Misafir
6,3726
5,6823
260,49
ÜYE GİRİŞİ

“Gezi yargılanamaz!”

Manisa Emek ve Demokrasi Platformu, dün İstanbul’da görülen Gezi Parkı davası ile ilgili yaptığı açıklamada “Bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığı olan Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabanızdan artık vazgeçin. O yüzden diyoruz ki Gezi yargılanamaz!”ifadesini kullandı.

Hülya Kılınç

Taksim'de Gezi Parkı'nın yıkılıp AVM yapılmak istenmesi ve bu nedenle ağaçların kesilmesiyle başlayan Gezi direnişinden 6 yıl sonra açılan Gezi Parkı davası dün İstanbul’da görüldü.

Manisa Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri Gezi Parkı davası ile ilgili Manolya Meydanı’nda toplanarak açıklama yaptı. Platform adına açıklamada bulunan Ufuk Doruk, Gezi’nin unutturulamayacağının altını çizerek şu ifadeleri kullandı “Karalama, itibarsızlaştırma, kriminalize etme AKP iktidarında muhalefeti ve toplumsal olayları etkisizleştirme, bastırma ve cezalandırmada temel yöntemler olarak kullanılagelmiştir. Bu yöntemler kimi zaman barış akademisyenlerine, kimi zaman KESK’li kamu emekçilerine, kimi zaman aydınlara, gazetecilere, kimi zaman muhalefet partilerine karşı çeşitli yol ve biçimlerde uygulanmıştır.

“GEZİ DAVASIYLA LİNÇ DEVAM ETTİRİLMEKTEDİR”

Gezi direnişi ve sonrasında bu kirli yöntemlerin hepsi devreye sokulmuş, AKP’nin kutuplaştırıcı, her şeyi metalaştıran, saldırgan neo liberal politikalarına toplumsal bir tepki olarak ortaya çıkan Gezi dış mihraklara bağlanmaya çalışılmış, o bilindik söylem seferber edilmiştir. Gezi direnişinin parçası olan herkes AKP iktidarının hedefi haline gelmiş; iktidar ve yandaş medya, direnişi destekleyen sanatçı, aydın, yazarlara dönük linç kampanyası yürütmüştür. Bugün duruşmalarına başlanan Gezi davası da bu kampanyanın bir parçasıdır ve linç devam ettirilmek istenmektedir.

“GEZİ BİR DEMOKRASİ ÇIĞLIĞIDIR”

Gezi, yaşam tarzına müdahaleye, inşaat adı altında dayatılan betonlaşmaya ve kentlerimizin ruhsuzlaştırılmasına, kültüründen, tarihinden koparılmasına, bitmek bilmeyen baskılara karşı bir dip hareketi, bir demokrasi çığlığıdır.

Bu ülke tarihinin en barışçıl, en yaratıcı, en katılımcı, en kapsayıcı, en kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın somut örneğidir. Daha öncesinde hiçbir platformda bir araya gelmemiş kesimlerin dahi demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük, ekolojik dengenin korunması talepleriyle günlerce dayanışmanın en saf halini yaşamalarının adıdır. Ölümcül, yıkıcı polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl haklı tepkinin dışa vurumudur. “Sağlıklı kentleşme ve yaşanılır kent” talebinin kısa sürede ülkemizin dört bir yanında yankılanmasıdır Gezi.

“MÜCADELEDİR GEZİ”

Sendikalı/sendikasız, güvenceli/güvencesiz, ücretli ya da işsiz, ülke, yaşam ve emek üzerinden hak talep eden inşaat işçisinden plaza çalışanına binlerce emekçinin 2013 Mayıs’ının son günlerinden başlayıp Haziran boyunca parklarına ve meydanlarına, emeklerine, kamusal alana sahip çıkmak için verdikleri mücadeledir Gezi. Emekten, yoksuldan, doğadan, ezilmişten, ötekileştirilenden, kadından, laikten, barıştan yana herkesin ortak haykırışı, ortak türküsüdür. Gezi; Ethem Sarısülük’tür, Medeni Yıldırım’dır, Ali İsmail Korkmaz’dır, Abdullah Cömert-Ahmet Atakan- Hasan Ferit-Mehmet Ayvalıtaş’tır. Gülüşü gaz fişeğiyle solan Berkin Elvan’dır Gezi.”

Silivri’de başlayan duruşmanın Gezi’nin de talepleri olan barış, demokrasi, özgürlük, eşitlik, doğa ve yaşam tarzına müdahale edilmemesi gibi taleplere karşı iktidarın bu talepleri kriminalize etme girişimi olduğunu kaydeden Doruk, “ Anayasal bir zeminde, meşru olarak gerçekleştiği daha önce verilen yargı kararlarıyla tescil edilen Gezi Direnişi, hukuka ve gerçeğe aykırı bir iddianameyle karalanmaya, temel hak talepleri suç unsuru gibi gösterilmeye, barışçıl direniş, tarihsel ve meşru gerçeklik çarpıtılmaya ve Gezi yeniden yargılanmaya çalışılmaktadır. Kendi yurttaşlarının taleplerinin gereklerini yerine getirmek yerine, tam tersine suç icat etme, ülkenin en demokratik eyleminden darbe ve suç örgütü çıkarma girişimleri bu ülkeye ve demokrasiye yapılacak en büyük kötülüktür. Gezi; güncel siyasal gelişmelere, iktidarda kalma hesaplarına sığdırılamaz, uluslararası ilişkilerde taviz koparma aracına dönüştürülemez. Asgari hukuki nitelikten uzak, hayali senaryolara dayanan suçlamalarla, insanları iddianame bile olmadan aylarca yıllarca tutuklu bırakmakla, akademisyenleri ve sivil toplum gönüllülerini gözaltında sorgulayıp tutuklamakla olmayan bir suç üretilemez, Gezi direnişi unutturulamaz. Gezi sürecine dair dava edilmesi, yargılanması gereken birileri varsa, amansızca ve kural tanımadan bu ölümlere ve yaralanmalara neden olanlardır. Bu emirleri verenler, koruyanlar, yargı sürecini sürüncemede bırakanlardır. 

Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; bu ülkenin geleceğine sahip çıkan demokrasi ve özgürlük çığlığı olan Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabanızdan artık vazgeçin. O yüzden diyoruz ki Gezi yargılanamaz, hiçbir şekilde suç kapsamına sokulamaz, hakkında şaibe yaratılamaz!Ezilen-sömürülen-horlanan-aşağılanan- ötekileştirilen herkesin özgürlük, eşitlik çığlığı olan Gezi’yi yargılamaya hiç kimsenin gücü yetmez. Bizler kamu emekçileri olarak eşitliğin, özgürlüğün, barışın, laikliğin, dayanışmanın imkânsız bir ütopya olmadığını gösteren Gezi direnişinin ışığında sömürüsüz, savaşsız, eşit, özgür bir gelecek için mücadeleyi sürdüreceğiz.”ifadesini kullandı. Grup, yapılan basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde alandan ayrıldı.

 

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

Son dönemde yaşananların adı konulmamış bir dünya savaşına işaret ettiğini belirten Siyasal İletişim Uzmanı ve Siyaset Bilimci Ozan Erdem, bu süreçte en merkezi ülkenin Türkiye olduğunu ve kurulan yeni dünya düzeninin belirleyicisi olduğunu söyledi. Siyaset Bilimci- Eğitimci- Yazar Ozan Erdem ile 23 maddeden oluşan, liderlik özellikleri ile donanmış şahsiyetlerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırladığı; “Lider Bir Şahsiyetin İnşâsı” adlı, keyifle okuyabileceğiniz son kitabı hakkında röportaj gerçekleştirdik. “Biz, "Rant-yolsuzluk-sömürü” çarkını "ticaret-tarikat-siyaset” sosuna bulandırıp bize yutturmaya çalışanlardan medet ummayız”diyen TKP’nin Manisa Büyükşehir Adayı Çınar, bu ablukayı dağıtacak bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek, 31 Mart akşamından ve 1 Nisan sabahından itibaren de yine alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, okullarda örgütlenmeye, güçlenmeye devam edeceklerini söyledi. Menekşe Restaurant’ın Yeni Mahalle’de bulunan şubesini işleten Hüseyin Yıldırım ve ortağı Ömer Bediroğlu, et kebap ürünlerinin yanı sıra farklı olarak verdikleri lahmacun hizmetiyle kısa sürede tercih edilir oldular. ​​​​​​​Türkiye’nin önde gelen siyaset bilimcilerinden Murat Bahadır Akkoyunlu, Türkiye’nin dünyada küresel çeteler karşı verilen mücadelede başı çektiğini ve 2500 yıllık devlet aklıyla hareket ettiğini söyledi.   Bütün bu varsayımlar altında, toplam sanayide istihdam edilecek nitelikli iş gücü ihtiyacının artacağı, eğitim ve gelir düzeyi yüksek bir iş gücü yapısının oluşacağı öngörülmektedir. “Bu arka bahçe diye nitelendirdiğimiz federasyon siyaset üretecek, yeni siyasetçiler yetiştirecek-geliştirecek. Yetiştirdiği genç kardeşlerimizi topluma arz ederek siyasi kadrolarda ve bürokrasilerde yer almalarını sağlamak.
1 2 3 4 5 6 7 8
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim