Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

Hekimler (u)mutsuz!

Hekimler (u)mutsuz!

Türk Tabipleri Birliği Manisa Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Hasan Semih Bilgin, Sağlık Bakanlığı’nın halka ‘Aile Hekimliği’ sistemini anlatmayarak, doktorlara ise gerekli koşulları sağlamayarak, ‘sağlıkta sürate’ sebebiyet verdiğini söyledi.

SARE KURTULAN

Türk Tabipleri Birliği Manisa Tabip Odası Başkanı, Psikiyatri Uzmanı Dr. Hasan Semih Bilgin, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından, halkın ‘Aile Hekimliği’ konusunda yeterince bilgilendirilmediğini, doktorların ise maddi ve manevi yükle doldurulduğunu öne sürdü. Bilgin, ‘Hekimlerin; kısa sürede çok sayıda hastayla ilgilemesi, kısa sürede yetiştirilmesi ve döner sermayeye bağlı olarak çok sayıda tedaviyi kısa sürede yapması ve Sağlık Bakanlığı’nın halkı aile hekimliği konusunda bilinçlendirmemesiyle aile hekimlerine başvurulmadan önce tedavi arayışına geçilmesi, bizleri felakete sürüklemektedir’ dedi. 2003’ten 2017’ye kadar Türkiye’deki hekim sayısının 1 buçuk kat, ameliyat sayısının ise 3 kat arttığına dikkat çeken Bilgin, ‘Türkiye’de çoğu doktor seri şekilde ameliyat yapar hale geldi. Hekimlerimiz ezber bozmaya, sınırları zorlamaya başladılar. Çünkü böyle yapmazlarsa, 10 yıl önceki maddi gelirlerine bile ulaşamayacak haldeler’ dedi.

‘BU SÜRAT YAVAŞLATILMALI’

Art arda çok sayıda ameliyat yapan doktorların birtakım hatalara da sebebiyet verebileceğini ifade eden Bilgin, ‘Sağlıkta yaşanılan süratin felaketler oluşturmaması için, toplum olarak yöneticiler olarak ve hekimler olarak bu sürati yavaşlatmalıyız’ diye konuştu. Türkiye’deki sağlık işgücünün ve alt yapısının, toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olduğunu ifade eden Bilgin, yeni hastanelerin açıldığını, mevcut hastanelerin yenilendiğini fakat sağlık sisteminin akılcı kullanılması konusunda halkın bilinçlendirilmediğini öne sürdü. Türkiye’deki sağlık sisteminin yanlış şekilde planlanmış olduğunu ve ‘liyakatsiz’ kişiler tarafından uygulandığını ileri süren Bilgin, ‘Sağlıkta liyakat hala sıfır. Sağlık, oyuncak değildir ve liyakatli kişiler sağlık sistemini yönlendirmediği sürece, sağlıkta sorunlar yaşamaya devam edilecektir’ dedi. ‘Türk Tabipleri Birliği, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür. Biz, sağlık sisteminde olan her şeye müdahiliz ama maalesef hükümetler şimdiye kadar Türk tabipleriyle işbirliği yapmamıştır, deneyimli hekimlerin görüşlerini almamıştır’ diyen Bilgin, sağlık sistemi sorunlarının çözüme kavuşabilmesi için, sağlık sektörünün ‘aktörlerinin’ bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.

HALK AİLE HEKİMLERİNİ ‘İLAÇ YAZAN DOKTOR’ SANIYOR

Türk Tabipleri Birliği Manisa Tabip Odası Başkanı Uzman Doktor Hasan Semih Bilgin, Türkiye’de 10 yıldır devam eden aile hekimliği sisteminin daha verimli hale getirilmesi gerektiğini savundu. Bilgin, hastaların, direkt olarak kamu hastanelerine ya da özel hastanelere gitmeleri yerine, aile hekimlerine gitmeleri konusunda bilinçlendirilmeleri gerektiğine dikkat çekti. ‘Hastalar ilk olarak aile hekimlerine danışmadıklarında, diğer hastanelerde aşırı yığılma oluşuyor. Bu yığılma da, doktorların kısa sürelerle ve hızlı şekilde hastaları tedavi etmesine sebebiyet veriyor’ diye konuşan Bilgin, ‘Bu sürat ise, gerek yanlış tedaviyi, gerek iletişim eksikliğini, gerek de doktorların performansını olumsuz etkiliyor’ dedi. Uzm. Dr. Bilgin, ‘Aile hekimleri, hastaların karşılaştığı sağlık sorunlarının yüzde 85’ini doğru şekilde yönlendirerek, çözüme kavuşturabilecek kapasitedeler. Fakat hastalar, bu konuda bilinçlendirilmediklerinden, herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaştıklarında ilk olarak aile hekimlerine değil, kamu ya da özel hastanelere yöneliyorlar’ diye konuştu. Bilgin, halkın aile hekimlerini ‘İlaç yazan doktor’ olarak gördüklerini vurguladı. ‘Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerine talebin az olduğundan bahsediyor, ama aile hekimlerinin sadece ‘ilaç yazan doktor’ olarak görülmemesi gerektiğini söylemiyor’ diyen Bilgin, sağlık sisteminin, hastaların yönlendirilmesi gereken sağlık kuruluşları konusunda bir ayıklama yapamadığını savundu. Halkın, karşılaştıkları sağlık sorunları konusunda görüş alması gereken ilk basamağın aile hekimleri olduğunun altını çizen Bilgin, ‘İlk olarak aile hekimlerine danışmak sistemin yükünü hafifletir ve hem hastanın, hem de hekimin işini kolaylaştırarak, gereksiz ve yanlış ilaç kullanımını da önler’ şeklinde konuştu. ‘Sağlık sorunlarının yüzde 15’i acil müdahale edilmesi gereken sorunlardır. Bu yüzde 15’lik kısım elbette ilk olarak devlet hastanelerine, üniversitelere, özel hastanelere gitmelidir’ diyen Bilgin, ‘Birinci basamak aile hekimliğidir. İkinci ve üçüncü basamaklar ise diğer hastanelerdir. Sağlık sorunu yaşayan kişilerin yüzde 85’i, ilk olarak ikinci ve üçüncü basamaklara yönelerek, yüzde 15’lik kısmı oluşturan acil hastaların zamanını ve hakkını çalmaktadır’ dedi. Bilgin, hangi hastanın hangi doktora başvurması konusunda yönlendirme yapacak kişilerin mutlaka ‘aile hekimleri’ olmaları gerektiğine vurgu yaptı.

‘HEKİMLER, ÇALIŞMA SİSTEMİNDEN DOLAYI MUTSUZLAR’

Sağlık alanında her anlamda kaos yaşandığının altını çizerek, ‘Sağlık sisteminin kullanımı hekimde değil, halktadır ve bu durum, doktora şiddet uygulanması gibi birçok olumsuz çıktıyı beraberinde getirebilir’ şeklinde konuşan Bilgin, sağlık alanındaki inisiyatifin, hizmet sunanların elinde olması gerektiğini vurguladı. ‘Sağlıkta tehlike çanları çalıyor’ diyen Bilgin, ‘Hekimler bugün, 10 yıl önceki mali durumlarını koruyabilmek adına nöbetler tutuyorlar ve döner sermayeden kayıp yaşayacakları için, nöbet sonrası izin kullanmıyorlar. İzin kullanırlarsa, nöbet paraları boşa gider’ dedi. Hekimlerin mali yönden ve özlük hakları yönünden, yaptıkları iş çok kutsal olmasına rağmen mesleklerinden soğuduklarının altını çizen Bilgin, ‘Hiçbir hekim mesleğini parasal getirisiyle görmez. Ama maalesef hekimler bugün, mutlu değiller ve bunun mali konularla ilgisi yok. Hekimler, böyle bir çalışma sistemiyle karşı karşıya kalmaktan dolayı mutsuzlar’ diye konuştu. Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı üyesi ülkeler arasında en çok hastanın hizmet olduğu ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Bilgin, ‘Hekimlerimizin çok hasta bakması güzel bir şey olarak görülüyor fakat değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği, hekimlerin nitelikli sağlık hizmeti verebileceği süreler içerisinde bakabileceği kadar hasta yüküne sahip olduğu bir sistem sağlanmalı’ dedi. ‘Döner sermaye gibi saçma bir sistemle, hekimin yaptığı işleri parçasına bölerek, ‘Kol dikersen 5 puan, karın kesersen 6 puan’ diye bir uygulama yapılamaz’ şeklinde konuşan Bilgin, hekimlerin de hakimler, savcılar ya da öğretmenler gibi ücretlendirilmesi gerektiğini savundu.

‘TIP FAKÜLTESİ SAYISI ÇOK, MEZUNLAR YETERSİZ’

Bilgin, sağlık sistemindeki çarpık yapılaşma nedeniyle tıp öğrencilerinin eğitimlerinin ilk yıllarından itibaren Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) hazırlanıp, TUS’a yönelik bir eğitim aldıklarını savundu. ‘Hekim açığı var’ söylentilerinin abartılı olduğunun altını çizen Bilgin, bu söylemler sonucunda birçok tıp fakültesi açıldığını da vurguladı. Bilgin, ‘Çok sayıda açılan tıp fakültelerinin fiziksel, teknik ve öğretim elemanı alt yapıları yeterince sağlanamadı. Bu fakültelerden hekim olarak çıkan öğrencilerin ise birtakım yetersizliklerle mezun olmaları muhtemeldir’ dedi. ‘Tıpta sürat felakettir’ sözüne vurgu yapan Bilgin, hekim yetiştirmeye odaklı sistemin hızlı şekilde daha fazla hekim yetiştirmesi durumunda, felaketle karşılaşılacağını iddia etti.

 

    Yorum Yazın :Misafir

    Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

    1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
    21°
    Yarın:22°
    Açık
    Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
    Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
    Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
    Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim