Misafir
6,051
5,3258
213,62
ÜYE GİRİŞİ

EĞİTİM NASIL DÜZELİR

EĞİTİM NASIL DÜZELİR

\r\n\r\n

Biz, çok okuyan, araştıran ve her konuda bilgi sahibi olan, bilgimizden dolayı da her konuda söz söyleme hakkına sahip olan bir milletiz. (!)

\r\n\r\n

Öyle ki bir yerde siyaset konuşuluyorsa, eğitim, dış politika, ekonomi, savunma sanayisi vs gündeme gelmişse bu konulardaki engin bilgi birikimimizi ve uzman görüşümüzü sergilemekten geri kalmayız.

\r\n\r\n

Geçtiğimiz günlerde bir yemekte X partisinin milletvekili adayıyla aynı masaya denk geldik. Daha önce bir tanışıklığımız olmadığı için yemek öncesi tanışma fırsatı bulduk. Eğitimci olduğumu öğrenince hemen eğitimle ilgili projelerini anlatmaya başladı değerli adayımız.

\r\n\r\n

Eğitimde başarısızlığın sebebini bulmuştu, düzeltebilmek için tek çare vardı, herkese eşit eğitim. Bu da şöyle sağlanacaktı: Mesela, Balıkesir’in en başarılı Anadolu Lisesi SYAL’ın öğretmenlerini alıp diğer okullara dağıtacak, bunun gibi diğer başarılı liselerin öğretmenleri de başarı sıralaması düşük okullara dağıtılacak, dolayısıyla her öğrenci bu işinin ehli öğretmenlerden istifade edecek ve başarı seviyesi yükselecek.

\r\n\r\n

“Özür dilerim, ne işle meşgulsünüz?” diye sordum, avukat olduğunu söyledi. Değerli avukatım ve milletvekili adayım, eğitimci olmadığınız belli, bu projenizi bana açtınız, yeni tanışmış olsak da aynı masada yemek yeme, su içme hukukumuz oluştu, ben sizin bu fikrinizi tebessümle karşılayabilirim; ama sakın başka yerde bunları anlatmayın, eğitim konusuna yabancı olduğunuz ortaya çıkar, dedim ve onun bozulmasına aldırmadan devam ettim.

\r\n\r\n

Bakın, birincisi öğrenciler sözünü ettiğiniz liselere puanla giriyorlar. Dolayısıyla en yüksek puanla öğrenci alan okulun başarısı zaten o okula yerleşen öğrencinin başarı seviyesinin yüksek olduğundandır. Hani rahmetli Barış Manço’nun bir şarkısı var:

\r\n\r\n

            “Altın yere düşmekle değerini kaybeder mi,

\r\n\r\n

            Tenekeyi parlatsan çeyrek altın eder mi?”

\r\n\r\n

Şimdi, siz ne yaparsanız yapın, isterseniz ülkenin en iyi profesörlerini getirin, 200 puanla bir liseye yerleşmiş öğrenciyi 480 puanla başka bir liseye girmiş öğrenci seviyesine çıkartamazsınız. Çünkü bir bardağın alacağı su ancak bir bardaktır. O bardak, sürahinin tamamını alamaz. Bu okulda 200 puanlık öğrenciyi 250, hadi biraz daha iyimser bir tabloyla 300 puan seviyesine çıkarabilmişsek bu büyük başarıdır.

\r\n\r\n

İkincisi, bakın size bir proje vereyim, bunu kendi fikrinizmiş gibi pazarlayın, kullanın. Belki bir gün birilerinin aklına yatar, uygular ve ülkemizin eğitim sistemi gerçekten düzelir.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

Ülkemizdeki eğitim sistemini düzeltmek için beş aşamalı bir plan uygulamak gerek. Birinci aşama, Türkiye’deki tüm öğretmen sendikalarını kapatacaksınız. Çünkü öğretmen sendikaları bundan sonra yapacağımız uygulamaların önünde büyük bir engeldir ve bugüne kadar ben eğitim için faydalı bir şey yaptıklarına şahit olmadım.

\r\n\r\n

İkinci aşama, tüm öğretmenleri kendi alanlarında beş yılda bir yeterlilik sınavına sokacaksınız. 75 puan baraj olacak ve bu barajı geçemeyen kişi öğretmenlik yapamayacak.

\r\n\r\n

Üçüncü aşama, barajı geçen öğretmenleri üç yılda bir psikolojik teste tabi tutacaksınız. Öğretmenlik yapmaya psikolojik olarak yeterli mi değil mi tespit edeceksiniz ve bu testi geçemeyen de öğretmenlik yapamayacak.

\r\n\r\n

Dördüncü aşama veli, öğrenci, müfredat ve sınavlarla ilgili. Öncelikle okullardaki tüm yazılı sınavlar merkezi sistem yapılmalı ve sınav okumaları standart olmalı. Bu şekilde hangi okulun, hangi öğrencinin ne durumda olduğu daha net olarak ortaya çıkacaktır. Sınavlar çoktan seçmeli değil, açık uçlu olmalı. Çocuğun belli kalıplara göre cevap vermesi değil, fikir üreterek cevap vermesi sağlanmalı.  Bir üst okula giriş sınavı yapılmamalı. Merkezi yapılan yazılı sınav sonuçlarına göre öğrenci bir üst okula yönlendirilmeli. Öğrenciler eğitim sürecindeki başarısına göre hangi okula gideceğini bilmeli. Yarış atına dönüştürülmemeli. Bu arada öğretmen tamamen devre dışı bırakılmamalı, öğretmenin kanaat notu da dikkate alınmalı. Müfredatlar güncellenmeli, her öğrenci matematik yapacak, matematiğin, edebiyatın tüm detaylarını bilecek diye bir şey olmamalı. Öğrenci örneğin matematikten, edebiyattan nefret ettirilmemeli. Öğrencinin seviyesine, ilgi alanına göre konular işlenmeli.

\r\n\r\n

İlave  olarak, her velinin çocuğu çok değerlidir, önemlidir; ancak veliler bugün çocuğunun üzerine düşmeyi haddinden fazla abartmış durumda. Bütün bunların yanında öğrenciden önce veliyi de eğitmek, velinin öğretmene iş öğretmeye kalkmamasını sağlamak, bütün çocukların değerli olduğunu, kendi çocuğunun bir başkasının çocuğundan ayrıcalıklı olmadığının farkına varmasını sağlamak gerek.

\r\n\r\n

Son aşama, milli eğitim bakanı bu elemelerden geçen öğretmenler tarafından seçilmiş bir öğretmen olacak ve bakanlık hükümete bağlı bir kurum olmayacak. Özerk bir başkanlık olacak. Yedi yılda bir nitelikli öğretmenlerin seçimiyle gelmiş ve işin içinde yetişmiş, tüm sorunları ve çözümleri bilen biri olacak. Nasıl ki adalet bakanlığının başına bir mühendis, sağlık bakanlığının başına bir öğretmen gelemiyorsa milli eğitimin başına da öğretmen dışında biri gelememeli.

\r\n\r\n

Sevgili vekil adayımızın meclise gidip bu projeyi uygulama şansı olmadığı için belki birileri okur da ilgisini çeker, ilerleyen zamanda uygular diye yazma gereği hissettim. Öğretmen sendikaları ve bazı öğretmenler tarafından tepki alacağımı biliyorum. 23 yıldır eğitimin mutfağında olan biri olarak ben bu sınavlara girmeye hazırım.

\r\n\r\n

 

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

21.06.2016 - BU YAZ KİTAP OKUYALIM 08.06.2016 - Ne Okuyalım? 06.06.2016 - EZAN 02.06.2016 - Milletimizin kodlarıyla kim oynuyor? 27.05.2016 - Mübarek Hurma 18.05.2016 - TONYA 16.05.2016 - ŞİİR VE ŞAİR 04.04.2016 - Terör Yönetimi ve Korku Siyaseti 26.02.2016 - Ekmeğe saygı vardır bizim kültürümüzde 18.02.2016 - AĞRI KESİCİ 12.02.2016 - Yörük, Türkmen, Macir 04.02.2016 - Kitap okuyalım, kitap okutalım. 21.01.2016 - Çiçek Böcek Din Siyaset 17.12.2015 - Aytmatov 10.12.2015 - YETERİNCE OKUMUYORUZ 07.12.2015 - ATATÜRK TİCARETİ 26.11.2015 - EĞİTİM NASIL DÜZELİR 20.11.2015 - Modern Köleler miyiz? 13.11.2015 - Yazmak bir tutkudur 17.09.2015 - Anılar… 10.09.2015 - Mirasyedi Züppeleriz 23.08.2015 - KORKU KÜLTÜRÜ 20.08.2015 - Zemheri Kuyusu ve Goethe 12.08.2015 - Ne İş Olsa Yapmam Abi 26.07.2015 - Deli Hakkı 08.07.2015 - Türk’ün Sosyal Medya ile İmtihanı 07.07.2015 - YAZMAK DEYİNCE 02.07.2015 - BU YAZ KİTAP OKUYALIM 26.06.2015 - Burası Türkiye mi? 23.06.2015 - Babalar ve Oğullar 12.06.2015 - Dayak Cennetten Çıkmadır 10.06.2015 - Sağın Sanatı 05.06.2015 - Ülkemde Eğitim Nasıl Düzelir? 28.05.2015 - MATEMATİKLE BARIŞIYORUM 18.05.2015 - İTHAL KAHRAMANLAR 15.05.2015 - Anadolu’da Yazar Olmak 14.05.2015 - Tv Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü 07.05.2015 - Yörükler 06.05.2015 - Dayak Cennetten Çıkmadır 30.04.2015 - KENDİ İTHALATIMIZ 24.04.2015 - SÖZLÜK OKUYUN 06.04.2015 - Derdimiz Matematik 27.03.2015 - YGS’de Başarı Kriteri 20.03.2015 - Yüzüncü Yılında Çanakkale Zaferi ve Havranlı Seyit 13.03.2015 - YGS Öncesi Velilere Tavsiyeler 06.03.2015 - Anı Üzerine 27.02.2015 - Ekmeğin Kıymeti 15.02.2015 - YENİDEN DİRİLİŞ 06.02.2015 - Tarihi Sıvamak 30.01.2015 - Ödev-Eğitim-Başarı 23.01.2015 - Ne Okuyalım? 16.01.2015 - HALİL SOYUER 12.01.2015 - U Düzeni 01.01.2015 - S. Ahmet Arvasi 25.12.2014 - Yerli Malı 18.12.2014 - Okumak Üzerine

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim