Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

Zemheri Kuyusu ve Goethe

Zemheri Kuyusu ve Goethe

\r\n\r\n

Yazarlar ve şairler, bir şehrin markalarıdır. Birçok yazar, şair yaşadıkları veya doğdukları, öldükleri şehrin adıyla anılır. Onların evleri genellikle müzeye dönüştürülür ve ziyaretçilere açılır. Bu, o şehir için prestij kaynağıdır.

\r\n\r\n

Birçok ismi örnek verebiliriz buna. Yerelden başlayalım: Gönen Ömer Seyfettin’le anılır, Edremit Sabahattin Ali’yle. Necati Cumalı deyince akla Urla gelir. Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) deyince Bodrum… Sait Faik Burgazada, Hüseyin Rahmi Heybeliada ile özdeşleşmiştir. Fuzuli deyince Kerbela, Mevlana deyince Konya, Namık Kemal denince Tekirdağ, Orhan Kemal denince Adana gelir akla.

\r\n\r\n

Dünyanın tanınmış yazarlarından Kafka Prag’la, Dostoyevski St. Petersburg’la, Mark Twain Elmira ile anılır. Faust’un yazarı Johann Wolfgang von Goethe Almanya’nın Frankfurt şehriyle bütünleşmiştir. Goethe Üniversitesi, Goethe’nin evi…

\r\n\r\n

Ahmet Haşim “Frankfurt Seyahatnamesi” adlı eserinde Goethe’nin evine yaptığı ziyareti özetle şöyle anlatır:

\r\n\r\n

“Frankfurt’a gelen herkesin sorduğu şunlardır: ‘Eski şehri gezdin mi?’ ‘Rothschild’lerin evine gittin mi?, ‘Goethe’nin evini gezdin mi?’ Frannkfurt şehri meşhur zengin Rothschild’in ve şair Goethe’nin vatanı olmakla iftihar eder. Vardığımın ilk günü Goethe’nin evine koştum. Romanyalı hasta arkadaşımla beraber.

\r\n\r\n

Gün pazardı. Eski İstanbul sokağını andıran gürültüsüz, tenha, temiz, loş bir sosakta eski bir İstanbul konağının tokmaklı kapısı önünde durduk ve bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. Goethe ne kadar büyük bir şair olursa olsun, ölümünden yüz sene sonra, bütün duvarları, bahçeleri, meydanları taze sarı çiçeklerle dolduran bu neşeli ve güneşli sonbahar sabahında loş bir sokaktaki loş evinde kendine kafi bir müşteri kalabalığı bulabileceğini pek ummuyordum.

\r\n\r\n

Goethe’yi ölümünden yüz sene sonra ziyaret edecek iki kişi bile bulunamaz diye düşünüyordum. Meğer aldanmışım. Bir mezara inecekmişim gibi soğuk bir ürperme ile açılan kapıdan içeriye girince hayretten donakaldım. Burada ruhun aydınlığı bir şafak ışığı gibi yüzümüze vurdu. Evin içi talebe yaşında çocuklardan, kızlardan, şık kadın ve erkeklerden, yaşlı efendilerden meydana gelmiş gayet temiz ve heyecanlı, büyük bir kalabalıkla dolu idi. Bunların hepsi de Alman’dı, yani bizim gibi merakın oraya çektiği seyyah ve yabancı cinsinden boş, kayıtsız bir gölge yığını değil.

\r\n\r\n

Frankfurt’un zengin iki üç ailesinden birine mensup olan Goethe’nin konağı kuyulu idi. O zamanlar kuyusu olmak bir aile için mühim bir imtiyazdı. Ancak Rothschild’lerin, Goethe’lerin kuyusu vardı. Halk için sokakta çeşmeler akardı. Mutfakta Goethe ailesinin muhteşem kuyusuna saygıyla baktık.

\r\n\r\n

Nihayet şairin çalışma odasına vardık. Kafileye kılavuzluk eden memur, üstü baştan başa mürekkep lekeleriyle kaplı eski bir yazı masası önüne gelip de ‘Goethe Faust’u bu masa üzerinde yazdı. Bu lekeler Faust’un lekeleridir!’ dediği zaman kalabalığın son dereceye varan merakı ve heyecanı, ışık halinde gözlerden taştı. Herkes o mukaddes gölgeleri yakından görmek için medeni nezaketi unutarak masaya yaklaşmak üzere kendine bir yol açmaya çalışıyordu. Bu hayran gözlerde lekeler, mürekkep lekeleri değil, fakat ebedi lacivert semada, namütenahi yıldız serpintileri idi.”

\r\n\r\n

Böyle diyor Ahmet Haşim 1933’te yayınlanan Frankfurt Seyahatnamesi’nde. Haşim 1932 yılında hastalığı sebebiyle Frankfurt’a gitti. Bundan 83 yıl önce, Almanların bir yazarlarına duyduğu saygıyı, sevgiyi, ilgiyi aktarmış bize. Biz, batıyı ortalama 50 yıl geriden takip ediyoruz. Ancak bu alanda 83 yıl gibi gerideyiz.

\r\n\r\n

Geçtiğimiz günlerde Balıkesir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Duymaz hocam, “Zemheri Kuyusu” başında yaptığımız bir sohbette “Balıkesir’in sanatı ve sanat faaliyetlerini anlayıp sindirebilmesi için daha 25 yıla ihtiyacı var.” demişti. Buradan hareketle Haşim’in anlattığı olayın yılını da üzerine eklersek demek ki biz Balıkesir olarak Batı’daki sanat anlayışını ve sanatçıya bakış tarzını 108 yıl geriden takip etmiş olacağız.

\r\n\r\n

Zemheri Kuyusu dedim de onu da anlatayım. Balıkesirli yazar Metin Savaş’ın ödüllü romanıdır “Zemheri Kuyusu”. 2005 yılında yayınlandı. "Türkiye Yazarlar Birliği"nin 2005 yılı "roman" dalındaki ödülü "Zemheri Kuyusu" adlı eseriyle Metin Savaş'a verildi. Romana ismini veren kuyu, bugün hala sapasağlam duruyor. Daha önce yazar Metin Savaş’ın ailesine ait olan evin bahçesinde. Bugün bir çay ocağının bahçesi olarak kullanılıyor ama ev ve bahçesi müteahhite verilmiş, yıkılacak, yerine büyük bir iş merkezi yapılacak.

\r\n\r\n

İsterim ki ödüllü bir romana adını veren bu kuyu ve “Zemheri Kuyusu” romanı şehrin sembolü olsun. Balıkesir’imiz bu romanla ve kuyuyla tanınsın. Evi müze yapma, kuyuyu olduğu yerde koruma imkanı bizim ülkemiz, şehrimiz için mümkün görünmüyor bugün. Ancak bu kuyu, olduğu gibi yerinden alınıp şehrin büyük parkı olan Atatürk Parkı’nda görünen bir yere yerleştirilsin. Üzerine de Metin Savaş’ın “Zemheri Kuyusu” adlı ödüllü romanının bir maketi konulsun, altındaki kitabede kuyu ve roman hakkında bilgi verilsin. Şehrimiz bir marka kazanmış olsun.

\r\n\r\n

“Zemheri Kuyusu” yok olmasın; bir fırsatı, bir değeri kaçırmayalım, öldürmeyelim. 25 yıl sonra sanatın değerini anladığımızda çok geç olur, çok geç…

\r\n\r\n

 

\r\n

Yazarın Diğer Yazıları

21.06.2016 - BU YAZ KİTAP OKUYALIM 08.06.2016 - Ne Okuyalım? 06.06.2016 - EZAN 02.06.2016 - Milletimizin kodlarıyla kim oynuyor? 27.05.2016 - Mübarek Hurma 18.05.2016 - TONYA 16.05.2016 - ŞİİR VE ŞAİR 04.04.2016 - Terör Yönetimi ve Korku Siyaseti 26.02.2016 - Ekmeğe saygı vardır bizim kültürümüzde 18.02.2016 - AĞRI KESİCİ 12.02.2016 - Yörük, Türkmen, Macir 04.02.2016 - Kitap okuyalım, kitap okutalım. 21.01.2016 - Çiçek Böcek Din Siyaset 17.12.2015 - Aytmatov 10.12.2015 - YETERİNCE OKUMUYORUZ 07.12.2015 - ATATÜRK TİCARETİ 26.11.2015 - EĞİTİM NASIL DÜZELİR 20.11.2015 - Modern Köleler miyiz? 13.11.2015 - Yazmak bir tutkudur 17.09.2015 - Anılar… 10.09.2015 - Mirasyedi Züppeleriz 23.08.2015 - KORKU KÜLTÜRÜ 20.08.2015 - Zemheri Kuyusu ve Goethe 12.08.2015 - Ne İş Olsa Yapmam Abi 26.07.2015 - Deli Hakkı 08.07.2015 - Türk’ün Sosyal Medya ile İmtihanı 07.07.2015 - YAZMAK DEYİNCE 02.07.2015 - BU YAZ KİTAP OKUYALIM 26.06.2015 - Burası Türkiye mi? 23.06.2015 - Babalar ve Oğullar 12.06.2015 - Dayak Cennetten Çıkmadır 10.06.2015 - Sağın Sanatı 05.06.2015 - Ülkemde Eğitim Nasıl Düzelir? 28.05.2015 - MATEMATİKLE BARIŞIYORUM 18.05.2015 - İTHAL KAHRAMANLAR 15.05.2015 - Anadolu’da Yazar Olmak 14.05.2015 - Tv Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü 07.05.2015 - Yörükler 06.05.2015 - Dayak Cennetten Çıkmadır 30.04.2015 - KENDİ İTHALATIMIZ 24.04.2015 - SÖZLÜK OKUYUN 06.04.2015 - Derdimiz Matematik 27.03.2015 - YGS’de Başarı Kriteri 20.03.2015 - Yüzüncü Yılında Çanakkale Zaferi ve Havranlı Seyit 13.03.2015 - YGS Öncesi Velilere Tavsiyeler 06.03.2015 - Anı Üzerine 27.02.2015 - Ekmeğin Kıymeti 15.02.2015 - YENİDEN DİRİLİŞ 06.02.2015 - Tarihi Sıvamak 30.01.2015 - Ödev-Eğitim-Başarı 23.01.2015 - Ne Okuyalım? 16.01.2015 - HALİL SOYUER 12.01.2015 - U Düzeni 01.01.2015 - S. Ahmet Arvasi 25.12.2014 - Yerli Malı 18.12.2014 - Okumak Üzerine

Yorum Yazın :Misafir

Yorumda İsminizin Çıkması İçin Üye Girişi Yapmalısınız

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim