Misafir
4,1879
3,4967
104.001
145,8343
ÜYE GİRİŞİ

SERÇE PARMAK

SERÇE PARMAK

\r\n\r\n

Yerden göğe kadar her yanı çağla badem yeşili umman derya sarmaşık olan kupkuru bir bankta oturuyordu genç adam. Cümleler kurup kurup  bozuyordu. Ya sevip sevip çıkmazlara düşüşü ah hiç sorma. Uyanıyor lakin tekrar uyuyordu. Hayatta kalan tek dayanağı koca çınar babasını düşünüyor böylece yaşama tutunuyordu. Belki de her gün onun ışığı ile uyanıyordu kim bilir...Yaktığı mumlara tek tek söz veriyordu her gece. Yokluk çekmiyor da yoksunluktan az daha ölecek gibi oluyordu. Rahmetli dedesinden kalan kostaklı saatinin zinciri göğsünü dürtüyordu da dayanamayıp her seferinde el ense ediyordu saate.

\r\n\r\n

Saat 19.32'yi gösteriyor. Hava karardı kararacak. İlkbahar kokuları pek umrunda olmuyor. Genç adamın kaşları düşmüş, vatkalı ceketi omuzlarından sarkmış, eskisine nazaran biraz zayıflamıştı. Kalbine amansız bir hastalık değmiş onu çaresiz etmiş gibiydi. Anlatmıyordu kimseye sadece Ahraz dinliyordu. Ahraz...

\r\n\r\n

Annesini hissetti yanında ah yaşasaydı nasıl da sımsıkı sarılırdı ona. Kuş misali kafese koyardı da bir yere uçup kaçmasın diye. Annesi...Anne diye mırıldandı biraz. Bütün hırslarını bütün yenilgilerini bütün sevgisizliklerini koydu kucağına ayağa kalktı birden. Başı döndü, sallandı etraflıca duramadı daha fazla oracıkta nemli yere yığılıverdi. Bir yandan Ahraz çalıyordu bir yandan anne derken gözlerine simsiyah bir perde çekilmişçesine bir buğu daha önce hiç böyle olmamıştı.Bilinci açıktı öyle ki kostaklı saatinin sağ cebinden düştüğünü bile hissetti. Almak istese de eli uzanamadı. Kulaklarında yüz kişinin uğultusu. Ne oluyordu böyle. Çok üzülünce böyle yerlere mi yığılacaktı. Genç adama göre saatler süren baygınlık diğerlerine göre sadece beş dakikaydı. Acılı bir beş dakika. Bir yudum su ve derin bir nefes ile başını dik tutabildi. Annesini aradı gözleri de göz yaşlarını utanmadan yerlere savurdu. Artık iyi olduğuna göre tekrar yalnız ve annesiz kalabilirdi. Küçük parmaklarına ilişti gözleri ne anlatmıştı annesi ona ;

\r\n\r\n

"Senin olmayana el uzatma, senden gitmek isteyen olursa buna hemen izin verme tut elinden utanmadan ve unutmadan... Eller kalbe uzanan en gizemli yoldur bu yolu kolla savurma, önemse. Ellerini sev. Küçük parmağını da. Sen iyi bir evlatsın."

\r\n\r\n

Genç adam tebessüm etti. Saate baktığında 19.45 olmuştu bile. Eve gitmeliydi, balıklarının sesini duymadan uyuyamazdı. Ayrıca acıkmış olmalılardır diye düşündü. Evet yaşamak tam da böyle bir şeydi; eksikliğinde eksik kalırdı bazı şeyler, bazı işler. Çünkü yaşamak hüzünlü de olsa gülücükler insanlar için vardı. Annesi haklıydı. Hemen bir kağıt kalem çıkarıp not aldı;

\r\n\r\n

"Güzel hanımefendi sizinle muhallebi yemek benim için bir şereftir. Cuma günü saat 15.00'te köşedeki Nar Pastane'sinde sizi bekliyor olacağım."

\r\n\r\n

Notu mavi demir kapıya iliştirdi. Umrunda bile değildi kim görürse görsün...Annesini dinledi. Ertesi gün Nar Pastane'sinin kapısında bekleyen mor ceketli bir hanımefendi belirdi. Utandılar. Hava en güzelinden bile güzeldi. Muhallebi bahaneydi, bu şarkı bitecek diye ikisi de çok korktu. Şarkı bitmedi. Şarkı iki cihanda da çaldı durdu. Genç kadının adı çok tanıdıktı. Anne. Genç adamın adı da. Baba.  Çocuklara her gece anlatılan bir hikaye olacaktı; serçe parmağın hikayesiydi bu.

\r\n\r\n

"Senin olmayana el uzatma, senden gitmek isteyen olursa buna hemen izin verme tut elinden utanmadan ve unutmadan... Eller kalbe uzanan en gizemli yoldur bu yolu kolla savurma, önemse. Ellerini sev. Küçük parmağını da. Sen iyi bir evlatsın."

\r\n\r\n

..........

\r\n\r\n

Annen hayatta ise hemen koş sarıl, uzak ise hemen ara sor. Hayatta değilse de onu çok özlediğini söyle duyacaktır. Bu yazıyı yazıp seni üzdüğüm için özür dilerim. Hadi kızına/oğluna serçe parmağın hikayesini anlat.

\r\n\r\n

Sevgilerle.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

27.06.2016 - GÖK YÜZLÜ 23.06.2016 - BİR DELİNİN BİR GÜNÜ 22.06.2016 - BİR DELİNİN GÜNCESİ 16.06.2016 - BEDAVA ÖĞLE YEMEĞİ YOKTUR 03.06.2016 - BEŞ DUYU 29.05.2016 - OGG 19.05.2016 - DON 13.05.2016 - ELE AVUCA SIĞMAYAN(I)LAR 06.05.2016 - İL(L)ET İŞİM 29.04.2016 - SEN YOLU BİLİYORSUN 21.04.2016 - AŞKSAL DEDİKODULAR 15.04.2016 - SERÇE PARMAK 14.04.2016 - DÖRDÜNCÜ AYIN ON BEŞİ 01.04.2016 - ALÜMEÇ 25.03.2016 - SAATLİ GÜNLER 18.03.2016 - RUH KABI 11.03.2016 - VEFATSIZ ACI 04.03.2016 - NİŞANLAN(MA), EVLEN(ME), BOŞAN(MA) 25.02.2016 - BİLMEM KAÇ SAYILI SEVGİ KANUNU 22.02.2016 - İÇ'SEN'LEŞTİR 12.02.2016 - BAKIR TASLAR 04.02.2016 - ÖZÜR DİLERİM 28.01.2016 - SEVGİ İZİ 21.01.2016 - Kendini uyanık zannedenler klubü 15.01.2016 - SİMURG 08.01.2016 - MORENİCA 30.12.2015 - KIŞ KAVUNU 17.12.2015 - ÇİLEKLİ ÖĞÜTLER 11.12.2015 - ZAMİRLİ VANİLYA 26.11.2015 - AKIL OYUNU 26.11.2015 - SİYAH ZEYTİN 12.11.2015 - BAZI BİRİLERİ 06.11.2015 - ÖZDE 25.10.2015 - Çocuk Sev Diyorum 08.10.2015 - MÜSTAKİL EVLER 01.10.2015 - NE(SİL), NE KALEM NE DE BİZ 16.09.2015 - KAVUN KARPUZ 11.09.2015 - Gün DEMLİ 03.09.2015 - HİÇ HABERİM YOK 27.08.2015 - ŞAPKANI TAK 21.08.2015 - KOKULU KADINLAR

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
26°
Yarın:26°
Muhtemel sağanak
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim