Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

YUNAN BİR YAZAR’DAN : “VATANIM, SEVDAM : SEYDİKÖY” (1)

YUNAN BİR YAZAR’DAN :
\r\n“VATANIM, SEVDAM : SEYDİKÖY” (1)

\r\n
\r\nTürkiye’de ne kadar göçmen vardır? Kafkas göçmenleri, Balkan göçmenleri ne kadardır? Türkiye’nin üçte biri  göçmendir desek abartmış olur muyuz?
\r\nBu kadar göçmen nüfusun her birinin bir göç hikayesi vardır. Kim bilir ne hüzün verici, ne ilgi çekici hikayelerdir. Zaman zaman dedelerinden yahut ninelerinden bu göç hikayelerini dinlemiş olanların anılarını dinleriz.

\r\n\r\n

Peki bu kadar göçmen nüfus içerisinde bu anılarını yazan çıkmış mıdır? Böyle bir hatıra kitabı ne kadar ilgi uyandırır…
\r\nAmma  aklıma böyle bir hatıra kitabı gelmiyor…

\r\n\r\n

9 Eylül 1922 de Yunanlıların yenilgisiyle biten Kurtuluş Savaşından sonra kendilerini güvende hissetmeyen bir milyonu aşkın Anadolu’daki Rumlar, Yunanistan’a göç etmeye başlamasıyla, Yunanistan bu gelen göçmenleri Türklere ait evlere yerleştirmek isteyince de bu kez Yunanistan’daki Türklerin Türkiye’ye göçü başladı.

\r\n\r\n

Durum Lozan anlaşmasında karara bağlanarak İstanbul hariç Türkiye’deki Rumların Yunanistan’a, Batı Trakya hariç Yunanistan’daki Türklerin Türkiye’ye göçü karara bağlandı. Buna da Mübadele denildi.

\r\n\r\n

Maritsa Saritziotou Spyrou adlı  İzmir Gaziemir  ( eski adı Seydiköy)’den gitmiş Yunanistan’a…

\r\n\r\n

Yıllar sonra Seydiköy orijinli Rumlar ile irtibat kurmuş, Yunanistan’da bir dernek kurmuşlar. Nihayet

\r\n\r\n

“Vatanım, Sevdam Seydiköy” adlı bir kitap yayınlamış. Bu kitabını  Gaziemir Belediyesi 2013 yılında bastırmış ve Gaziemir’de bunu dağıtmaktaymış.

\r\n\r\n

Kitapla ilgili bazı olumsuz söylentiler de sosyal medyada yer aldı. İzmir’deki dostlarım aracılığıyla bu kitabı temin ettim, okudum.
\r\nSiz değerli okuyucularıma da bu kitaptan bazı alıntılar yaparak, içeriği hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.

\r\n\r\n

Kitabın başında Gaziemir’in eski adı “Seydiköy” olarak tanıtılmışken içerisinde devamlı olarak “Sevdiköy” olarak bahsedilmiş.
\r\nKitabın başına yazarın talebi üzerine konulan bir not dikkat çekmektedir :
\r\n“Kitabın çevirisi Yunancadan Türkçeye Gaziemir Belediyesince yapıldığından yazarın hiçbir sorumluluğu yoktur.”
\r\nKitabın 16. Sayfasında “1918-1922 Hüzünler ve Mutluluklar” başlığı altında anlatılanlar :

\r\n\r\n

“1919’da Yunan Yunan yönetimi İzmir’i ele geçirmek üzere askerlerini İzmir’e gönderdi. Askerler  Sevdiköy’e vardıklarında karşılaştıkları görüntü karşısında şok olmuştu. Çünkü bütün köy halkı silahlanmış ,  askerleri karşılamak için bekliyordu. Öncelikle kiliseye gidip dua ettiler. Sonra da Yunan bayrağının dalgalandığı Hükümet Binasına gittiler. Sevdiköylüler sevinçten ne yapacaklarını bilemiyor, asker ve komutanları yere göğe sığdıramıyordu. İzmir ve çevresindeki diğer köyler 3 yıl boyunca büyük bir huzur içindeydiler. Kutlamalar uzun süre devam etti. Kilisenin çanlarından mutluluk sesi çıkıyordu adeta. Askerlerle paylaştıkları süt, şarap, et ve para dışında bir de duygularını paylaşıyorlardı. Kurtarıcı olarak gördükleri askerlerin duruş ve cazibelerine kapılıp adeta köle olmuş kızlar da az değildi. Ya da Seydiköylü güzeller için mecnun olmuş delikanlılar. “

\r\n\r\n

“Nikolas ise daha enteresan ve kayda değer bir şey yaptı. 1897 doğumlu olan Nikolas’ın dört kız dört erkek olmak üzere sekiz kardeşi vardı. 1919 da askere çağrılıp Yunan askeri üniforması giyme heyecanı yaşadı. Çok yakışıklı, kibar tatlı dilli eğlenceli bir genç  idi. Bursa’da askerliğini yaparken sürekli gittiği kahvehanede bir Türk’le tanışmıştı ve sık sık içki masasına oturup dertleşiyorlardı. Bir gün Türk, Nikolas’ı evine davet etti. Çakırkeyf olan Nikolas onu kırmadı ve teklifini kabul etti. Eve gittiklerinde ise beklenmedik bir şey oldu. Evde Türk’ün karısının kız kardeşini görmüştü. Güzelliği karşısında gereğinden fazla heyecanlanmıştı. Bu Türk kızı henüz on dört yaşındaydı. Sarı saçlı mavi gözlü çok güzel ve bir o kadar iyi kalpli biriydi. Fakat biraz durgundu. Bu durgunluğu da annesini üç yaşında, babasını ise yedi yaşında kaybetmiş olmasıyla rahatlıkla açıklanabilirdi. Babası 1913 de savaşta  şehit düşen oğlunun acısıyla çok fazla yaşayamadan kısa süre sonra vefat etmiş. Böylece talihsiz kız ablası ve eniştesinin yanında kalmak zorunda kalmış. Bir fırın bir değirmen ve birkaç küp dolusu altınları varmış. Çok varlıklı olmalarına rağmen yaşıtı olan birisine değil de Nikos’a aşık olmuştu küçük kız. Birbirinin dilinden pek anlamayan bu iki genç, evde çalışan Yunan hizmetçi Despina’nın  yardımı ile birbirlerini tanıdılar. Despina her iki dili de çok iyi biliyordu. Ev halkı durumu öğrendiğinde büyük bir kargaşa yaşandı.  Kızı eve kapattılar ve dışarı çıkmasını yasakladılar. Bu durumda devreye giren yine Despina oldu. Kaçmalarını sağladı. Ardından kızın ablası jandarmaya haber verdi. Jandarma tarafından yakalanıp askeri mahkemeye sevk edilen ve orada yargılanan Nikos, kızın gelip kendi rızasıyla kaçtığını itiraf etmesiyle serbest  bırakıldı. Buna tahammül edemeyen ablası küçük kardeşini kardeşlikten ve mirasından men etti. Sonra da başka yere taşınıp izlerini kaybettirdiler.
\r\nKız ise askeriyenin kilisesinde vaftiz edilip Hıristiyan oldu. Eleni adını aldı.  Nikahlarını ise Nikos’un albayı kıydı. Nikahın ardından Nikos askeriyeden izin alıp Sevdiköy’e ailesinin evine götürdü ardından askeriyeye geri döndü. Eleni kocasının ailesine çok çabuk ısındı ve birbirlerini çok sevdiler. Kayınvalidesi iki yıl boyunca onunla aynı yatakta yattı. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmadılar.
\r\nOnlardan bir sürü yemek, en önemlisi de dillerini öğrendi.”
\r\n“1922 de felaketten önce Nikos’un albayı ailesiyle birlikte İzmir’den ayrılıp Atina’ya yerleşti. Eleni’yi de yanında götürdü. Bu insanlar göre Eleni’yi felaketten koruması için albayı Tanrı göndermişti. Din  adamları ise bunu Hristiyanlığı seçmesinin bir karşılığı olarak yorumlamıştı.”  (Sh 16-17)
\r\n
\r\n“Dayım Thanos Kiousis ise günlüğüne şunları yazmıştı : “Mart 1921 de gönüllü olarak savaşa katıldım. İlk gittiğim yer Bursa-Mudanya idi. Oradaki üç aylık eğitimden sonra Sakarya’daki askeri birliğe gönderildim. Bursa’dan geçerek Kütahya ve Eskişehir’i ele geçirdik. Birkaç gün dinlendikten sonra çölün ortasından geçerek Ankara’yı almaya çalıştık. Ama maalesef yenik düştük.”

\r\n\r\n

“Ankara’yı alamadık. Açlık ve susuzluk üstüne bir de cephanemiz bitince Küçük Asya’nın büyük felaketi kaçınılmaz oldu.  Savaşta yenik düşmemizin nedeni çoktu.  Özellikle Aristidis Stergiadis’in rolü çok büyüktü. Sonra Yunanistan’ın erken seçime gitmesi, Yunan hükümetinin aç gözlülük yapıp Ankara’ya ilerlemesi, tecrübeli askerlerin yerine acemi askerlerin yerleştirilmesi, öfkeli Yunan askerlerinin bir çok defa kabul edilemez davranışlarda bulunması ve silahsız Türklere şiddet uygulaması, cephane yokluğu ve dış güçlerden beklenen yardımın gelmemesi mağlubiyetin başlıca sebepleriydi. Sakarya Türk-Yunan askerlerinin kanlarıyla kırmızıya boyanmıştı. Süngü sesleri Türklerin “ana, Yunan askerlerinin “mama” haykırışlarıyla bir birine karışıyordu er meydanlarında. “ Dayımın da anlattıklarına bakılırsa , Ankara’ya doğru ilerleme sürecinde , bir kısım askerlerin yaptığı taşkınlıklar hiç de küçümsenmeyecek derecede idi. ( Sayfa : 18)
\r\n
\r\n(Devam Edecek)

\r\n\r\n


\r\n 

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

30.06.2016 - CEP TELEFONU ÇALARSA CENAZE NAMAZ İADE OLUR MU? 22.06.2016 - LGBT VE AMERİKAN SEÇİMİ 16.06.2016 - RAMAZANNAME… 07.06.2016 - ALMAN İHANETİ 27.05.2016 - YUNAN BİR YAZAR’DAN : “VATANIM, SEVDAM : SEYDİKÖY” (2) 27.05.2016 - YUNAN BİR YAZAR’DAN : “VATANIM, SEVDAM : SEYDİKÖY” (1) 19.05.2016 - CEMİLE VE 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ 12.05.2016 - BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ULAŞIM HİZMETLERİ 05.05.2016 - “DİLDE - FİKİRDE - İŞDE BİRLİK” 28.04.2016 - SOYKIRIM 14.04.2016 - AZERBAYCAN İREVAN DEVLET TİYATROSU 07.04.2016 - MÜLTECİ 31.03.2016 - BASININ SORUMLULUĞU 24.03.2016 - BELÇİKA’DA PATLAMA 17.03.2016 - RUSYA’YA DİKKAT!..

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim