Misafir
6,8268
6,0844
251,47
ÜYE GİRİŞİ

“Soma katliamının hesabı er ya da geç sorulacak!”

KESK Manisa Şubeler Platformu, 5 yıl önce Soma’da maden faciasında hayatını kaybeden 301 madenci için gerçekleştirdikleri açıklamada “Soma katliamını unutmamak unutturmamak hepimizin görevidir. Soma’nın hesabını er ya da geç soracağız”denildi.

KESK Manisa Şubeler Platformu, 5 yıl önce Soma’da maden faciasında hayatını kaybeden 301 madenci için gerçekleştirdikleri açıklamada “Soma katliamını unutmamak unutturmamak hepimizin görevidir. Soma’nın hesabını er ya da geç soracağız”denildi.

Muzaffer Kirt

KESK Manisa Şubeler Platformu, 5 yıl önce Soma’da maden faciasında hayatını kaybeden 301 madenci için Manolya Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Manisa Demokrasi Platformu üyesi örgütler tam destek verdi.

Grup adına açıklamayı yapan KESK Dönem Sözcüsü Sema Özdiyar, 5 yıl önce, 2014 yılı Mayıs ayında Soma’da 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği maden faciasına dikkat çekerek, hala adaletin sağlanamadığı ve acıların hala aynı tazeliğini koruduğunu ifade etti.

“ADALET DE GÖÇÜK ALTINDA KALDI”

Özdiyar açıklamasında şu ifadeleri kullandı “Bilindiği gibi, madenin patronu Can Gürkan ölümünden sorumlu olduğu her işçi için yaklaşık 5 gün hapis yatmasının ardından geçtiğimiz ay tahliye oldu. Böylece 301 maden işçisi arkadaşımızın ardından adalet de göçük altında kaldı.İşçinin emeğinin olduğu kadar yaşamının da ucuz olduğu bu düzende, insanlık bir kez daha göçük altında kalmış oldu. Bu göçük ülkeyi yönetenlerin eseri olan hukuki bir göçüktür, politik bir göçüktür, ekonomik bir göçüktür, ahlaki bir göçüktür.

Ülkemizde hukukun çöküşü Soma davasıyla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Davayı Soma’dan kaçıran, katliamda sorumluluğu bulunanları yargılama konusu yapmayan, maden patronu ve yöneticilerini “olası kasıt” üzerinden değil; “bilinçli taksir” ile “cezalandırarak” adeta ödüllendiren yargı sistemi, bir işçi için 5 gün hapis yatmayı yeterli görmüş; ülkemizde “hukuk”un geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir. Başından beri madenlerde gerekli denetimi yapmayanlar, Soma’daki öldüren çalışma düzenine izin verenler, güvencesiz ve taşeron çalıştırma biçimlerini egemen hale getirenler, sendikalaşmanın önüne engeller koyanlar hiçbir biçimde hesap vermemiştir. Aksine bu boyuttaki katliamların “fıtrat” olduğunu ifade ederek, katliamın politik savunusuna devletin tepesinin imzasını atmışlardır. Bu düzen, daha fazla kar için daha fazla kan dökülmesini meşru gören bir düzendir.”

“DİBİ GÖRÜNMEYEN BİR AHLAKİ GÖÇÜK!”

Soma katliamının ardından “Artık hiçbir şey eksisi gibi olmayacak” diyenlerin, hiçbir şeyi değiştirmediği ve her şeyin eskisi gibi devam ettiğini kaydeden Özdiyar, Soma katliamından bugüne en az 28 Soma katliamı kadar daha işçinin yaşamını yitirmesinin kaza değil  ülkeyi yönetenlerin kasıtlı bir tercihi olduğunu söyledi.  İşçi Sağlığı İş Güvenliği yasasının, İş Sağlığı ve Güvenliği olarak değiştirilmesine dikkat çeken Özdiyar “İktidar için işin ve patronların güvenliğinin işçinin yaşamından daha öncelikli olduğunu göstermektedir. Sadece kavramlardaki değişimde bile kendi gösteren bu zihniyetinin sonucu olarak, Türkiye iş cinayetlerinin en fazla olduğu ülkelerden biri olmuştur.

Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik göçükten çıkış için insanı, emeği, doğayı ve yaşamı değil; kanı, gözyaşını, betonu ve yıkımı güvence altına alan bir yol tercih edilmektedir. Bu korkunç tercih, 301 işçinin ölümüne sebep olan maden patronuna yeniden maden işletme hakkı vererek bir kez daha ilan edilmiştir.  Demokrasi isteyenlerin, basın özgürlüğüne sahip çıkanların, yaşamı savunanların, barış talep edenlerin, iktidarı eleştirenlerin hapishanelere doldurulduğu bir ülkede, 301 kişiyi göz göre göre ölüme yollayanların serbest olması, dibi görünmeyen derinlikte bir ahlaki göçüktür. Gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini bilerek ve isteyerek almamak hata değil, kasıttır. Yıllık üretim planının neredeyse üç katı üretim yapmak için işçileri zorlamak hata değil, kasıttır. Madenlerdeki taşeron, rodövans, dayıbaşılık gibi güvencesiz çalıştırma uygulamalarını yaygınlaştırmak, madenleri özelleştirmek, kamu denetiminden çıkarmak hata değil, kasıttır.  301 işçi kardeşimiz göz göre göre gelen bir katliam sonucu hayatını kaybetmiştir. Karşımızda insan hayatına karşı büyük bir tehdit haline gelmiş; hukuki, politik, ekonomik ve ahlaki olarak göçmüş bir düzen vardır.

Soma katliamını unutmamak unutturmamak hepimizin görevidir. Soma’nın hesabını er ya da geç soracağız. Bu ülkede çalışırken ölmeyeceğimiz, insanca çalışacağımız, insanca yaşayacağımız güzel günleri elbet göreceğiz.” İfadesini kullandı.

 

 

                                                                                 

 

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

Son dönemde yaşananların adı konulmamış bir dünya savaşına işaret ettiğini belirten Siyasal İletişim Uzmanı ve Siyaset Bilimci Ozan Erdem, bu süreçte en merkezi ülkenin Türkiye olduğunu ve kurulan yeni dünya düzeninin belirleyicisi olduğunu söyledi. Siyaset Bilimci- Eğitimci- Yazar Ozan Erdem ile 23 maddeden oluşan, liderlik özellikleri ile donanmış şahsiyetlerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırladığı; “Lider Bir Şahsiyetin İnşâsı” adlı, keyifle okuyabileceğiniz son kitabı hakkında röportaj gerçekleştirdik. “Biz, "Rant-yolsuzluk-sömürü” çarkını "ticaret-tarikat-siyaset” sosuna bulandırıp bize yutturmaya çalışanlardan medet ummayız”diyen TKP’nin Manisa Büyükşehir Adayı Çınar, bu ablukayı dağıtacak bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek, 31 Mart akşamından ve 1 Nisan sabahından itibaren de yine alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, okullarda örgütlenmeye, güçlenmeye devam edeceklerini söyledi. Menekşe Restaurant’ın Yeni Mahalle’de bulunan şubesini işleten Hüseyin Yıldırım ve ortağı Ömer Bediroğlu, et kebap ürünlerinin yanı sıra farklı olarak verdikleri lahmacun hizmetiyle kısa sürede tercih edilir oldular. ​​​​​​​Türkiye’nin önde gelen siyaset bilimcilerinden Murat Bahadır Akkoyunlu, Türkiye’nin dünyada küresel çeteler karşı verilen mücadelede başı çektiğini ve 2500 yıllık devlet aklıyla hareket ettiğini söyledi.   Bütün bu varsayımlar altında, toplam sanayide istihdam edilecek nitelikli iş gücü ihtiyacının artacağı, eğitim ve gelir düzeyi yüksek bir iş gücü yapısının oluşacağı öngörülmektedir. “Bu arka bahçe diye nitelendirdiğimiz federasyon siyaset üretecek, yeni siyasetçiler yetiştirecek-geliştirecek. Yetiştirdiği genç kardeşlerimizi topluma arz ederek siyasi kadrolarda ve bürokrasilerde yer almalarını sağlamak.
1 2 3 4 5 6 7 8
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim