Misafir
4,3145
3,6657
106.991
151,6346
ÜYE GİRİŞİ

Türkiye-Ortadoğu ve ılımlı İslam

Türkiye-Ortadoğu ve ılımlı İslam

\r\n

Ortadoğu (Türkiye dahil) ve Kuzey Afrika uzun yıllardır isimleri değişse de askeri cuntalar ya da ortaçağ artığı krallıklar ve prensliklerle yönetilmektedir. Demokrasi geleneğinin gelişmediği bu ülkelerde “asker” her zaman otoriteyi ve devleti çağrıştırmıştır…

\r\n

2. dünya savaşı sonrası oluşturulan BM ve NATO gibi örgütler  dünyanın dizginlerini emperyal devletlerin liderliğini devralan ABD’ye teslim etmişlerdir. NATO aracılığıyla askeri gücünü ortaya koyan emperyalistler kontrol altında tuttukları ülkelerin askeri liderlerini ve orduların da hızla dizayn etmişlerdir.2.dünya savaşına kadar dış düşman saldırılarına karşı savunma hazırlığı yapan ulusal ordular NATO ile  birlikte iç savaş orduları haline getirilmişler ve dolayısıyla  bu tarihten sonra artık  ordular kendilerine siyasal güç vehmetmeye başlamışlardır…İç düşmanlar ilan edip örgütlenmelerini buna göre değiştirmişler ve ‘kontr gerilla’  yapılanmaları daha sıklıkla görülmeye başlamıştır. ‘NATO standardı’  yaratmak adına  ülkelerin subayları NATO ve ABD askeri birliklerinde eğitime alınmışlar ve dünyada ABD ekonomik çıkarlarına sahip çıkmaları yönünde eğitilmişlerdir…Bu eğitimi almayı reddeden askerler albaylık rütbesinden emekli edilmişler ve hiç bir şekilde  üst rütbelere gelmelerine izin verilmemiştir. Böylesi merkezi bir örgütlenmenin bünyesinde yer alan ordular ulusal olma özelliklerini yitirmişler ve kendi ülkelerinde  ABD ve yandaşlarının ekonomik ve siyasal çıkarlarının savunmasını üstlenmişlerdir…1950’li yılların sonlarından başlayarak başta Ortadoğu olmak üzere hızla askeri darbeler yapılmaya ve ilk iş olarak da Amerika’ya bağlılıklarını bildirmeye başlamışlardır… Dünya liderliğini eline geçirmiş olan ABD kendine biat etmiş askeri cuntalarla (ara sıra  sivil yönetimler de olsa) uzunca bir zaman bu ülkeleri yönetmeyi sürdürmüşlerdir… Ekonomik gelişmelere paralel olarak gelişen iletişim ve eğitim olanakları yükseldikçe dünyayı cuntalarla yönetmekte zorlanmaya başlayan egemen güçler toplumlarca daha az tepki alacak yeni yöntemler arayışına girişmişlerdir. Bu noktada iki ayrı referansları oluşmuştur…

\r\n

a) küçültülmüş etnik ülkeler

\r\n

b) dini referanslara dayanan ülkeler…..

\r\n

a şıkkında yer alan  seçeneği Orta Avrupa ve Afrika’da test etmişler ve etnik çatışmalar     sonucu kendilerine bağımlı ülkeler yaratmışlardır. Bu ülkeleri önce savaş ekonomisinin içerisine çekmişler ve istedikleri kıvama gelince de ekonomik çıkar çarkının dişlilerinin arasına atmışlardır…

\r\n

Dini referanslı devletler yaratma çalışmalarını ise Hindistan-Pakistan-Bangladeş-Afganistan koordinatlarında  başlatmışlar Hindistan’dan koparttıkları  İslami(!) ülkeleri kendilerine bağımlı hale getirmişlerdir. Şu an Afganistan ve Pakistan’da yaşananlar ortadadır… Söz konusu coğrafyada denedikleri İslami devletlerin hızla radikalleşmesi  ABD’li strateji uzmanlarını başka arayışlara itmiş ve “ılımlı İslam’ı keşfetmelerini sağlamıştır…ülkemizin de içinde yer aldığı deney sahası daha sonra “Arap baharı” adı ile kuzey Afrika ve Ortadoğu’da sahneye konulmaya başlanmıştır. ABD bunu yaparken, “ılımlı İslami siyasi yapılar “diye nitelediği yapılara ülke yönetimlerini verirken bu ülkelerin askeri yapılarında ortaya çıkan ulusalcı unsurların temizlenmesi  görevini de bu siyasilere yüklemişlerdir. Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymamış ve ABD’li stratejisiler yanıldıklarını çok kısa sürede anlamışlardır.. ”ılımlı İslami siyaset kurumları” hızla  radikalleşmeye ve baskıcı ,tertiplettirici yapılar haline dönüşmeye ve ellerine geçirdikleri ekonomik güç ile(petrol vs) ABD’ye kafa tutmaya başlamışlardır….Suriye süreci ile başlayan  olaylar bu yanılgılarını ABD’li stratejiktelerdi kafalarına birer balyoz gibi vurmaya başlamıştır.. El Nusra tipi İslami örgütlerin insanlık dışı saldırganlıkları gün yüzüne çıktıkça işleri daha zorlaşan egemen güçler hızla bu yönetimlerden (siyasal İslam) kurtulmaya karar vermiş ve mısır da ilk adımını atmıştır.. ABD yine eski dostları askeri cuntaları ülke yönetimlerine getirmeye karar vermiş görünüyorlar…General Sisi gibi eğitimini ABD çıkarlarını korumak üzerine almış generaller kendilerinin iktidara getirdikleri İhvan’ı (Müslüman kardeşler) bir anda iktidardan alaşağı etmişlerdir…”Arap baharı” tersine dönmeye başlamıştır…ve ne yazıktır ki ülkemizde 12 yıldır iktidarda olan AKP ‘ılımlı İslam’ın  Ortadoğu’daki hamiliğini üstlenmiş görünüyor.. Kendi ülkesinde demokrasinin “d”sin uygulayamayan AKP İslam ülkelerinde “demokrasi” havariliği yapmaktadır..  İş S.Arabistan ve prensliklere geldiğinde gıkı çıkmayan ABD ve yandaşları ırak da başladıkları “demokrasi” getirme işgallerinde en büyük yardımcıları AKP olmuştur… Bölgemizde öldürülen milyonlarca Müslüman için ağzından tek kelime çıkmayanlar  Mısır için ülkelerindeki ‘Ulusal bayram”ı  yas nedeniyle iptal edecek kadar insancıl(!)laşabilmişlerdir… Kendi ülkesinde devlet eliyle genç insanların öldürülmesine ve sakat bırakılmasına gözlerini kapatanlar 24 saat Mısır’dan söz etmektedirler…Ama görünen o ki  ABD  bölgedeki “ılımlı İslami siyasal yapılar’ın üzerini çizmiştir….

\r\n

Ve ülkemiz; siyasal gerginliğin her geçen gün yükseltilmesi ile  provokasyonlara  ve “askeri darbelere” açık hale getirilmiştir… Darbelerden mağdur olmuş ve bedel ödemiş biri olarak şunu açıkça söylemem gerekir ki; “Ülkemiz  son yıllarda olmadığı kadar  askeri darbeye hazır hale getirilmiştir” darbelerden beslenen ve beklentileri olanlar her fırsatta ülkeyi germeye devam etmektedirler….İki cümle ile çözülebilecek ‘Gezi Direnişi’nin  bizzat başbakanın  demeçleri ile ne hale getirildiği yakın geçmişimizde izlediğimiz net bir örnek değil mi sizce de…

\r\n

Kalın sağlıcakla…

\r\n

 

\r\n

 

Yazarın Diğer Yazıları

04.09.2013 - Engelli aday yoksa oy da yok... 30.08.2013 - Türkiye-Ortadoğu ve ılımlı İslam

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
28°
Yarın:28°
Artan bulutlar
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim