Misafir
6,2988
5,6843
271,96
ÜYE GİRİŞİ

Ankara katliamında hayatını kaybedenler anıldı

10 Ekim 2015’te gerçekleştirilmesi planlanan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik bombalı saldırıda hayatlarını kaybedenler, katliamın dördüncü yılında Manisa’da düzenlenen törende anıldı.

Hülya Kılınç

DİSK-KESK-TMMOB-TTB ve 10 Ekim  Barış ve Dayanışma Derneği, 10 Ekim 2015’te gerçekleştirilmesi planlanan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik bombalı saldırıda hayatlarını kaybedenleri, katliamın dördüncü yılında Manisa Manolya Meydanı’nda düzenlenen programla andı. 

DİSK-KESK-TMMOB-TTB ve 10 Ekim  Barış ve Dayanışma Derneği ve sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği anma töreninde, yakın tarihin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçilere gerçekleri açıklığa kavuşturma çağsı yapıldı.

103 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ 500 KİŞİ YARALANDI

Topluluk adına basın açıklamasını okuyan Metin Demirel, bundan tam dört yıl önce, ülkemizi yaşanmaz hale getiren çatışma ortamının sona erdirilmesi ve barışın tesis edilmesi için DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak tüm yurttaşların “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için Ankara’ya davet edildiğini hatırlatarak şöyle devam etti “Yaptığımız çağrıya kulak veren on binlerce yurttaşımız Türkiye’nin dört bir yanından gelerek  Ankara Garı önünde buluşmuştu. 10 Ekim 2015 sabahında bu alanda yüreklerinde sevgi, gözlerinde gülücük, dillerinde barış türküleri olan on binlerce kişi kardeşçe yan yana bulunuyordu. O karanlık dönemde hepimize umut veren bu coşkulu birliktelik saat 10’u 4 geçe birbiri ardına patlayan iki bomba ile kana bulandı. IŞİD üyesi iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen bu kanlı saldırı sonucunda 103 arkadaşımız hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız yaralandı ve sakat kaldı. Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor.”

DÖNEMİN BAŞBAKANI “DEFTERLER AÇILIRSA BİRÇOK SİYASETÇİ İNSAN İÇİNE ÇIKAMAZ”DEDİ

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 10 Ekim Davası’nın karara bağlandığını ve 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildiğine işaret eden Demirel,  dosyaları ayrılan 16 firari sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşmasının 21 Kasım’da görüleceğini belirtti. Katliama ilişkin dava iddianamesinin mahkemeye sunulduğu günden itibaren yürütülen soruşturmanın olayı tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturmaktan uzak olduğunun defalarca dile getirildiğini kaydeden Demirel “3 yıldır katıldığımız her duruşmada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerin de yargılanması gerektiğini dile getirdik. Ne yazık ki mahkeme bu doğrultuda cesur bir adım atmadı ve bu eksik karar sonucunda kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi. Saldırı sonrasında yaptığı “patlama sonrasında oylarımız yükseliyor” sözleriyle hafızalarımızda yer eden dönemin Başbakanı, geçtiğimiz aylarda “7 Haziran-1 Kasım seçimleri arası dönemdeki defterler açılırsa birçok siyasetçi insan içine çıkamaz” açıklamasında bulundu. Bu sözler, katliamın siyasal boyutları konusundaki endişe ve iddialarımızın haklılığını göstermiştir. Buradan davanın görülmekte olduğu mahkeme heyetini bir kez daha göreve çağırıyoruz: Bu açıklama hem bir ihbar, hem de itiraf kabul edilmelidir. Başta dönemin başbakanı ve içişleri bakanı olmak üzere dönemin siyasilerini davaya dâhil edilmelidir.”ifadesini kullandı.

“OLAYLARIN ARKASINDA HANGİ SİYASETÇİLERVAR?”

Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerine vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırdıklarının altını çizen Demirel şöyle devam etti “Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların arkasında hangi siyasetçiler var? Suruç ve Ankara Garı’nda yaşanan katliamların siyasal sorumluları kim? Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz. Bildiğiniz gibi 10 Ekim Katliamı sonrasında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde alınan kararla, Ankara Garı önündeki alana, "Demokrasi Meydanı"  adı verildi. Bu alanın ortasına da üç ayrı yüzünde katliamda kaybettiğimiz arkadaşlarımızın fotoğraflarının ve Emek-Barış-Demokrasi ifadelerinin olduğu geçici bir pano yerleştirildi. Bugüne kadar anmalarımızı bu geçici sembolik anıt etrafında gerçekleştirdik. Ne var ki geçici olarak yerleştirilen bu sembolik anıt katliamın neden olduğu derin acının temsili için yeterli değildir. Üstelik kaybettiğimiz arkadaşlarının fotoğraflarının olduğu bu geçici pano zaman zaman faşist saldırılara maruz kalmaktadır. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yürüttüğümüz görüşmelerde, katliamın yaşandığı meydanda kalıcı bir mekânsal düzenleme yapılması konusunda fikir birliğine vardık. Bu doğrultuda hazırlanacak projenin belirlenmesi için TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği olarak “Emek, Barış ve Demokrasi Meydanı Anıt Meydan ve Anma Yeri Tasarımı Uluslararası Fikir ve Tasarım Projesi Yarışması” düzenliyoruz. Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Katliamın dördüncü yılında, bombaların patladığı bu acı dolu meydandan bir kez daha sesleniyoruz: Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız! Sorumlularını unutmayacağız, affetmeyeceğiz! Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz. yaşasın halkların kardeşliği.”

Basın açıklamasının ardından törene katılanlar 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önündeki katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının bulunduğu afişin üzerine karanfil bıraktı.

                                                                                                                              

 

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

Son dönemde yaşananların adı konulmamış bir dünya savaşına işaret ettiğini belirten Siyasal İletişim Uzmanı ve Siyaset Bilimci Ozan Erdem, bu süreçte en merkezi ülkenin Türkiye olduğunu ve kurulan yeni dünya düzeninin belirleyicisi olduğunu söyledi. Siyaset Bilimci- Eğitimci- Yazar Ozan Erdem ile 23 maddeden oluşan, liderlik özellikleri ile donanmış şahsiyetlerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırladığı; “Lider Bir Şahsiyetin İnşâsı” adlı, keyifle okuyabileceğiniz son kitabı hakkında röportaj gerçekleştirdik. “Biz, "Rant-yolsuzluk-sömürü” çarkını "ticaret-tarikat-siyaset” sosuna bulandırıp bize yutturmaya çalışanlardan medet ummayız”diyen TKP’nin Manisa Büyükşehir Adayı Çınar, bu ablukayı dağıtacak bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek, 31 Mart akşamından ve 1 Nisan sabahından itibaren de yine alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, okullarda örgütlenmeye, güçlenmeye devam edeceklerini söyledi. Menekşe Restaurant’ın Yeni Mahalle’de bulunan şubesini işleten Hüseyin Yıldırım ve ortağı Ömer Bediroğlu, et kebap ürünlerinin yanı sıra farklı olarak verdikleri lahmacun hizmetiyle kısa sürede tercih edilir oldular. ​​​​​​​Türkiye’nin önde gelen siyaset bilimcilerinden Murat Bahadır Akkoyunlu, Türkiye’nin dünyada küresel çeteler karşı verilen mücadelede başı çektiğini ve 2500 yıllık devlet aklıyla hareket ettiğini söyledi.   Bütün bu varsayımlar altında, toplam sanayide istihdam edilecek nitelikli iş gücü ihtiyacının artacağı, eğitim ve gelir düzeyi yüksek bir iş gücü yapısının oluşacağı öngörülmektedir. “Bu arka bahçe diye nitelendirdiğimiz federasyon siyaset üretecek, yeni siyasetçiler yetiştirecek-geliştirecek. Yetiştirdiği genç kardeşlerimizi topluma arz ederek siyasi kadrolarda ve bürokrasilerde yer almalarını sağlamak.
1 2 3 4 5 6 7 8
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim