Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR!

 YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR!  

\r\n

 Yanlı olmak.Yani taraf olmak.Birinin ya da birilerinin yanında olmak.Düşünsel veya fiziksel . Koşulsuz,kuralsız…Ona ya da onlara bağlı olmak.Daha da ötesi, bağımlı olmak.Nereye gidiyorlarsa oraya gitmek,ne düşünüyorlarsa onu düşünmek,neye doğru diyorlarsa ona doğru demek.Sorgulamaksızın.Hani “kapıldık bir alamete,gidiyoruz kıyamete” gibi.Ya da “sürü psikolojisi”…(sürülerin bu “psikolojisi”anlaşılabilirdir.Ya insanların “psikolojisi”?) .

\r\n

Peki neden böyle davranırız?

\r\n

Kaygılarımız,korkularımız mı?Belki de daha fazlası mı?Kendimizi savunmasız ve bir tek başımızaymışız gibi hissetmemizden mi? Güçlü olmak için haklı olmanın yetemeyeceğine olan inancımızdandır belki de.Yaşadığımız, yaşanılanlara tanıklığımızdandır ya da buna neden.Gerekçe veya gerekçelerimiz her ne olursa olsun,sosyal yaşamımızın en olmazsa olmazı sorgulamak değil midir?Bilinç ve farkındalığın en vazgeçilmez olgusu sorgulamak değil midir?

\r\n

Okuduğumuz,tanık olduğumuz ve duyumsadıklarımızın bizdeki yansıması da bize özgü olmalıdır.Aynı durumun,farklı insanlar üzerindeki etkilerinin ya da duygu oluşumlarının aynı olması nasıl beklenebilir ki?  İşte tam da bu noktada kaygı ve korkularımız yüzünden kendi duygularımız yerine “ortalama genel duygular”yaşamaya başlarız.Tepkilerimiz veya söylem-davranışlarımız bizim değil de “ortalama diğer insanların tepkileri ya da söylem-davranışları”dır artık.Ne sayıda bireyden oluşuyorsa oluşsun bu sonuç toplam birey sayısı kadar değildir artık.Ne kadardır peki?En güçlü sesin sayısı ne ise o kadardır.O halde bize neden gereksinim var?Kendileri çalıp oynasınlar.En güçlü ses  yaşasın yaşamak  istediğini.Yaşam bir film senaryosu değildir.Başroldekiler ve figüranlar.Herkes baş rolde veya herkes figüranı da oynamayacağına göre ne yapmalı?

\r\n

Eşit roller.Neden olmasın?Çok mu ütopik?Belki de…

\r\n

Liderler veya bu rolü onlara yakıştırdıklarımız ya da zorunluluklarımız.İsterler mi rol eşitliğini?Ya da yaptıklarının sorgulanmasını?Asla…Ne söylüyor,ne yapıyor ve de ne istiyorlarsa mutlak doğru kabul edilmesini isterler.Ve hatta bunların da tüm bireylerce savunulmasını dilerler.Sorgulamadan,koşulsuz ve kuralsız.Başta az bir sayı ile başlar ve bu giderek çoğalmaya başlar(yukarıda saydığım nedenlerle).Bu sayı toplamın yarısını geçti  ise(hatta bazen yarısına ulaşması bile şart değildir) sorun bitmiştir onlar için.Diğer yarının duygu,istem ve söylemlerinin bir önemi yoktur artık.Her ne olursa olsun yarıdan fazlası evet diyorsa sonuç da evet olmalıdır.Bu durum her ne kadar kabul edilemez bir gerçek olsa da daha kötü örnekler de yok değildir:Azınlığın çoğunluğa mutlak hakimiyeti…Hangi örnekler mi?Dünya siyasi tarihine (ve belki de günümüze) bakmak yeterli olacaktır sanırım.

\r\n

Bir düşünce,söylem ya da eylemin doğru kabul edilebilmesi için temel koşul-ne yazık ki-günümüzde savunucularının çokluğuyla doğru orantılı hale gelmiştir.Ve yine ne yazık ki, taraf olmak adına da doğru bulmasak da o yanlışın savunucusu haline dönüşmüş buluruz kendimizi.

\r\n

İstenç ve irade;

\r\n

Biri olmadan diğerinin de anlamsızlaştığı bu ikili birbirinden ayrılaştı ve istençlerimizle irademiz ayrı amaçlara ve hedeflere yöneldi.Bu yanlış yönelimin bizi ve toplumu nereye götüreceğini öngörmek zor olmasa gerek.Yalnızlık.

\r\n

“Güneş balçıkla sıvanmaz”.

\r\n

Şimdi de yanlışların bireyleri ve dolayısıyla da toplumları nasıl yalnızlaştırdığına değinelim:

\r\n

-Görece anlamda- güçlünün yanında olmak bizi de güçlendiriyor gibi hissettirse de biz bile güvenemeyiz bu güce.İncecik bir ipe bağlı gibi gelir bu güç bize.Küçük bir dirençte bile kopacağına emin olduğumuz bu ipin kopması sonrası yapayalnız kalacağımızı biliriz.Bu korkuyla yaşamak, anı yaşarken alacağımız keyfi de engeller.Peki böyle bir korkuyla bir ömür boyu yaşanabilir mi?

\r\n

O halde birey ve toplumlar günübirlik kararlar ve siyasi söylemlerle yaşamaya devam ettikleri sürece bu kaygıyı hep yaşayacaklardır.Yazgılarını başka birey  ve toplumlarla ortaklaştırdıkları sürece bu kaygıyı hep yaşayacaklardır.Kendine seçenekler     yaratmak yerine,başkalarının seçeneklerini yaşamak zorunda kalan veya bunu tercih eden birey ve toplumlar bu kaygıyı hep yaşayacaklardır.

\r\n

Ölünceye dek kaygı ve korkularla yaşanamaz.O halde kendimizin veya ülkemizin gereksinimlerini,hedeflerini,duyarlılıklarını,istemlerini olabildiğince çoğaltarak, ortaklaştırarak,özgün ve öznelleştirerek yaşamalı ve yaşatmalıyız.

\r\n

Yalnızlaşmamak ve yalnızlaştırmamak için.

\r\n

 

\r\n

Esenlikler dileğiyle…

\r\n

 

Yazarın Diğer Yazıları

08.07.2016 - Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 01.07.2016 - En gerçek şey düştür! 12.06.2016 - Bugün artık gelecek sayılır 05.06.2016 - IQ laboratuar ise EQ hayattır 20.05.2016 - Karar vermek, ona bağlanmak demektir 13.05.2016 - Karar vermek ona bağlanmak demektir 29.04.2016 - Sizi ne durdurabilir? 15.04.2016 - İçsel veya dışsal dürtüler. 08.04.2016 - Değerlerimizin özü 04.04.2016 - ‘Tanrı Daima Tebdil-İ Kıyafet Gezer’ 31.01.2016 - Aşık Kusuri 17.01.2016 - MEVLANA’YI ANLAYABİLMEK 03.01.2016 - Yapa bilirler çünkü yapa bileceklerine inanıyorum 27.12.2015 - Başarısızlık Yoktur, Sonuç vardır ve Her Sonuç Yeni Bir Başlangıçtır 18.12.2015 - DUYGUSAL ZEKANIN SİHİRLİ FORMÜLÜ 11.12.2015 - Okuyan adam tehlikelidir! 06.12.2015 - KENDİNİZE İLİŞKİN İNANÇLARINIZ 27.11.2015 - KARAR VERME ZAMANI 20.11.2015 - Beyne yön veren düşüncedir 13.11.2015 - Birkaç sözle yaşamı değiştirmek 08.11.2015 - KİŞİLİK YAPILARI 30.10.2015 - Düş var olan en gerçek şeydir 23.10.2015 - “Hiçbir şey için ‘bu benimdir’ deme!” 16.10.2015 - İletişim en önemli beceridir 15.10.2015 - ARTIK ÜMİT YETMİYOR BANA! 04.10.2015 - KAÇIMIZ KENDİ SEÇENEKLERİNİ YAŞAYABİLMEKTE? 22.09.2015 - Temsil Sistemleri 20.09.2015 - Maya ANGELOU 13.09.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.09.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 06.09.2015 - KARAR VERME ZAMANI 28.08.2015 - İLETİŞİM… 21.08.2015 - SAĞ-SOL BEYİN YAPISI VE İŞLEVİ 19.08.2015 - ÖĞRENME AŞAMALARI : 14.08.2015 - EKOLOİ 13.08.2015 - BEDENİMİZİN DİLİ! 09.08.2015 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 05.08.2015 - Ortalama insan! 31.07.2015 - Görsel, İşitsel ve Dokunsal İletişim 24.07.2015 - “Haydi sevgili beynim, bu taraftan…” 22.07.2015 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 21.07.2015 - İki zihinde olmak! 10.07.2015 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 03.07.2015 - KİŞİSELMÜKEMMELLİĞİ YAKALAMAK 28.06.2015 - Bütün aşklar mutlu başlar… 24.06.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 12.06.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 02.06.2015 - SEVEN İNSAN NEYLESİN tarihten bir esinti.. 31.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 29.05.2015 - ÖYKÜLERLE NLP 18.05.2015 - SÖZ USTALIĞI 08.05.2015 - NLP’NİN FAYDALARI 2 08.05.2015 - Kendi kutup yıldızını bul 05.05.2015 - NLP’NİN BAŞARI MODELLERİ 01.05.2015 - NLP Önermeleri: 25.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 19.04.2015 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 11.04.2015 - DUYGUSAL DURUM (Ruh Haliniz) 10.04.2015 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 08.04.2015 - EVLİLİKLERDE DUYGUSAL ZEKÂNIN ÖNEMİ 03.04.2015 - Çözüme yönelik sonuçlara odaklanmak. 01.04.2015 - Etkileniyorsak etkiliyoruz 27.03.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 21.03.2015 - GODOT’YU BEKLERKEN 15.03.2015 - MOTİVASYON 10.03.2015 - İLETİŞİM SİSTEMLERİ 07.03.2015 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 01.03.2015 - “SESSİZ BELLEDİĞİN DÜZENSİZ SAZI, ÖTTÜRÜR USTASI,BİR TELE BAKAR.” Aşık Kusuri 26.02.2015 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 08.02.2015 - Olasılık 02.02.2015 - Doğru düşünüp,yanlış davranmak 25.01.2015 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 23.01.2015 - KARAKTER VE İLETİŞİM 17.01.2015 - “PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİİ ŞADIRVANI… 11.01.2015 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 04.01.2015 - SENİ DÜŞÜNMEK GÜZEL ŞEY 21.12.2014 - KENDİNİZİ NASIL HİSSEDECEĞİNİZİ SEÇMEK 12.12.2014 - Sosyal Hizmet ve Danışmanlık Mezunlarının Talepleri 07.12.2014 - BAŞARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER 23.11.2014 - ARABAYI KİM KULLANIYOR? 12.10.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 26.09.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 02.08.2014 - MEVLANA’YI ANLAMAK 25.07.2014 - Empati ve Empatlar 21.06.2014 - “ÖFKE SAĞIRLAŞTIRIR,UMUTSUZLUK KÖR EDER.” 24.05.2014 - İZ’ler 09.05.2014 - ÖĞRENMENİN DAHA İYİ BİR YOLU 02.05.2014 - MUTLULUĞUN KAPINIZI ÇALMASINI BEKLEMEYİN 25.04.2014 - DEĞİŞİM, GELİŞİM ve PAYLAŞIM:KİMİN İÇİN? 20.04.2014 - BEYNİ ETKİSİZLEŞTİRMEK 11.04.2014 - BAKIŞ AÇIMIZI MI, BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 21.03.2014 - YENİDEN ÇERÇEVELENDİRMEK 01.03.2014 - FAHRENHEIT 451 14.02.2014 - Empati ve Empatlar 07.02.2014 - BEYAZ GİYMEK ZORDUR! 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 17.01.2014 - KİŞİLİK TİPOLOJİLERİ (1) 03.01.2014 - BİLİNÇDIŞI VE BİLİNÇLİ ZİHİN 27.12.2013 - BEYNİMİZİN ÖĞRENME KAPASİTESİ 20.12.2013 - BAKIŞ AÇIMIZI MI,BAKIŞ AÇIMIZDAKİLERİ Mİ DEĞİŞTİRMELİ? 13.12.2013 - SÖZ USTALIĞI 06.12.2013 - Olasılık 03.12.2013 - IQ &EQ 22.11.2013 - Empati ve Empatlar 17.11.2013 - GODOT’YU BEKLERKEN 27.10.2013 - ORTALAMA İNSAN KİMDİR? 04.10.2013 - “değer” ler: 27.09.2013 - ANLAMAK MI? ANLAŞILMAK MI? 20.09.2013 - İNANÇLAR 08.09.2013 - YANLIŞLIKLAR YALNIZLAŞTIRIR! 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 23.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 2.BÖLÜM 21.08.2013 - NLP’ NİN HEDEFE ULAŞMAKLA İLGİLİ VARSAYIMLARI 1.BÖLÜM 13.08.2013 - TANRILAR OKULU (4.BÖLÜM) 09.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 03.07.2013 - TANRILAR OKULU (2.BÖLÜM) 28.06.2013 - TANRILAR OKULU (1.BÖLÜM) 25.06.2013 - TÜRKİYE'NİN EN ÇOK OKUNAN BİLGELİK KİTABI: KENDİ KUTUP YILDIZINI BUL! 21.06.2013 - HİÇ BİR ŞEY BENİM DEĞİL!

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim