Misafir
6,3804
5,6859
256,51
ÜYE GİRİŞİ

Ruh Sağlığı’nda vahim iddialar!

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde servislerin kapatılması, yatak sayısının azaltılması hatta hastanenin işlevsizleşmesine neden olduğu iddia edilen yöneticilerin, çalışanlara mobbing uyguladıkları gibi şaibeli ihalelerle birlikte harcanan paranın hesabını da veremediklerini iddia eden hastane personeli, durumu protesto ederek yetkililere bu yıkım sürecini durdurma çağrısı yaptı.

Muzaffer Kirt

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde yaşanan olumsuzluklar ve hastanenin gün geçtikçe daralması ve hatta kapanma yoluna doğru gittiği gerekçesiyle ortak basın açıklaması yapıldı. Hastane önündeki açıklamaya TTB Manisa Tabip Odası, Türkiye Psikiyatri Derneği Manisa Şubesi, Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Manisa Şubesi, Türk Sağlık Sen Manisa Şubesi, SES Manisa Şubesi, Genel Sağlık İş Sendikası Manisa Şubesi, Türk Sağlık İş Manisa Şubesi ve hastanede çalışan sağlık personeli destek verdi.

“RUH SAĞLIĞI ALANINDA REFERANSTIR”

Topluluk adına açıklamada bulunan Türk Tabipler Birliği Manisa Şube Başkanı Dr. Şahut Duran, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin Cumhuriyet tarihinin ilk hastanelerinden biri olduğu gibi 1926 yılından beri ülkemizin ruh sağlığı alanında hizmet veren en önemli kurumlar arasında olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti “ Bu hastane 11 il ve 15 milyon nüfusa hitap eden ve bu bölgenin ruh sağlığı alanında referans kabul edilen hastanedir.  Hastanede yıllık ortalama 150 bin hastaya ayaktan poliklinik hizmeti, 10 binin üstündeki hastaya yatarak tedavi hizmeti verilmektedir. Bunun dışında bölgenin tek adli psikiyatri bölümü bu hastane bünyesindedir. Yine bölgenin en önemli AMATEM ve Çocuk ve Ergen Psikiyatri Servisine sahip bir hastanedir. Bu kadar zorlu ve çok işlevi olan hastanenin çalışanları da yıllar içinde her zaman büyük bir özveri ve sorumluluk ile görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar.  2011 yılında Sağlık Bakanlığı’nı Ulusal Ruh sağlığı Eylem Planı doğrultusunda: bu hastanelerin hizmet verdiği illerdeki diğer hastanelerin psikiyatrik yatak ve poliklinik hizmetlerinin artırılarak ruh sağlığı hastanelerinin küçültülmesi planlanmıştı. Ancak hastanenin bağlı bulunduğu 11 ilin yükü henüz azalmış olmamasına ve bölgeden çok yoğun talep olmasına rağmen özellikle son dönemde değişik gerekçeler öne sürülerek servisler kapatılmakta, yatak sayıları azaltılmakta ve hastanenin adeta işlevsizleştirilmesine varan idari kararlar ile karşı karşıyayız. Israrla bağlı bulunan illerin buraya olan taleplerinin azalmadığını ifade etmemize rağmen bu uyarılar göz ardı edilerek yatak sayısı azaltma ve servis kapatma uygulamaları hayata geçirilmiş ve geçirilmeye devam edeceği anlaşılmaktadır” dedi. 

“1 YILDA 200 YATAK DEVRE DIŞI BIRAKILDI!”

Son bir yıl içerisinde hastanede 200’e yakın yatağın devre dışı bırakıldığını kaydeden Duran, “Bu hastanenin hizmet verdiği sosyal kesim daha çok alt sosyo ekonomik çevreden gelmektedir. Bu hastaların gidebileceği başka ruh sağlığı hizmeti verecek merkez olmadığı için ileride büyük sıkıntıları yaşanması olasıdır. Manisa da son yıllarda 2 tane büyük hastane yapılmasına rağmen ruh sağlığı hastaları için maalesef daha iyi hizmet sunulabilecek yeni hastane yapılması öncelenmemiş sürüncemeye bırakılmıştır. Her türlü olumsuz fiziksel koşullara rağmen biz sağlık çalışanları büyük özverilerle, Fiziksel yükü yanında duygu yükü de oldukça ağır olan bu hasta popülasyonuna iyi hizmet vermeye çalışmaktayız. Fiziksel koşulların düzeltilmesi hastaların konforu olduğu kadar biz çalışanlar içinde çok önemlidir; Şehir hastanelerinden önce ruh sağlığı hastanelerinin modifiye ve modernize edilmesinden sosyal devlet sorumludur. Yeni bir ruh sağlığı hastanesi yapılmadan bu hastanenin kapatılması ya da küçültülmesi ruh sağlığı hastaları ve yakınları için büyük mağduriyetler yaratıyor ve yaratacaktır.  Süreç bu boyutu ile böyle ilerlerken diğer taraftan hastane çalışanları da bu durumun baskısını giderek artan oranlarda hissetmektedir. Sağlıkta dönüşüm süreci içinde bu hastane de dönüşümün yıkımını yaşayama başlamıştır. Hastanelerin süreç içinde oluşturulmaya çalışılan idari, bakım ve mali hizmetlerin ayrı ayrı yapılanması içinde çatışmalar, masum yöneticilerin cezaevinde suçsuz yere iftira ile bir buçuk yılı geçirmelerine neden olmuştur. Sağlık ve sağlık yönetiminden bihaber yöneticilerin hastanede keyfi yönetimlerine emanet edilmiştir. Kendi politikalarını uygulamalarının önünde engel gördükleri herkesi ya görevden almış ya da tayin istemeye zorlamıştırlar”diye konuştu.

MOBBİNG İDDİALARI

Duran, 2016 yılından bu yana hastanede çalışma barışının bozulduğu ve çalışanlara mobbinge varan uygulamalarda bulunulduğunu kaydederek “Son dönemde başta doktorlar, psikologlar, hemşireler olmak üzere tüm çalışanlar mobinge varan muamelelere maruz kalmaya başlamışlardır. Son bir yılda hastaneden 10 hekim planları dışında istifa ederek tayin isteyerek ya da emekliye zorlanarak ayrılmak zorunda bırakılmışlardır. Yıllarca hastanede çalışan ebe hemşireler istemleri dışında zorunlu olarak şehir hastanesine gönderilmişlerdir. Hastane içinde adaletsiz uygulamalar ve kişisel sebepler nedeniyle birçok, psikolog, sağlık memuru, hemşire, personel ceza niyetine sürekli değişik servislerde ve bölümlerde çalışmaya zorlanmıştır. Seferberlik emri gibi zamansız ortaya çıkan şehir hastanesi görevlendirmeleri ile hekimlerin ve hastaların mağduriyeti çalışanlara fatura edilmektedir. Sonuç olarak bu hastane iyi yönetilememektedir. Bu hastane sadece idari açıdan değil mali açıdan da yönetilememektedir.  5 yıl öncesinde en iyi kar eden hastanelerden biri olan bu hastane şu anda çalışanlarına döner sermaye ödememeye başlamıştır. Hastane içinde yapılan ihaleler şaibeli olup harcanan paranın hesabı verilmemektedir.  Çalışanlar huzurlu değildir. Yönetim kademesi bu hastanenin gerçekleri ile bağdaşmayan kararlar almakta fütursuzca hareket etmiş, iyileştirme adına alınan kararlarda bilimsellikten, deneyimden ve hastanenin 100 yıllık geleneğinden yararlanılmamıştır. Hastanede yönetimle çalışanlar arasında bağ kopmuştur. Yani Bu hastaneye bir el girmiş ve her şeyi altüst etmiş, yeniden yapmaya çalışmış ancak bunda başarılı olamadığı gibi hastanenin genetiği de bozulmaya başlamış ve bu süreç devam etmektedir. 

YETKİLİLERE ÇAĞRI!

Biz sağlık çalışanları daha fazla bu duruma sessiz kalamayacağımız için ildeki tüm idari yöneticilerle bu konulardaki endişelerimizi paylaşmamıza rağmen değişen bir şey olmadığını görmekteyiz. Tüm iyi niyetli çabalarımızın ve itirazlarımızın karşılık bulmaması sonrası konuyu kamuoyu ile paylaşmayı sorumluluğumuz gereği olduğunu düşünüyoruz.  Severek, özveriyle bir ekip ruhu ile mesleğimizi icra ettiğimiz bu hastanede hizmet alan hastalarımız adına, mesleğimiz adına, meslektaşlarımızın ve bütün sağlık çalışanlarının mesleki saygınlıklarını korumak adına, huzurlu bir ortamda çalışmak adına, hastanemize sahip çıkıyor, yetkilileri sesimize kulak vermeye ve bu yıkım sürecini durduracak adımlar atmaya ve kamuoyunu hastanemize sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

 

 

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

Son dönemde yaşananların adı konulmamış bir dünya savaşına işaret ettiğini belirten Siyasal İletişim Uzmanı ve Siyaset Bilimci Ozan Erdem, bu süreçte en merkezi ülkenin Türkiye olduğunu ve kurulan yeni dünya düzeninin belirleyicisi olduğunu söyledi. Siyaset Bilimci- Eğitimci- Yazar Ozan Erdem ile 23 maddeden oluşan, liderlik özellikleri ile donanmış şahsiyetlerin yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırladığı; “Lider Bir Şahsiyetin İnşâsı” adlı, keyifle okuyabileceğiniz son kitabı hakkında röportaj gerçekleştirdik. “Biz, "Rant-yolsuzluk-sömürü” çarkını "ticaret-tarikat-siyaset” sosuna bulandırıp bize yutturmaya çalışanlardan medet ummayız”diyen TKP’nin Manisa Büyükşehir Adayı Çınar, bu ablukayı dağıtacak bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek, 31 Mart akşamından ve 1 Nisan sabahından itibaren de yine alanlarda, meydanlarda, fabrikalarda, okullarda örgütlenmeye, güçlenmeye devam edeceklerini söyledi. Menekşe Restaurant’ın Yeni Mahalle’de bulunan şubesini işleten Hüseyin Yıldırım ve ortağı Ömer Bediroğlu, et kebap ürünlerinin yanı sıra farklı olarak verdikleri lahmacun hizmetiyle kısa sürede tercih edilir oldular. ​​​​​​​Türkiye’nin önde gelen siyaset bilimcilerinden Murat Bahadır Akkoyunlu, Türkiye’nin dünyada küresel çeteler karşı verilen mücadelede başı çektiğini ve 2500 yıllık devlet aklıyla hareket ettiğini söyledi.   Bütün bu varsayımlar altında, toplam sanayide istihdam edilecek nitelikli iş gücü ihtiyacının artacağı, eğitim ve gelir düzeyi yüksek bir iş gücü yapısının oluşacağı öngörülmektedir. “Bu arka bahçe diye nitelendirdiğimiz federasyon siyaset üretecek, yeni siyasetçiler yetiştirecek-geliştirecek. Yetiştirdiği genç kardeşlerimizi topluma arz ederek siyasi kadrolarda ve bürokrasilerde yer almalarını sağlamak.
1 2 3 4 5 6 7 8
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim