Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

Üzümde ya markalaşma ya kriz

Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Müjgan Şenay, Manisa’nın en önemli tarım ürünü üzümün markalaşmaması yönünde adım atılmaması durumunda, her zaman ihracatçı ülkelerin tekelinde kalmaya devam edeceğini söyledi.

ÖZEL

 

Üzümde ya markalaşma ya kriz

Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Müjgan Şenay, Manisa’nın en önemli tarım ürünü üzümün markalaşmaması yönünde adım atılmaması durumunda, her zaman ihracatçı ülkelerin tekelinde kalmaya devam edeceğini söyledi.

MUZAFFER KİRT

Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Müjgan Şenay, son günlerde tarım ürünlerinde yaşanan sorunlarla ilgili gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Patates ve soğan ürününde yaşanan fiyat artışı üzerinden hükümetin tarım politikalarını eleştiren Şenay, çiftçilerin örgütsüz olması ve ürünlerde markalaşamamamızdan dolayı sorun yaşandığını söyledi.

Türkiye tarımında yaşanan en büyük sıkıntının çiftçilerin örgütsüz olmasından kaynaklandığını belirten Şenay, ülkemizdeki kooperatif, birlik gibi kuruluşların kastettiği çiftçi örgütlenmesinin çok gerisinde olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi “Avrupa’da bunu çok iyi başaran modeller var. Türkiye üstünde pilot bölgeler oluşturularak denenmesini beklediğimiz çiftçi örgütlerini kastediyorum. Ve bunların üzerinden üretim planlaması yapılmasını kastediyorum. Birlik kooperatif olarak geçiyor ama bizim bahsettiğimiz farklı. Ülkemizde kirletilmiş durumda. Tamamen profesyonel yöneticiler ve profesyonel ekiplerle, mühendislerle yola çıkmış büyük örgütlerden bahsediyorum. Ziraat mühendisleri üretim aşamasında çok zorlanıyoruz. Olayın içine dahil edilemiyoruz. Üretim çarkının içinde olabilmemiz için bu tip örgütlenme çalışmalarının olması gerek. Bunlar bir yıl önce  siparişlerini toparlar, bir satın alma ekipleri vardır, bu konuda çalışan kendi profesyonel yöneticilerin  içinde mühendisleri vardır. Bunların bir kısmı satın alma yapar bir grubu satış işi yapar, bir grubu ekilen ürünün, bitki beslenmesini yapar,  sağlıklı ve kontrollü şekilde çıkışını sağlar. Doğru kurulmasıyla ilgili bağların meyvelerin fidanların ekimiyle ilgili öncülük yapar ve bu konuda tek tip ekipman   kullanılmasını, doğru ilaçlama yapılmasını sağlar ve bu sayede alınan  siparişlerle yola çıkar. Bizde bugün bir bakıyorsunuz çiftçimiz karpuz para ediyor galiba deyip karpuz ekiyor, diğer yıl başka ürün para ediyor onu ekiyor. Mevsimsel geçişlerin büyük etkisi var. Bu geçişlerde  çiftçiler hastalık ve zararlıların kontrolünde gidecekleri çok fazla bir mühendis yok. Çiftçinin danışmanları olur, bu işi onlar götürür.”

 

‘AMAÇ ŞİRKETLEŞMEK OLMAMALI’

Patates ve soğanda yaşanan krizin örgütsüzlükten meydana geldiğini kaydeden Şenay, ürünlerde yaşanan hastalığın önünün alınamamasından dolayı kayıp yaşandığını söyledi. Şenay “Burada çalışan sorumlu mühendisler olmuş olsaydı bu işi kontrol altına alarak sorunu çözmüş olacaklardı. Ama bizim ülkemizde bunu yapacak bir sistem yok. En büyük sıkıntımız buradan kaynaklanıyor. Özel modeller göz önünde tutulmalı. Tamamen örnek modelleri  ülkemize uygulamanın zamanı geldi. Amaç şirketleşmek olmamalı. Amaç bizim küçük arazilerimiz  olduğu için bunları büyük arazilere çevirmek, hem maliyeti  azaltmak. Bu da ancak birleşerek olur. Biran önce bununla ilgili çalışmalar yapılmalı. Çiftçinin örgütlenmesi için çalışmalar yapılmalı, ikincisi mühendislerin arazide çalışması için imkanlar verilmeli. Mühendis araziye çıkmalı  hastalık olduğunda yanında olmalı. Ama böyle bir altyapı yok ülkemizde. Onun için öncelikle işlerin başında olacak kişiler başlarında olmalı”görüşünde bulundu.

‘ONLAR İSTERSE ALACAKLAR, İSTERSE ALMAYACAKLAR!’

Tarım ürünlerinde yaşanan krizlerle ilgili konuşmasında Manisa’ya dikkat çeken Şenay, kentin en önemli tarım ürünü üzümün de her zaman risk taşıdığını ileri sürdü. Ülkemizde tarımsal ürünlerdeki en büyük sıkıntılardan birinin markalaşamamak olduğuna vurgu yapan Şenay “Yani biz markalaşamadığımız sürece ürünlerimizi koruyamayacağız. Bir üzümü alıp kendi ülkemizde sanayinin içine sokup farklı alanlarda değerlendiremediğimiz, işleyip tüketemediğimiz sürece bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Biz ürünlerinizi verip, onların işleyip dünyaya satmasındansa artık bizim tarım sektöründe bu ürünlerimizi katma değere çevirecek yeni arayışlara yeni yatırımlara ihtiyacımız var. Bunların önünün açılması gerekiyor. Bizler çalışıp üretemediğimiz sürece birilerine bağımlı olmaya devam edeceğiz. En azından onların tekeline kalacağız. Onlar isterse alacaklar, isterse almayacaklar.  Yer yer üzümde bunu yaşadık. Biz bunu değerlendireceğimiz konuma da  geçemiyoruz. Mesela yaş üzüm o yıl alıp alkole çevirip sağlık sektöründe kullanabiliriz, veya farklı bir yerde farklı bir portföyde kullanamadığımız sürece  biz bunu yaşamaya mahkumuz.”dedi.

Türkiye’nin en büyük üzüm üreticisi olan Manisa’nın hep risk taşıdığını kaydeden Şenay şöyle devam etti “Öncelikle markalaşmalıyız. Dünya bizden bunu istemeli bizim ürünümüzü başka birilerinin markasıyla  satılması veya sanayide kullanılması değil, bizim markamızla istemeli, ikincisi vazgeçilmez olmalı piyasayı bu şekilde oluşturmalı, ikincisi de biz bu ürünü satamadığımız zaman talep arz olup, arz farklılaştığı dönemde bunu saklayabilecek, değerlendirebilecek, çiftçiyi koruyabilecek pozisyon oluşturmak zorundayız. Üzümde de geçici çözümler ürünlerde markalaşmak  zorundayız. Birilerinin tekeline bırakmadan, dünyaya markamızla güç gösterisinde bulunmalıyız zeytinyağı, üzüm, pamukta. Marka olmalıyız ki  hem bölgemizin tarımını koruyalım, hem bölgemizin çiftçisini. Çiftçiler maliyetler karşısında karnını doyuramadığı için üretimden kaçıyor. Birlik olamadıkları için, ek maliyetler çiftçinin sırtına bindikçe, bir de para etmeyince tarımdan vazgeçiyor. Sonra da bir yıl fazla olan ürün, talep görmüyor, sonra yok yılı oluyor herkes kıvranıyor, şimdi yaşadığımız gibi dışarıdan almaya çalışıyoruz. Bugün patateste yaşadığımız risk üzümde yaşanabilir. Canları istediği zaman kalıntı var deyip 3 ay içinde sizin ürününüzü çok rahat lekeleyebilirler. O zaman hiçbir şey yapamazsınız. Yıllardır kabul ettikleri ilaçların kalıntı değerlerini  hemen aşağı çekip biz bu oranda istemiştik deyip hem ihracatçımızı  hem üreticilerimizi zor durumda bırakma şansları çok yüksek. Sürekli endişe yaşanıyor.  Oysa tarımda bizim ne üreteceğimizi bilmemiz, üreteceğimiz ürünün  getirisini bilmemiz ona göre önümüzü görmemiz gerekiyor. Onun için hiçbir çiftçi kendine yatırım yapamaz geleceğine yönelik yatırım yapamaz durumda. Bunun biran önce aşılması gerekiyor.”  

 

 

    Yorum Yazın :Misafir

    Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

    1 2 3 R 5 6 7 8 9
    21°
    Yarın:22°
    Açık
    Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
    Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
    Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
    Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim