Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

ÇERKES SÜRGÜNLERİ

ÇERKES SÜRGÜNLERİ

\r\n\r\n

Biz, geçmişte çok acılar çektik diye, isyan etmenin birlik ve beraberliğimizi zora sokmanın kime faydası var. Hangimiz sıkıntı çekmedik ki…

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Memleketin çocukları sıkıntılarla büyüdü. Dönemlerin kendine mahsus problemleri oldu. Osmanlının 624 yıl süren hâkimiyetinin ardından yıkılışı, tekrar yeni bir devlet olmanın doğum sancıları zor oldu…

\r\n\r\n

Velhasıl bu topraklar kolay “VATAN” olmadı.

\r\n\r\n

Kabul etmeliyiz ki, Kürt, Çerkes, Boşnak, Arnavut, Roman,  Rum, Laz, daha pek çok etnik tebaadan insan, bu ülkede birlikte yaşıyor. Hepsinin de ayrı ayrı sorunları oldu.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Öyle oldu diye; Her biri ayrı ayrı İSYAN MI etsin. Yoksa birlikte BÜYÜK TÜRKİYE için kenetlensin mi?

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Kafkasya’dan göç ederek Anadolu’ya gelen, milli mücadelenin her safhasında, HER CEPHESİNDE KAHRAMANCA en önde mücadele eden, Ödemiş, İLKKURŞUN’da Yunana dur, diyerek geçit vermeyen Çerkeslerin dramını hiç duydunuz mu?

\r\n\r\n

SİZCE ÇERKESLERİN ÇEKTİKLERİ AZ MIDIR? Onlar da mı isyan etsinler?

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

GELİN;  BİRLİKTE GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜNÜ HATIRLAYALIM.

\r\n\r\n

( 18 ARALIK 1922 - 21 HAZİRAN 1923)

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

* “Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı tarihlerde çeşitli halkların yaşadığı Marmara bölgesi son derece karışık bir görünüm arz etmekte olup, kışkırtmalara, isyanlara ve her türlü anarşiye elverişlidir. Bir taraftan İngilizlerin, öte taraftan Milli Mücadele taraftarlarına karşı duran İstanbul Hükümeti'nin neden olduğu bir kargaşa söz konusudur. İttihat ve Terakkicilere karşı bir tavır içindeki Hürriyet ve İtilaf Partisi taraftarlarının da etkin olduğu bu kargaşada Çerkeslerin zarar görmemesi adına İstanbul'dan Binbaşı Çerkes Sıtkı Getsev ve Mustafa Butbay nasihat heyeti olarak gönderilmişse de bir sonuç alamamışlardır.

\r\n\r\n

Böyle bir ortamda bir kısım bölge Çerkesi, Kuvay-ı Milliye çalışmalarına destek için Ethem Bey'in çağrısına uyarak katılırken, bir kısım da İstanbul Hükümeti lehinde faaliyet gösteren yine bir Çerkes olan Anzavur Ahmet'in safında yer almışlardır. Bunun sonucunda da Çerkesler karşı karşıya gelmişlerdir.(Her iki grupta o günün şartlarında vatan müdafaasına gönüllü katılmışlardır.)

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Yunanlıların ilerleyişini durduran, Anadolu'yu bir yangın gibi saran isyanları bastıran Pşevu Ethem Bey'in düzenli orduya geçiş aşamasında Ankara Hükümeti ile yaşadığı krizlerle birlikte, İsmet İnönü ve taraftarlarının siyasi oyunlarıyla hain ilan edilmesi ve bunun üzerine herhangi çatışmaya girmek istemeyip, iradesi dışında geçiş protokolü ile Yunanlıların izniyle Anadolu'yu terk etmesi, Anzavur Ahmet'in İstanbul lehinde yaptığı çalışmalar ve Ankara Hükümetine karşı başlattığı isyanlar, Büyük fedakârlıklar gösteren ve düşmana ilk kurşunu atan Çerkeslerin aleyhinde bir havanın hâkim olmasına yol açmıştır.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Bu sebeplerle birlikte Bulgar göçmenleri, başta olmak üzere ekonomik ve sosyal yaşam düzeyi Çerkeslerden geri olan köylülerin tahrikiyle, Çerkeslere karşı, bir sindirme politikasına yönelik ilk olarak 18 Aralık 1922'de Gönen'e bağlı Mürüvvetler (Çizemuğ Hable) köyü sürgüne tabi tutulmuştur. Topluca sürülen bu köyle ilgili etkin bir tepkinin olmadığı görülünce de 2 Mayıs 1923 tarihinde bölgede bulunan 14 Çerkes köyünün daha boşaltılarak, halkın sürülmesine yönelik Sürgün Kararnamesi uygulamaya konulmuştur. Bu köyler ve sürgün tarihleri şu şekildedir;

\r\n\r\n

GÖNEN'E BAĞLI KÖYLER;1- Üçpınar köyü 28 Mayıs 1923 Pazartesi 2- Muratlar köyü 5 Haziran 1923 Salı 3- Armutlu (Sızıköy) 9 Haziran 1923 C.tesi 4- Dereköy (Keçidere) 13 Haziran 1923 Çarşamba 5- Çınarlı (Keçeler) 17 Haziran 1923 C.tesi

\r\n\r\n

MANYAS'A BAĞLI KÖYLER;1- Boğazpınar Ocak 1923  2- Kızılkilise (Kızılköy) 7 Haziran 1923  3- Yeniköy 7 Haziran 1923 4- Dümbe (Tepecik) 7 Haziran 1923 5- Ilıca (Ilıcaboğaz) 11 Haziran 1923 (Şimdi Susurluk'a bağlı) 6- Karaçallık 13 Haziran 1923 7- Bolağaç 13 Haziran 1923 8- Değirmenboğazı 21 Haziran 1923 9- Hacıosman 21 Haziran 1923

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Bu köylere uygulanan sürgün uygulaması hemen hemen aynı şekilde gerçekleşmiştir. Önce Çerkes köyleri, askerler tarafından kuşatılmış ve tüm çevre köylerle irtibatları kesilerek, giriş-çıkışlar yasaklanmıştır. Ardından subaylar komutasında köylere giren askerler, halkı zorla evlerinden çıkarıp meydanlarda toplayıp sürgün kararını deklare etmişlerdir.

\r\n\r\n

Sürgün kararına göre köylülerin, sadece bir kağnı arabasını doldurabilecek şekilde eşyalarını yanlarına almalarına izin verilirken, hayvanlarını yanlarında götürmemeleri emredilmiştir. Bunun üzerine de Çerkesler, hayvanlarını elden çıkarmaya başlamışlardır. Ancak burada da devreye önceden belirlenmiş belirli alıcılara satmaları koşulu öne sürülmüştür.

\r\n\r\n

Bu yüzden de hayvanlarını yok pahasına satmak zorunda bırakılmışlardır. Öyle ki, o dönemlerde esas fiyatı 200 Lira olan bir çift öküz en çok 30 Liradan, koyunun çifti ise 7-8 Liradan, en kaliteli atlar ise 20-25 Liradan elden çıkarılmıştır.

\r\n\r\n

Çerkesler, askerlerin denetiminde konvoylar halinde ve karışık halde köylerinden çıkarılırlar. Verilen molalarda erkekler, kadın ve çocuklar ayrı ayrı gruplar halinde toplandıktan sonra tümüne diz çöktürülerek bekletilir, tuvalet ihtiyaçlarının görülmesi bile askerlerin gözetiminde gerçekleşir..

\r\n\r\n

Sonrasında Çerkesler; Sarıköy, Ayvalıdere, Körpeağaç güzergâhından kilometrelerce yol kat ederek Bandırma'ya götürülürler.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Özellikle Dereköy Çerkeslerinin, Sarıköy'den geçişi esnasında yaşanan hadise bugün halen bölge halkının hafızalarında yer almaktadır. Hadise şu şekildedir;

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Çerkeslerin geçişi esnasında Sarıköy köylüleri yollara çıkıp Çerkeslerle alay etmek için yola çıktıklarını gören Thamadeler,(yaşlı, sözü dinlenen lider) gençlere en güzel giysileri giyinmeleri talimatını verir ve içleri kan ağalarken ÇERKESLER PŞINELER, MIZIKALAR EŞLİĞİNDE CEUG (MAHALLİ OYUN) YAPARAK SARIKÖY'DEN ŞAŞKIN BAKIŞLAR İÇERİSİNDE GEÇERLER. Bunun üzerine Sarıköylüler " Bu Çerkeslerle baş etmek zor, ölüme bile eğlenerek gidiyorlar." demek zorunda kalırlar.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Bandırma'ya getirilen Çerkesler burada bekleyen kapalı hayvan nakil vagonlarına balık istifi şeklinde doldurularak Afyon ve Konya'ya, birkaç ay burada bekletildikten sonra Niğde'ye gönderilirler. Bir kısmı burada bırakılırken geri kalanı Malatya'ya sevk edilir. Malatya'da ise topluca kalmalarına izin verilmeyip bölgeye dağıtılırlar. Barakalara, eski köhne yapılara yerleştirilirler. Yolda giderken kendilerine verilen günlük ancak oldukça az tayin yardımı da tamamen kesilir. Kendi çabalarıyla yaşam mücadelesi verirler.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Sürgün sırasında büyük bir tepki olmamasına karşın Osmanlı'nın son dönem Çerkes aydınlarından, Çerkesler ve Kafkasya hakkında birçok makalesi bulunan ve aynı zamanda bugünkü Beşiktaş Jimnastik Kulübü kurucularından Mehmet Fetgeri Şoenü peş peşe kaleme aldığı ve TBMM'ye sunduğu iki önemli yazı ile tepkisini açıkça ortaya koymuştur. Bu raporlar;

\r\n\r\n

-Çerkes Sorunu Hakkında Türk Kamuoyu ve T.B.M.Meclisi'ne Sunu l. (18 Ağustos 1923 tarihli ve 16 sahifeden ibarettir.)

\r\n\r\n

-Çerkes Sorunu Hakkında Türk Kamuoyu ve T.B.M.M'ne Sunu 2 (15 Kasım 1923 tarihli ve 20 sahifeden ibarettir.)

\r\n\r\n

Mehmet Fetgeri yayınladığı bu raporlarla ömür boyu bir daha yayın yapmamak cezasına çarptırıldıysa da kısmen amacına ulaşmıştır. O günlerde tepkisiz kalan Başkan Vekili Çince Rauf Orbay ile birlikte Çerkes vekiller ve paşalar, sunulan raporlarla birlikte tepkilerini gösterirler ve böylece gösterilen çabalarla Sürgün Kararı kaldırılır. Böylece 14 Çerkes köyü dışında yine sonradan listeye alınmak üzere bekletilen 30 Çerkes köyü daha sürgün edilmekten kurtulur.

\r\n\r\n

Sürgün kararının kaldırılmasından sonra Niğde'de kalanlar, Sürgün kararının kaldırılmasıyla birlikte burada oldukça yoksul bir yaşamla yıllarını geçirdikten sonra kendi çabalarıyla yaya olarak gruplar halinde eski köylerine dönmeye başlarlar.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Ancak bu sefer de eski köylerine Bulgar göçmenlerinin yerleştirildiğini, mallarının, tarlalarının, bağ ve bahçelerinin talan edildiğini görürler. Bunun üzerine gelen grupların belli noktalarda çoğalarak köylere girmeleri ve bunun üzerine Bulgar Göçmenlerinin zorluk çıkarmadan gitmeleriyle birlikte evlerini geri alılar. Ancak tabii hayvanları ve malları tamamen elden gittiğinden fakir insanlar olarak hayatlarını yeni baştan inşa etmek zorunda kalırlar. Bu esnada kendi köy muhtarlarını bile kendilerinin seçmesine izin verilmez. Kaymakamlık tarafından köylerin dışından ve Çerkes olmayan muhtarlar köyleri idare ederler. Köylerde Çerkesce konuşulması ve milli düğün ve oyunların tertip edilmesi, mızıka çalınması yasaklanır. Her halükarda yasakların delinerek herhangi bir Pşine(akordeon a benzer mahalli çalgı) eşliğinde düğün yapılması durumunda Jandarmalar tarafından düğünlerin dağıtılması ve "Burası Rusya değil" denilerek Pşinelerin parçalanması gibi hadiseler yaşanır.

\r\n\r\n

Nitekim bu sert uygulamalar uzun yıllar sürer. Doğu'ya gönderilenlerin akıbetleri tam bilinmemekle birlikte çoğu Doğu Anadolu'da zamanla asimile olmuştur.

\r\n\r\n

Bugün bu köylerde sürgün olayını çocukken yaşamış sürgün esnasında yollarda eşlerini, büyüklerini, akrabalarını, komşularını kaybeden yaşlılar ve onların nesilleri halen yaşamaktadır.

\r\n\r\n

Konuşulması uzun yıllar yasak olan bu konuları, bugünlere kadar anlatmaktan çekinmişlerdir. Bundan dolayı da yaşanılan bu sürgün Türkiye Çerkes diasporası tarafından pek bilinmemektedir. “

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

BU TOPRAKLARDA HUZUR İSTİYORUZ…

\r\n\r\n

Yeter ..! Kavga ederek bir yere varamayız. Tek devlet, tek bayrak, tek millet olalım. Yoksa parçalanarak küçülür hepimiz yok oluruz.

\r\n\r\n

GELİN TEMİZ BİR SAYFA AÇALIM.YETER ..! HUZUR İSTİYORUZ..!

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

*İzzet Aydemir, NART: İki Aylık Düşün ve Sanat Dergisi, Sayı 15, Kasım-Aralık 1999.

\r\n\r\n

Jıneps, " Cumhuriyet döneminin ilk iç sürgünü", Aralık 2013.

\r\n\r\n

"Tüm Eserleriyle Mehmet Fetgeri Şoenü", Türkçeleştirenler: Doğan Erdinç, Metin Bozkurt, Kaf-Dav Yayınları, Ankara 2007.

\r\n\r\n

"Unutulan Geçmişin Peşinde: “Gönen – Manyas Çerkes Sürgünü” Guşıps, Kasım 2013.

\r\n\r\n

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

30.06.2016 - SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SADIKANE YAR OLUR 29.06.2016 - BAYRAMA BİR HAFTA KALDI 21.06.2016 - “GENÇLİĞİME SEVGİLERİMLE” videosu 19.06.2016 - KIRIK CAM TEORİSİ 17.06.2016 - AİLECE KARNEMİZİ ALDIK 14.06.2016 - AB MACERAMIZ SÜRÜYOR. 08.06.2016 - “VATAN, BİZE KILICIMIZIN EKMEĞİDİR” 08.06.2016 - BEREKET AYI,  RAMAZAN 06.06.2016 - BEREKET AYI, RAMAZAN 03.06.2016 - MAAŞIN BENİM VERGİLERİMDEN ÖDENİYOR 31.05.2016 - BÜYÜK ÇERKES SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI (21 MAYIS 1864 ) 25.05.2016 - KEŞKE ÖYLE YAPMASAYDIM 20.05.2016 - TIK, TIK, TIK… 18.05.2016 - EBRUCU OSMAN ŞİMŞEK 16.05.2016 - BİZDE BÖYLE 13.05.2016 - BAŞARI KASANDA DEĞİL KAFANDADIR 11.05.2016 - “SORMA AZİZİM” ..! 08.05.2016 - ANNELER GÜNÜ 04.05.2016 - MAAŞIN, BENDEN KESİLENLE ÖDENİYOR..! 28.04.2016 - Sen neye hazırsan onu bulursun… 26.04.2016 - Veliler (TEOG) sınavına hazır mı? 20.04.2016 - “BİLÂFÂSILA TENKİT”MODA OLDU..! 13.04.2016 - "SEN, SADECE BİR İNSANSIN" 08.04.2016 - HOTAŞLAR BANDOSU (2) 08.04.2016 - HOTAŞLAR BANDOSU (1) 01.04.2016 - ACABA, SİZCE TİLKİ KİM..! 30.03.2016 - MEKTEP MÜSAMERELERİ 25.03.2016 - BİZLER VAR YA, BİZLER..! İNANIN ÇOK YANLIŞ YAŞIYORUZ… 23.03.2016 - TERÖRLE GEÇEN 40 YIL 16.03.2016 - 16 MART ÖĞRETMEN OKULLARININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ 09.03.2016 - “KÂSENİN DİBİ YOK” 03.03.2016 - “GENİŞ TABANLI EĞİTİM SİSTEMİ” 25.02.2016 - ADALETİNLE BİN YAŞA… 23.02.2016 - SOSYAL BOZULMA 18.02.2016 - DR.İBRAHİM ARIKAN 10.02.2016 - “KİFAYETSİZ MUHTERİSLER “ 03.02.2016 - “NEREDEYSE BULMUŞTUK..! ” 29.01.2016 - ÇATIDAKİ ÇOCUK 27.01.2016 - KARNEN NASIL..! 21.01.2016 - ÇÖP KAMYONU KANUNU 13.01.2016 - KARAKOLDAKİ ÇOCUKLAR 05.01.2016 - ÇERKES SÜRGÜNLERİ 30.12.2015 - BU İŞİ “FİNLİLER” DAHA İYİ YAPIYOR. 22.12.2015 - “SOSYAL” ÖĞRENCİYE EK PUAN 17.12.2015 - PATATES YUMURTA VE KAHVE 16.12.2015 - SELFİE MODASI 09.12.2015 - Bunlar; “Victor Hugo’nun değil, bizim sefiller”...! 02.12.2015 - ESKİDEN DAHA DA MI MUTLUYDUK? 26.11.2015 - HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA. 19.11.2015 - TALAŞ BİÇİLMEZ 18.11.2015 - AKILLI TAHTA MI? AKILLI ÖĞRETMEN Mİ? 12.11.2015 - KALP PENCERENİ SİL.. 11.11.2015 - KİM SENİN BAŞARILI OLMANA ENGEL OLABİLİR Kİ... 05.11.2015 - ADIMIZ TÜKETİCİ OLDU 04.11.2015 - YORGAN GİTTİ..! KAVGA BİTSİN… 01.11.2015 - Kaybolan Muhabbetin Bedeli.. ASIL DEPREM EVİMİZDE..! 29.10.2015 - İŞİN SIRRI BUDUR…! 27.10.2015 - KIYMETİNİ BİLEMEDİĞİMİZ “CUMHURİYET” 23.10.2015 - ÖN YARGI her zaman sorundur 21.10.2015 - ENGELLİ ŞAMPİYON 15.10.2015 - TOPLUM NEREYE GİDİYOR 13.10.2015 - ACIMIZ BÜYÜK..! HEPİMİZ YASTAYIZ. 07.10.2015 - ACABA, SİZCE TİLKİ KİM..! 01.10.2015 - BİLGİYE DEĞER VERELİM.. BU İŞ GOOGLE İLE OLMAZ.. 30.09.2015 - ‎ZİL ÇALDI..! DERSLER BAŞLADI. 15.09.2015 - “NE OLACAK MEMLEKETİN HALİ” 11.09.2015 - KANDİLİN YAĞI BİTERSE, IŞIĞI SÖNER… 01.09.2015 - "ERTELEMEK, HAYATI KAÇIRMAKTIR." 30.08.2015 - PİŞMANLIKLARIMIZ..! 27.08.2015 - SANKİ DUVARA KONUŞUYORUM 25.08.2015 - HAMAMÖZÜ 18.08.2015 - ESAS OLAN “YÖNETİM FELSEFESİ”DİR..! 11.08.2015 - BU KAVGANIN KAZANANI OLMAYACAK 04.08.2015 - İSTANBUL’DA CÜZDANIMI KAYBETTİM.. 29.07.2015 - OKUL KAYDIMA DAİR BİR HATIRA… 23.07.2015 - İşi ehline sormak 21.07.2015 - Sizde mi “TÜKETİCİ”siniz? 19.07.2015 - NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR ..! 06.07.2015 - ŞİMDİ “TERCİH” ZAMANI 30.06.2015 - “NİHAT HATİPOĞLU”NU DİNLEMEYE GİTTİM.. 24.06.2015 - KURALSIZLIK.. NORMSUZLUK... 23.06.2015 - “RAMAZANDA” KOALİSYON KURULUR MU? 17.06.2015 - RÜYAMDA, EŞEKLE YÜK TAŞIDIM.. 10.06.2015 - TATİL ZİLİ ÇALIYOR..! 07.06.2015 - MERDİVEN 26.05.2015 - “BORALTAN KÖPRÜSÜ” 19.05.2015 - SÜRGÜN MÜ, SOYKIRIM MI? 13.05.2015 - UNUTMAYALIM, ÇOCUKLAR ŞIMARIK DOĞMAZ. 29.04.2015 - “HER NÂSİP VÂKTİNE ESİRDİR. .” 22.04.2015 - DANIŞACAK BİR YERİN VARSA, NE BÜYÜK NİMET. 15.04.2015 - ERKAN AKÇAY 08.04.2015 - NAZİLLİ, BOZDOĞAN, KEMER BARAJI ZİYARETİM 03.04.2015 - HAYAT YOLU 25.03.2015 - OLANDA HAYIR VAR..! 18.03.2015 - DARÜL MUALLİMİN 11.03.2015 - SEN NELERE KADİRSİN BE “GOOGLE” 04.03.2015 - “İNSAN, EVRENDE, YÜREĞİ KADAR YER KAPLAR.” 25.02.2015 - ANGUT 12.02.2015 - “BIRAKINDA BU KADARCIK YETKİMİZ OLSUN “ 03.02.2015 - DUVARA KONUŞUYORMUŞUM GİBİ GELİYOR..! 21.01.2015 - “SÜKÛNETLE, SUHULETLE” 14.01.2015 - STATÜKOYU SEVİYORUZ.. 07.01.2015 - BİZE NELER OLUYOR…! 31.12.2014 - BİR DOKTORUN VEDASI..! 24.12.2014 - “SORMA AZİZİM” ..! 17.12.2014 - KİM DERDİ Kİ..! 16.12.2014 - KİM DERDİ Kİ..! 09.12.2014 - ENGELLİ ADAYIYIZ

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim