Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

Ekonomide cehennem senaryoları!

Ülke ekonomisinde yaşanan ve giderek etkisini arttıran ekonomik sorunlarla ilgili gazetemize görüşlerini açıklayan iktisatçı Prof. Dr. Süreyya Sakınç, seçim sonrasında sonuç ne olursa olsun, sıkı para politikası ve kamu harcamalarında mali disiplin uygulanmasını beklediğini belirterek işsizlik ve şirket iflasları gibi cehennem senaryolarının yazılabileceğini söyledi.

Ekonomide cehennem senaryoları!

Ülke ekonomisinde yaşanan ve giderek etkisini arttıran ekonomik sorunlarla ilgili gazetemize görüşlerini açıklayan iktisatçı Prof. Dr. Süreyya Sakınç, seçim sonrasında sonuç ne olursa olsun, sıkı para politikası ve kamu harcamalarında mali disiplin uygulanmasını beklediğini belirterek işsizlik ve şirket iflasları gibi cehennem senaryolarının yazılabileceğini söyledi.

HÜLYA KILINÇ

Ekonomik ve siyasal gelişmelerin iç içe girdiği ve birbirini doğrudan etkilediği bu günlerde yaşanan kaos ortamı, iş dünyası ve vatandaşları tedirgin ederken, ekonomistler de olası bir ekonomik krizin en çok kimleri etkileyeceği, krizin faturasının kimlere kesileceği yönünde görüş bildirmeye devam ediyor.

‘2017’DE YAKALANAN BÜYÜMENİN SANCILARI’

Son dönemde yaşanan alarm niteliğindeki ekonomik verileri gazetemizle paylaşan İktisatçı Prof. Dr. Süreyya Sakınç da, Türkiye ekonomisinin, 2017 de yakaladığı yüzde 7.4 lük büyümenin sancısını çektiğini belirterek, nedenini ise şöyle açıkladı “ Konu, dövizde son aylarda ralli yapan hızlı tırmanışın nedenleri olduğuna göre, ekonomik istikrarın iki temel göstergesine bakmak gerekiyor. Bunlardan biri “enflasyon oranı”, diğeri ise “güçlü yerli para birimi”dir. Enflasyon oranı, geçen yılın Aralık ayındaki yüksek artışıyla, 2017 yılında yüzde 10,85’e yükselmiştir. Merkez Bankası, uyguladığı enflasyon hedeflemesine dayalı para politikasında başarısız olmuştur. Enflasyonla mücadelede Merkez bankası sıkı bir para politikası izleyemediği ve faiz oranlarını enflasyonist eğilime uygun olarak yükseltmediği için döviz üzerindeki kur baskısı artmış ve Türk lirası aşırı değer kaybına uğramıştır.”  

MB FAİZ ARTIŞI: ‘HAPLA TEDAVİ’ YÖNTEMİ!

Merkez Bankasının faiz artışını ”hapla tedavi” yöntemine benzeten Sakınç,  erken seçim sonrası senaryoların yarattığı güvensizlik ve endişe ile döviz borçlusu firmaların ve mevduat sahiplerinin dövize olan taleplerinin arttığını ifade etti. Cari açığı ve paranın devir hızını düşürmeden, kurlarda bir düşmenin beklenmemesi gerektiği görüşünün altını çizen Sakınç, belirsizlik ve parasal istikrarsızlık ortamında, öz kaynak yetersizliği içindeki firmaların uygun finansal çözümler için gerekli önlemleri almalarının beklendiğini dile getirdi.

ÜCRET ARTIŞLARINDA GERİLEME, İŞSİZLİK, ŞİRKET İFLASLARI

Seçim sonrasında sonuç ne olursa olsun, sıkı para politikası ve kamu harcamalarında mali disiplin uygulanacağını beklediğini vurgulayan Sakınç, sıkı para politikalarının klasik olası sonuçları olarak da, ücret artışlarının gerilemesi, işsizliğin artması, şirket iflasları ve işten çıkarmalar gibi cehennem senaryolarının yazılabileceğini dile getirdi.  

‘TOPARLANMA KISA SÜREDE GERÇEKLEŞEBİLİR’

Prof. Dr. Sakınç, bununla birlikte yaşanabilecekleri ise şöyle sıraladı “Dışa açık bir ekonominin varlığı, dalgalı döviz kuru politikası, serbest kambiyo rejimi uygulaması gibi olumlu sistemsel esasların sürdürülmesi, döviz kuru üzerindeki baskıyı biraz gevşetici etki yaratırsa, toparlanma daha kısa sürede gerçekleşebilir.”

    Yorum Yazın :Misafir

    Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

    1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
    21°
    Yarın:22°
    Açık
    Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
    Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
    Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
    Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim