Misafir
4,0042
3,5792
97.533
145,8275
ÜYE GİRİŞİ

 

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR

\r\n\r\n

“Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran`daki Safevi hükümdarı Şah İsmail`in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiğini yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul`a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran`ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran`ın başkenti Tebriz`e geldi.

\r\n\r\n

Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti satranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

\r\n\r\n

Yavuz da büyük bir satranç ustasıydı. Yollarda gelirken ve Tebriz`de geçirdiği günler içinde Safevi Devleti hakkında öğreneceklerini öğrendikten sonra sarayın yolunu tuttu. Oraya varınca Şah ile satranç oynamak istediğini söyledi. İçeriye haber verdiler:

\r\n\r\n

-Bir garip derviş gelmiş, şahımızla satranç oynamah ister durur... 

\r\n\r\n

Şah İsmail, bilhassa tanımadığı yabancılarla oynamayı severdi. Yavuz`u hemen kabul etti ve, gayet iyi konuştuğu Türkçe ile:

\r\n\r\n

-Derviş baba...Kanden gelür, kande gidersün? Diye sordu. Derviş baba (!) saygı ile ve onun şivesiyle cevap verdi:

\r\n\r\n

-Kazvin`den gelürem, şahımın mübarek cemalini görmekliğe gelmişem

\r\n\r\n

-Yollarda izlerde ne var, ne yoh?

\r\n\r\n

-Şahımun ulu himmetü sayesinde her yirde eman, âsayiş ve seâdet olup, cümle kulların ferhundehaldur. Bu cevapları şahın hoşuna gitti:

\r\n\r\n

-Benümle satranç oynamah dilürsen, garşuma geç! Yavuz:

\r\n\r\n

-Ben şahımdan sadece oyun aparmağa gelmüşem... diyerek satranç tahtasının başına oturdu. İlk oyunda bilerek yenildi. Fakat Şahtan daha usta olduğu için ikinci oyunda onu mat etti. Şah İsmail, herkesin gözü önünde uğradığı bu yenilgiye fena halde sinirlenip elinin tersiyle Yavuz`un göğsüne bir sille vurup:

\r\n\r\n

-Bre Kongay Işık (Serseri Derviş), hiç şah olanlar mat olur mu? Tutalum edebin yohmuş, sultanlara riayeti de mi bilmezsün? Diye çıkıştı. Yavuz, soğukkanlılıkla cevap verdi:

\r\n\r\n

-Şahım, danışıklı oyundan evvel habarım olsa böyle etmezdüm.Der yazdığı şiiri kendisine verir..(bu şiir yazının sonunda)

\r\n\r\n

Şah İsmail derhal kendisini toparladı ve:

\r\n\r\n

-Şah olanlar danışıklı oynamaz, var sağlıcakla git... dedi.

\r\n\r\n

Yavuz saraydan ayrılıp kaldığı hana gitti. Ertesi gün şah, kendisine bir kese içinde bin altın yolladı. O günü odasında dinlenerek geçiren Yavuz, ortalık karardıktan sonra dışarı çıktı, karalıkta saraya sokulup şahın ata binerken kullandığı binek taşını omuzlayıp yerinden oynatarak, keseyi taşın altına koydu ve o geceyi Tebriz`de geçirdikten sonra ertesi sabah erkenden Trabzon`a doğru hızla hareket etti.

\r\n\r\n

Satrançta bir garip dervişe yenilmek Şah İsmail`e ağır gelmişti. Sonunda onunla bir daha oynayıp daha da dikkatli davranarak mutlaka yenmeye karar verdi. Ayrıca rakibinin yenildiği zaman çok sinirlendiğini gören Kongay Işık`ın onu bir daha mat etmeye cesaret edemeyeceğini de ummaktaydı.

\r\n\r\n

Yavuz`un Tebriz`den ayrılmasından ik gün sonra şah, tekrar oyuna çağırmak için kaldığı hana bir haberci yolladıysa da, onun çoktan ayrılıp gitmiş olduğunu öğrendi. Üstelik ne tarafa gittiğini de bilen yoktu. Ancak, evvelece kendisi Kazvin`den gelmiş olduğunu söylediği için hemen o tarafa doğru hızlı süvariler çıkarıldıysa da, bunlar kendisine rastlayamadan geri döndüler. Onu ne tanıyan, ne bilen, ne de gören vardı. Ancak şahın hademelerinden biri şehzadeyi tanımıştı. Bunu, şahın yakınlarından birinin yanında ağzından kaçırdı. Şah İsmail onu hemen huzura çağırttı ve:

\r\n\r\n

-Benimle satranç oynayan Şehzade Selim imiş, doğru olup mu? Diye sordu.

\r\n\r\n

-Beli Şahım... evvel Trabzon`da idim ve onu gördüm. 

\r\n\r\n

-Peki ya bana neden habar etmedün?

\r\n\r\n

-Şehzadenin mehâbeti mani olup cesaret edemedim. Şehzade Yavuz Selim, uzun bir maceradan sonra 24 Nisan 1512 günü tahttan vazgeçen babasının yerine padişah oldu. Hemen, Osmanlı Devleti için en büyük tehlike olan İran üzerine sefer hazırlıklarına başladı. Nihayet büyük bir orduyla yola çıktı. 23 Ağustos 1514 günü Çaldıran`da iki ordu karşılaştılar. Savaş sonunda, mutlaka kazanacağını uman Şah İsmail kaybetti. Hızır adlı seyisinin kendisini feda ederek atını ona vermesiyle harp meydanından kaçarak canını zor kurtardı. 

\r\n\r\n

Yavuz daha sonra İran`ın başkenti Tebriz`e doğru yola çıktı. Şehre girince, şahın sarayının önüne vardı ve sırtını saray tarafına verip dört bir yanı gözden geçirdikten sonra yanında bulunan devlet erkânının yüzlerine baktı, sonunda Sekbanbaşı Balyemez Osman Ağaya:

\r\n\r\n

-Şu kapı eşiğinde şahın ata bindiği taşın altına kendi elimle bin altın koymuştum, helal malımdır. O altınları sana ihsan ettim. Taşı kaldırıp al... dedi.

\r\n\r\n

Padişahın bu emri üzerine orada bulunanlar şaşırdılar. Çünkü Yavuz Sultan Selim Hanın daha önce Tebriz`e geldiğini kimse bilmiyordu. Bir an tereddüt geçiren Osman Ağa atından indi ve taşın yanına varıp altını yoklayınca hakikaten tam ayarlı bin altın buldu. Kese çürüdüğü için altınlar dağılmıştı. Hemen altınları mendiline doldurdu ve Padişahın üzengisi hizasına gelip elini öptü. Durumu daha sonra öğrenen devlet erkânı, Yavuz`un daha şehzadeliğinde İran`ı fethetmeyi planladığını anladılar. (Ve tabiî ki Şah İsmail`i satrançta yenen dervişin Şehzade Selim olduğunu.)"

\r\n\r\n

Ayrıca Şah İsmail`i yendikten sonra giderken, satrantça olduğu kadar, şiirde de harikulâde bir usta olan şehzâde Selim, Şah İsmail`e çok yönlü san`at ve marifetle yüklü şu dörtlükle mukabele eder:

\r\n\r\n

Sanma şahım /herkesi sen / sadıkane / yar olur

\r\n\r\n

Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur

\r\n\r\n

Sadıkane / belki ol / alemde bir / dildar olur

\r\n\r\n

Yar olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur "

\r\n\r\n

Yavuz Sultan Selim Han`a ait bu beyit, dizelerin ilk kelimeleri yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir. 

\r\n\r\n

Şiirin günümüz Türkçesiyle mânâsı da şöyledir:

\r\n\r\n

Şahım, sen öyle herkesi kendine sadık dost sanma

\r\n\r\n

Senin dost sandıkların, belki de düşmanın olur

\r\n\r\n

Belki de o âlemde sözü geçen bir hakan olur

\r\n\r\n

Dost olur, düşman olur, hükümdar olur, sözü geçen olur.

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

30.06.2016 - SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR 29.06.2016 - BAYRAMA BİR HAFTA KALDI 21.06.2016 - “GENÇLİĞİME SEVGİLERİMLE” videosu 19.06.2016 - KIRIK CAM TEORİSİ 17.06.2016 - AİLECE KARNEMİZİ ALDIK 14.06.2016 - AB MACERAMIZ SÜRÜYOR. 08.06.2016 - “VATAN, BİZE KILICIMIZIN EKMEĞİDİR” 08.06.2016 - BEREKET AYI,  RAMAZAN 06.06.2016 - BEREKET AYI, RAMAZAN 03.06.2016 - MAAŞIN BENİM VERGİLERİMDEN ÖDENİYOR 31.05.2016 - BÜYÜK ÇERKES SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI (21 MAYIS 1864 ) 25.05.2016 - KEŞKE ÖYLE YAPMASAYDIM 20.05.2016 - TIK, TIK, TIK… 18.05.2016 - EBRUCU OSMAN ŞİMŞEK 16.05.2016 - BİZDE BÖYLE 13.05.2016 - BAŞARI KASANDA DEĞİL KAFANDADIR 11.05.2016 - “SORMA AZİZİM” ..! 08.05.2016 - ANNELER GÜNÜ 04.05.2016 - MAAŞIN, BENDEN KESİLENLE ÖDENİYOR..! 28.04.2016 - Sen neye hazırsan onu bulursun… 26.04.2016 - Veliler (TEOG) sınavına hazır mı? 20.04.2016 - “BİLÂFÂSILA TENKİT”MODA OLDU..! 13.04.2016 - "SEN, SADECE BİR İNSANSIN" 08.04.2016 - HOTAŞLAR BANDOSU (2) 08.04.2016 - HOTAŞLAR BANDOSU (1) 01.04.2016 - ACABA, SİZCE TİLKİ KİM..! 30.03.2016 - MEKTEP MÜSAMERELERİ 25.03.2016 - BİZLER VAR YA, BİZLER..! İNANIN ÇOK YANLIŞ YAŞIYORUZ… 23.03.2016 - TERÖRLE GEÇEN 40 YIL 16.03.2016 - 16 MART ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ 09.03.2016 - “KÂSENİN DİBİ YOK” 03.03.2016 - “GENİŞ TABANLI EĞİTİM SİSTEMİ” 25.02.2016 - ADALETİNLE BİN YAŞA… 23.02.2016 - SOSYAL BOZULMA 18.02.2016 - DR.İBRAHİM ARIKAN 10.02.2016 - “KİFAYETSİZ MUHTERİSLER “ 03.02.2016 - “NEREDEYSE BULMUŞTUK..! ” 29.01.2016 - ÇATIDAKİ ÇOCUK 27.01.2016 - KARNEN NASIL..! 21.01.2016 - ÇÖP KAMYONU KANUNU 13.01.2016 - KARAKOLDAKİ ÇOCUKLAR 05.01.2016 - ÇERKES SÜRGÜNLERİ 30.12.2015 - BU İŞİ “FİNLİLER” DAHA İYİ YAPIYOR. 22.12.2015 - “SOSYAL” ÖĞRENCİYE EK PUAN 17.12.2015 - PATATES YUMURTA VE KAHVE 16.12.2015 - SELFİE MODASI 09.12.2015 - Bunlar; “Victor Hugo’nun değil, bizim sefiller”...! 02.12.2015 - ESKİDEN DAHA DA MI MUTLUYDUK? 26.11.2015 - HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA. 19.11.2015 - TALAŞ BİÇİLMEZ 18.11.2015 - AKILLI TAHTA MI? AKILLI ÖĞRETMEN Mİ? 12.11.2015 - KALP PENCERENİ SİL.. 11.11.2015 - KİM SENİN BAŞARILI OLMANA ENGEL OLABİLİR Kİ... 05.11.2015 - ADIMIZ TÜKETİCİ OLDU 04.11.2015 - YORGAN GİTTİ..! KAVGA BİTSİN… 01.11.2015 - Kaybolan Muhabbetin Bedeli.. ASIL DEPREM EVİMİZDE..! 29.10.2015 - İŞİN SIRRI BUDUR…! 27.10.2015 - KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİMİZ “CUMHURİYET” 23.10.2015 - ÖN YARGI her zaman sorundur 21.10.2015 - ENGELLİ ŞAMPİYON 15.10.2015 - TOPLUM NEREYE GİDİYOR 13.10.2015 - ACIMIZ BÜYÜK..! HEPİMİZ YASTAYIZ. 07.10.2015 - ACABA, SİZCE TİLKİ KİM..! 01.10.2015 - BİLGİYE DEĞER VERELİM.. BU İŞ GOOGLE İLE OLMAZ.. 30.09.2015 - ‎ZİL ÇALDI..! DERSLER BAŞLADI. 15.09.2015 - “NE OLACAK MEMLEKETİN HALİ” 11.09.2015 - KANDİLİN YAĞI BİTERSE, IŞIĞI SÖNER… 01.09.2015 - "ERTELEMEK, HAYATI KAÇIRMAKTIR." 30.08.2015 - PİŞMANLIKLARIMIZ..! 27.08.2015 - SANKİ DUVARA KONUŞUYORUM 25.08.2015 - HAMAMÖZÜ 18.08.2015 - ESAS OLAN “YÖNETİM FELSEFESİ”DİR..! 11.08.2015 - BU KAVGANIN KAZANANI OLMAYACAK 04.08.2015 - İSTANBUL’DA CÜZDANIMI KAYBETTİM.. 29.07.2015 - OKUL KAYDIMA DAİR BİR HATIRA… 23.07.2015 - İşi ehline sormak 21.07.2015 - Sizde mi “TÜKETİCİ”siniz? 19.07.2015 - NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR ..! 06.07.2015 - ŞİMDİ “TERCİH” ZAMANI 30.06.2015 - “NİHAT HATİPOĞLU”NU DİNLEMEYE GİTTİM.. 24.06.2015 - KURALSIZLIK.. NORMSUZLUK... 23.06.2015 - “RAMAZANDA” KOALİSYON KURULUR MU? 17.06.2015 - RÜYAMDA, EŞEKLE YÜK TAŞIDIM.. 10.06.2015 - TATİL ZİLİ ÇALIYOR..! 07.06.2015 - MERDİVEN 26.05.2015 - “BORALTAN KÖPRÜSÜ” 19.05.2015 - SÜRGÜN MÜ, SOYKIRIM MI? 13.05.2015 - UNUTMAYALIM, ÇOCUKLAR ŞIMARIK DOĞMAZ. 29.04.2015 - “HER NÂSİP VÂKTİNE ESİRDİR. .” 22.04.2015 - DANIŞACAK BİR YERİN VARSA, NE BÜYÜK NİMET. 15.04.2015 - ERKAN AKÇAY 08.04.2015 - NAZİLLİ, BOZDOĞAN, KEMER BARAJI ZİYARETİM 03.04.2015 - HAYAT YOLU 25.03.2015 - OLANDA HAYIR VAR..! 18.03.2015 - DARÜL MUALLİMİN 11.03.2015 - SEN NELERE KADİRSİN BE “GOOGLE” 04.03.2015 - “İNSAN, EVRENDE, YÜREĞİ KADAR YER KAPLAR.” 25.02.2015 - ANGUT 12.02.2015 - “BIRAKINDA BU KADARCIK YETKİMİZ OLSUN “ 03.02.2015 - DUVARA KONUŞUYORMUŞUM GİBİ GELİYOR..! 21.01.2015 - “SÜKÛNETLE, SUHULETLE” 14.01.2015 - STATÜKOYU SEVİYORUZ.. 07.01.2015 - BİZE NELER OLUYOR…! 31.12.2014 - BİR DOKTORUN VEDASI..! 24.12.2014 - “SORMA AZİZİM” ..! 17.12.2014 - KİM DERDİ Kİ..! 16.12.2014 - KİM DERDİ Kİ..! 09.12.2014 - ENGELLİ ADAYIYIZ
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
25°
Yarın:25°
Bulutlu-kısmen güneşli arası
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim