolcuya” adlı şiiri, Osman Atilla’nın “Demirden Kavî” adlı şiiri, Zeki Ömer Defne’nin “Ulu Sabah” adlı şiiri, İbrahim Alâettin Gövsa’nın “Çanakkale İzleri” adlı şiir kitabı, Haluk Nihat Pepeyi ile Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın aynı adı taşıyan “Çanakkale Destanı” adlı şiirleri, bu konuda adından söz edilmeye ve üzerinde ayrıntılı olarak durulmaya değer eserlerdir. Bunların her birinin manasını açıklamak için şimdilik yerimizin darlığı ve her birinin ayrı ayrı incelenmeye değer eserler olduğu düşüncesiyle yazımıza burada son vermek istiyorum. Yalnız şu gerçeği unutmayalım. “Çanakkale Savaşı” üzerine yazılmış her şiir, her eser incelenmeğe, yorumlanmağa, yazılmağa ve üzerinde saatlerce konuşulmağa değerdir.

\r\n

Hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayacağımız gerçek şu olmalı. Bu destanın yazılmasına sebep olan kahraman TÜRK askerini, Mehmetçiği unutmamak, onun iman dolu göğsünün ne aşılmaz ulu bir set olduğunu her zaman hatırlamak gerektiğidir.

\r\n

“Çanakkale”, sadece “Şanlı Bir Zafer”in adı olarak değil, ezeli TÜRK kahramanlığının sembolik bir ifadesi olarak düşünülmelidir.

\r\n

Yazımızı, Mehmet Akif’in şu güzel beyiti ile bitirelim.

\r\n

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez!

\r\n

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!”

\r\n

Kahraman şehitlerimizin ruhları şâd olsun.

Yazarın Diğer Yazıları

29.06.2016 - İNANILMAAZZZ! 23.06.2016 - ONURLU VE İLKELİ 24 YIL 14.06.2016 - GEÇİM ENDEKSİ 08.06.2016 - İFTAR SOFRASI 31.05.2016 - SON DAKİKA 25.05.2016 - YETKİ MÜCADELESİ 11.05.2016 - HARMANLAMA 04.05.2016 - KURSLAR, SEMİNERLER 27.04.2016 - İKİ ÖNEMLİ GÜN 20.04.2016 - MİLLİ ŞEHİDİMİZ 13.04.2016 - YENİ FAKÜLTELER 06.04.2016 - HAVUZ 30.03.2016 - YGS ANALİZİ 23.03.2016 - 21 MART 16.03.2016 - MART, TARİHTİR. 08.03.2016 - EV ÖDEVİNİN AMACI 03.03.2016 - EV ÖDEVİ NE İMİŞ? 23.02.2016 - EV ÖDEVİ SORUNU 18.02.2016 - TÜİK’İN DEDİĞİ 10.02.2016 - MANİSA’NIN EĞİTİM BAŞARISI 03.02.2016 - MANİSA’NIN YAŞAM KALİTESİ 27.01.2016 - UMUDUN GÜCÜ 19.01.2016 - DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ 13.01.2016 - 657 NEDİR NE DEĞİLDİR? 06.01.2016 - 657 OYUNLARI 31.12.2015 - 657 İSTİSMARI 22.12.2015 - 657 TAKINTISI 16.12.2015 - BİR VERİMLİLİK ÖYKÜSÜ 09.12.2015 - MANİSA’NIN TRAFİĞİ 25.11.2015 - JAPON EĞİTİM SİSTEMİNDEN ÖRNEKLER 3 18.11.2015 - JAPON EĞİTİM SİSTEMİNDEN ÖRNEKLER 2 11.11.2015 - UMUTSUZ OLMA! 04.11.2015 - JAPON EĞİTİM SİSTEMİNDEN ÖRNEKLER 27.10.2015 - CUMHURİYETİMİZ 21.10.2015 - ÇEVRE MÜDÜRLÜĞÜ NE YAPAR? 14.10.2015 - SORUNLAR YUMAK OLMUŞ 07.10.2015 - KİFAYETSİZ MUHTERİSLİK 30.09.2015 - ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN 16.09.2015 - HAZIR MIYIZ? 18.08.2015 - İLGİNÇLİKLER 11.08.2015 - RECEP BAŞKAN 04.08.2015 - AKLIN YOLU 28.07.2015 - ‘ETİK İLKELER’MİŞ! 14.07.2015 - AYM KARARI 07.07.2015 - YENİDEN KENT ARŞİVİ 30.06.2015 - MANİSA’NIN SORUNLARI 23.06.2015 - MANİSA’DAN MANZARALAR 17.06.2015 - KANTARIN TOPUZU 10.06.2015 - DEĞERSİZLEŞTİRME 2 02.06.2015 - DEĞERSİZLEŞTİRME 27.05.2015 - SENDİKAMSI YAPILAR 19.05.2015 - 19 MAYIS’IN ANLAMI 13.05.2015 - REFORM MU DEFORM MU? 05.05.2015 - TÜRK EĞİTİM SEN’Lİ OLMAK 29.04.2015 - EĞİTİM ANALİZİ PANELİ 22.04.2015 - ROTASYONUN AMACI 15.04.2015 - PEMBE MASAL 08.04.2015 - SUSMADIK, HAYKIRDIK! 02.04.2015 - SUSMA! 25.03.2015 - YGS OKUMALARI 18.03.2015 - YÜZ YILLIK DESTAN 11.03.2015 - KADINLAR GÜNÜNE 04.03.2015 - NÖBET TUTMAMA GEREKÇEMİZ 25.02.2015 - SÜLEYMAN ŞAH ve TÜRBESİ 12.02.2015 - EĞİTİMDE BABA FAKTÖRÜ 03.02.2015 - EĞİTİMDE AİLE 21.01.2015 - OKUL YÖNETİCİLİĞİ 14.01.2015 - KAHVENİN TADI 07.01.2015 - GENÇLİĞİMİZ 24.12.2014 - GELİNEN NOKTA! 17.12.2014 - NERDEN NEREYE? 09.12.2014 - DEĞİŞTİR 26.11.2014 - ÖĞRETMENİN DUASI 19.11.2014 - KOVUN GİTSİN! 05.11.2014 - TERAZİ 22.10.2014 - KENT ARŞİVİ 15.10.2014 - ŞENLİKLER 3 14.10.2014 - ŞENLİKLER 09.10.2014 - NALLARI DİKMEK 03.10.2014 - Silgiler, silerken silinirler de… 30.09.2014 - GREVDEN GÖREVE 23.09.2014 - GREVDEYİZ 10.09.2014 - ŞİMŞİR TARAK! 01.09.2014 - KURTULUŞ GÜNLERİ 27.08.2014 - DAYAK YİYEN KİM 15.08.2014 - SARI ÖKÜZ HİKAYESİ 06.08.2014 - BU NE PERHİZ? 23.07.2014 - BUNA NE DEMELİ? 18.07.2014 - TARİH OKUMALARI 4 17.07.2014 - TARİH OKUMALARI 3 16.07.2014 - TARİH OKUMALARI 2 15.07.2014 - TARİH OKUMALARI 1 25.06.2014 - DEĞERLENDİRME 19.06.2014 - SINIF GEÇME 04.06.2014 - ARAYIŞ 29.05.2014 - YAKIŞMIYOR 21.05.2014 - RAPORUN DEDİĞİ 06.05.2014 - FİN EĞİTİM SİSTEMİ 2 29.04.2014 - FİN EĞİTİM SİSTEMİ 23.04.2014 - NEŞE DOLAMIYOR İNSAN! 08.04.2014 - TABLETLİK YORUMLAR! 02.04.2014 - TABLETLİ EĞİTİM 26.03.2014 - MÜDÜR, MÜDÜR MÜDÜR? 19.03.2014 - ŞAİRLERİMİZİN DİLİNDEN “ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ” 2 18.03.2014 - ŞAİRLERİMİZİN DİLİNDEN “ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ” 1 13.03.2014 - MAALESEF! 09.03.2014 - İŞİN SONUNA BAK! 04.03.2014 - BU NASIL İŞ? 27.02.2014 - NİÇİN İŞ BIRAKTIK? 25.02.2014 - HOCALI UNUTULMAMALI 18.02.2014 - BEDENCİLER! 10.02.2014 - TORBA YASA 04.02.2014 - ÇALIŞMA HAYATI 2 28.01.2014 - ÇALIŞMA HAYATI 22.01.2014 - ARAPSAÇI 15.01.2014 - İLGİ ALAKA! 08.01.2014 - ÇİRKİN OLMASIN! 01.01.2014 - ÇEVRE KİRLİLİĞİ 24.12.2013 - ARALIK 17.12.2013 - GÜNAH KEÇİSİ! 10.12.2013 - BIRAKIN BU İŞİ! 04.12.2013 - ANKETİN DİLİ 04.12.2013 - ANKETİN DİLİ 2 26.11.2013 - GÜNÜMÜZ! 20.11.2013 - GENEL KURULUMUZ 14.11.2013 - AMAÇ NE? 12.11.2013 - ÖZLEDİK! 06.11.2013 - NE OLACAK? 29.10.2013 - CUMHURİYET ERDEMDİR 23.10.2013 - OYALAMACA 09.10.2013 - ANDIMIZ 01.10.2013 - İŞ GÜVENCEMİZ 24.09.2013 - “HER ŞEY TOZPEMBE” Mİ? 19.09.2013 - ZORUNLUNUN SORUNLARI 10.09.2013 - PAPATYA FALI 03.09.2013 - KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM 27.08.2013 - SİSTEM ARAYIŞLARI 15.08.2013 - ÇOCUKLARA KIYMAYIN 2 30.07.2013 - ÇOCUKLARA KIYMAYIN 24.07.2013 - LİSELERE GEÇİŞ SİSTEMİ 18.07.2013 - SON SBS Mİ? 09.07.2013 - BAŞLIĞI SİZ KOYUN

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim