Misafir
4,5832
3,8826
107.717
159,5071
ÜYE GİRİŞİ

MANİSA’NIN MÂNEVÎ HASTANESİ

 MANİSA’NIN MÂNEVÎ HASTANESİ

\r\n

            İlkokulu bitirip İmam-Hatip’e yeni başladığım 80li yıllarda rahmetli babam Yuntdağı’nın şirin köylerinden biri olan Recepli Köyü’ne götürmüştü. Köyün mezarlığının bulunduğu yerde beş-on kişi bazı inşaat işleri yapıyorlardı. Merak edip sormuştum babama; “ne yapıyorlar burada baba?” diye. Aldığım cevap zihnimden kalbime giden gizli dehlizde hala yankılanır durur: “Manevî hastane oğlum!”

\r\n

            Yıllar birbirini kovalarken o küçük inşaatın adeta hiç bitmiyormuşçasına gittikçe büyük bir dergah haline gelişinin her aşamasına şâhidlik ederek büyüyegeldim. O mübarek dergahın her duvarına bir taş/tuğla koymak, her karışına bir ağaç dikmek ve her kapısına-penceresine bir fırça boya yapmayı nasip eden Allah’a hamd-ü senâlar olsun.

\r\n

            Babannemin köyü olan Asmacık’tan dönerken yıllar önce bir gün, karşıdan tam tepenin ortasında yer alan dergaha derin derin bakakalmıştım; Aman Allahım, aynen bir gemiyi andırıyordu dergahın silüeti. Aklımdan ilk geçen Nuh aleyhisselamdı tabii, geminin çağrıştırdığı.

\r\n

Hayatı boyunca ilimle iştigal etmiş, talebeler yetiştirmiş ve manevi bir rehber olmuş, peygamber ahlakını yaşayan ve yaşatmaya çalışan, Muhammedî gönüller yetiştirmeyi kendine düstur edinen, örnek bir şahsiyet olan yeryüzü kandillerinden bir gönül sultanıi Manisamızın mânevî önderi MUHAMMED ZÜHDÜ (Kaddesallahü Sırrahü ) kimdir?

\r\n

*      *      *

\r\n

Mehmet Efendi (Allah O'na rahmet etsin), 1882 yılında, Yuntdağı’ nın Asmacık köyünde dünyaya gelmiştir. Çocukluk yılları köyde geçer. O zamanlar, köylerde tahsil şekli, köyde bir hoca var ise o hocadan Kur'ân-ı Kerim dersleri almak, mızraklı ilmihal okumak, temel Arapça dersleri almak ve hafızlık yapmak idi. Hafızlığını tamamladığında 10 veya 12 yaşlarındadır, dini ilimleri tahsil etme konusunda isteklidir ve Bergama Karacaahmed Medresesi’nde okumak üzere Bergama’ya gider.

\r\n

Bergama Karacaahmed Medresesinde 18 yaşına kadar okuyup belli bir ilmi seviyeye gelince, daha yüksek bir seviyede ilim tahsilini arzu etmektedir. Bu amaçla arayışlar içinde köyüne geri döner. Mehmet Efendi önce İzmir'e gider. Sonra da tren garından bir trenle Konya'ya doğru yola çıkar. Konya'da Kadınhanı'ndaki tahsil hayatı boyunca başta hocaları ve talebe arkadaşları olmak üzere herkesin sevgisini kazanır.

\r\n

Medrese tahsili bitince, o zaman için yüksek tahsil sayılan bu talebelik hayatının sonunda diploma yerine geçen bir icazetname töreni yapılır, kendisine icazetname verilir. Hocaları onun orada kalmasını ve medresede müderris olarak hizmet vermesini istemektedirler. Kadınhanı halkı da onu çok sevmiş, hürmet beslemiştir. Ama Mehmet Efendi memleketinden ayrılalı uzun süre olduğu için geri dönmek istemektedir. Kendisine orada kalma teklifi yapan hocalarına:-Memleketimden ayrılalı 6 sene oldu. İhtiyar anam babam var. Beni bekleyen bir zevcem var. Onlara ne oldu bilmiyorum. Bunun için gitmeye mecburum, der.

\r\n

Kadınhanı halkı Mehmet Efendi'nin kalması için uzun süre çaba gösterirler ama onu razı edemezler. Onu uğurlamak üzere tren istasyonuna gelirler. Büyük, küçük herkes onu uğurlamak üzere istasyondadır. Ayrılıkların verdiği hüzün istasyonu kaplamıştır. Herkesin gözü yaşlıdır. Hocası Hacı İsmail Efendi O’na:-Oğlum okuyup okutmayı senden öğrendim, der. O’da hocasına: -Hocam artık bundan sonra ben gelemem, görüşmemiz mahşere kalır, diye cevap verir.

\r\n

Kadınhanı'nda geçen yılları, onu daha de olgunlaştırmış, ilminin artmasına vesile olmuştur. Hocası Hacı İsmail Efendi üzerinde derin bir etki bırakmıştı. Uzun yıllar sonra Kadınhanı İlçesinde askerliğini yapan, Manisa'nın Seklik Köyünden Hacı Ali isimli şahıs bunu şöyle anlatıyor :

\r\n

Konya'nın Kadınhanı ilçesinde askerlik yaptım. Mehmet Efendi'nin tahsilini yaptığı medreseyi bir Cuma günü ziyaret ettim. O gün orada halk toplanmıştı. Bir merasim yapılıyordu. Orada birisi bana -Nerelisin?, diye sordu. Ben de:-Manisalıyım, diye cevap verdim. Bunun üzerine bana dedi ki: ”Manisa’da Recepli isminde bir köy var, Orada Hafız Mehmet Efendi diye biri var, izine gittiğinde onun elini öp, o, burada ne kadar ilim varsa hepsini alıp götürdü”. Seklikli Hacı Ali'nin sonradan öğrendiğine göre ona bu sözü söyleyen zat, yaşı epey ilerlemiş olan Müderris Hacı İsmail Efendi'dir.

\r\n

Bu olayın cereyan ettiği tarih, takriben 1930 yılıdır. Mehmet Efendi'nin Kadınhanı'nda tahsilini tamamlayıp memleketine döndüğü tarih ise 1909 yılıdır. Aradan 20 yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen Kadınhanı halkı onu unutmamıştır. Hocası İsmail Efendi ona olan sevgisini, Seklikli Hacı Ali'ye bu sözlerle ifade etmiştir.

\r\n

Mehmet Efendi 16 sene boyunca burada talebe okutur. Yuntdağı’ nın bir çok köyünden talebeler gelip burada okumuşlardır. Günümüzde Mehmet Efendi'ye talebelik yapmış veya onun talebesinin talebesi olmuş bir çok kişi vardır. O, bu şekilde 16 yıl boyunca dini ilimlerin yayılması için kendi hissesine düşen gayreti fazlasıyla göstermiş, Konya'da bir medresede müderris olarak ders verme imkanı varken, kendi memleketinde insanlara faydalı olmayı, talebeler yetiştirmeyi gaye edinmiştir. Bu gün Yuntdağı' nın bazı köylerinde hafızların sayısının çok olmasının, dini tahsilin yaygın olmasının sebeplerinden biri de, Mehmet Efendi'nin o yıllarda gösterdiği bu gayretlerin bir sonucudur.

\r\n

Mehmet Efendi, 1925 yılına kadar Asmacık Köyünde, köylüler tarafından yaptırılan medresede talebe okuttu. 1925 yılında Recepli köyüne göç etti. Recepli Köyünde talebe okutmaya devam etti. Fakat köyde talebe okutmaya uygun bir yer olmadığı için, talebeleri kendi evinde okutmuştur.

\r\n

Köydeki mütevâzi ev, her gün misafirlerle dolup taşardı. Ağırlık Manisa ve çevresinden olmak üzere İzmir’den, Ankara’dan, Mersin’den ülkenin çeşitli illerinden insanlar onu ziyarete gelirler; ondan bir nasihat duymak, yahut bir dua almak veya derdine derman aramak maksadıyla gönül dünyalarını mânevi esintilerle serinletirlerdi. Bazı günlerde o kadar çok ziyaretçi gelirdi ki, günde 15 – 20 sofra kurulduğu olurdu. Böylece gelenler hem karınlarını doyururlar hem de Mehmed Efendi’nin sohbetinde bulunarak içlerindeki manevi açlığı gidermiş olurlardı.

\r\n

Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi'nin halifesi Akhisarlı Abdülcelil Efendi'den manevi ilim almış olan Muhammed Zühdü Efendi, Recepli'de örnek hayatıyla hem köy halkı hem de çevrede herkesin ilgi odağı haline gelmişti. İnsanları irşâd etmek için kendisine vazife verilince, rahat yatak yüzü görmemiştir. 15 Nisan 1962’de Bir seccâdenin üzerinde dünyadan geçmiştir.

\r\n

*      *      *

\r\n

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve binlerce insanın katıldığı Muhammed Zühdü Efendi'nin vefatının 53. Yılı Anma ve Hayır Yemeği, bu yıl 24 Mayıs Pazar günü yapılacak. Çevre il ve ilçelerden de yoğun katılımla gerçekleşen ve binlerce insanı ağırlayan Recepli köyündeki hazırlıklar tamamlandı.

\r\n

Gönül dünyamızın ve Manisamızın manevi mimarlarından Muhammed Zühdü (KS) [1882-1962] hazretlerinin dergahlarında her yıl yapılan geleneksel hayır yemeğine 24 Mayıs Pazar günü davetlisiniz, davetçisiniz...

\r\n

            İnsanların yılda bir kez de olsa burada biraraya gelmeleri, Hak ve Hakikat adına sevgililer sevgilisi Hz Muhammed (sav) nin başlattığı tebliğin kıyamete kadar sürdürülmesinin bir parçası olarak da görülebilir. Bu etkinlik aynı zamanda toplumsal bir dayanışmadır, birlik ve beraberliğin sağlamlaştırılmasıdır. Bu biraraya geliş, inşaallah Cenabı Hakkın Esmaül Hüsnâ'sındaki sırlarının sağanak sağanak insanların üzerine saçılmasıdır.

\r\n

Üstad Necip Fazıl bir gün hocası Abdülhakim Arvasi Hazretlerine “Efendim, ben kurtulacak mıyım?” diye sorar. Bunun üzerine hocası da ona “Bir gemi giderken paspas da içinde gider. Yeter ki geminin içinde ol Necip.” der.

\r\n

Tarifi mümkün olmayan mânevî güzellikleri tatmak üzere, ruhlarımızın şifa bulduğu mânevî hastanede/maneviyat gemisinde 24 Mayıs Pazar günü buluşmak dileğiyle...

\r\n

Fî emanillah

\r\n

            

Yazarın Diğer Yazıları

18.03.2016 - VOLTRAN:ÖRGÜTLERİN KARDEŞLİĞİ 11.03.2016 - AH PUTİN, VAH RUSYA! 10.03.2016 - Çağdaş Türkiye yalanı 18.02.2016 - YÜZLEŞMEYE HAZIR MISINIZ? 10.01.2016 - İNSANLIK ÂDİL DÜZEN HASRETİNDE, YA BİZ? 07.01.2016 - MEKKE'NİN FETHİNİN 1385. YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN! 01.01.2016 - DÜNYANIN KURTULUŞU ANCAK VE ANCAK İSLÂM'DA VE İSLAM BİRLİĞİNDEDİR! 31.12.2015 - DÜNYANIN KURTULUŞU ANCAK VE ANCAK İSLÂM'DA VE İSLAM BİRLİĞİNDEDİR! 31.12.2015 - HAİNLER, HAİNLERLE BİRLİKTE ANILACAKLAR! 29.12.2015 - BİLİM ÇAĞINDA BİLİM YUVASINDA, KORKU VE ÇÖZÜMSÜZLÜK ÜRETENLER 28.12.2015 - SOS! SOS! SOS! MİM'SİZ MEDENİYETİ KURAN EĞİTİM SİSTEMİ İFLAS!!! 25.12.2015 - AK PARTİ RUHU... 21.12.2015 - İSLAM COĞRAFYALARINI MÜSLÜMANLARDAN TEMİZLEMEYE ÇALIŞAN TAPINAKÇILAR, BAŞARAMAYACAKSINIZ!!! 14.12.2015 - DÜN, İNSAN HAKLARI GÜNÜNÜ İCÂT EDENLER, BUGÜN, İNSAN HAYATLARINI YOK EDİYOR. 10.12.2015 - CAMİYİ YAKANLAR, MESCİD-İ AKSA’YA SALDIRANLARIN UŞAKLARIDIR. 04.12.2015 - DOĞUNUN VE BATININ HAÇLILARI, HEPSİ BİRDEN... 02.12.2015 - Gerçeğin çölüne uyanmaya hazır mıyız? 29.11.2015 - DEVLET ELİYLE BAHİS DEVRİ KAPANSIN! 19.11.2015 - MÜSLÜMANLARI MANKURTLAŞTIRACAK PROJE SUYA DÜŞTÜ 09.11.2015 - SEN BU YOLCULUĞUN NERESİNDESİN? 01.11.2015 - TERCİHİMİZ; ÂDİL, HUZURLU VE AYDINLIK BİR DÜNYA 23.10.2015 - ASIL SORU ŞU: POSTMODERN NEFİS UYGARLIĞINA BİAT MI, YOKSA HAKİKATİN ÇAĞRISINA RİBÂT MI? 23.10.2015 - İYİ Kİ VARSIN MEMUR-SEN! 12.10.2015 - TARİHSEL HESAPLAŞMANIN ARKA PLANI 09.10.2015 - KEFENİ GİYEREK ÖLÜMÜ (ŞEHADETİ) GÖZE ALIP DÜNYAYA MEYDAN OKUYAN ADAM; ASLA YALNIZ DEĞİLSİN! 09.10.2015 - İZZET Mİ İSTİYORSUN ZİLLET Mİ? 05.10.2015 - MANKURTLARIN EFENDİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKTİĞİ ESİR/KÖLE ANADOLU İSTEMEYENLER, SÖZÜM SİZE! 05.10.2015 - KORKAN, ÜRPEREN, KAHROLAN VAR MI?... 27.09.2015 - SUUDİ ARANİSTAN'DA OLAN ASIL MESELE... 22.09.2015 - YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE 18.09.2015 - ONURUMUZA SAHİP ÇIKACAĞIZ! 11.09.2015 - BİZ, BU OYUNU ALLAH'IN İZNİYLE BOZARIZ EFENDİLER! 09.09.2015 - Uyumayın efendiler!!! 03.09.2015 - EY KUDÜS’ÜN ÖZGÜRLÜĞÜNE ADANAN ADAM… 13.08.2015 - BÜYÜK TÜRKİYE DESTANI YAZILIYOR! 30.07.2015 - "Kamu görevlilerini mutlu etmeyecek hiçbir teklifin altına imza atmayacağız" 23.07.2015 - YA İSTİKLAL YA ZİLLET! 09.07.2015 - İTTİHÂD-I İSLÂM 02.07.2015 - PUTPEREST ÇİN’İN KARANLIK VE ÇİRKİN YÜZÜ: DOĞU TÜRKİSTAN 26.06.2015 - PAKİSTAN İZLENİMLERİM (2) İHH’NIN YETİM ÇALIŞMALARI 12.06.2015 - 63. HÜKÜMETİN OLMAZSA OLMAZI 05.06.2015 - TWİTTER MÜFTERİSİNE… 28.05.2015 - DÜNÜ KUŞANIP YARINI KUŞATACAKLARIN BİRLİĞİNDEN DİRLİK, KUVVET VE YETKİ DOĞDU 21.05.2015 - MANİSA’NIN MÂNEVÎ HASTANESİ 15.05.2015 - YAZIKLAR OLSUN O NAMAZ KILANLARA! 08.05.2015 - BİR KAPİTALİZM İCADININ SÖMÜRÜSÜNDE MUTLULUK ARAMAK 01.05.2015 - 1 MAYIS KARDEŞLİK BAYRAMIDIR, VANDALLIK DEĞİL! YOKSA TAKSİM ISRARI, GEZİ PROVASI MI? 24.04.2015 - YENİ BİR DÜNYA İÇİN… 17.04.2015 - MİLLET NASIL BİR “DEVLET BAŞKANI” İSTİYOR? 03.04.2015 - BİZ PAYİTAHTIZ! 27.03.2015 - BİR GENÇLİK, BİR GENÇLİK… 16.03.2015 - TARİHTE TATİLE DEVAM MI, YOKSA… 06.03.2015 - BÜYÜK TÜRKİYE’NİN OLMAZSA OLMAZI? 27.02.2015 - MİLLET KİMİ VEKİL YAPAR? 15.02.2015 - KARDEŞ ÜLKE, PAK ÜLKE PAKİSTAN İZLENİMLERİM (1) 06.02.2015 - MİLLET İRADESİNİN SENDİKACILIKTAKİ ADI: MEMUR-SEN 30.01.2015 - EĞİTİM MESELESİ; MEDENİYET MESELESİ! 23.01.2015 - FANTASTİK HAYALLER Mİ, NARSİST BİR ROMANİZM Mİ, VAROLUŞSAL HAKİKAT Mİ? 16.01.2015 - SON KIZILELMA: YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE (2) 09.01.2015 - SON KIZILELMA: YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE! (1)

1 2 3 R 5 6 7 8 9 10
21°
Yarın:22°
Açık
Diğerleri Manisa Belediyesi Manisa Valiliği Celal Bayar Üniversitesi
Diğerleri Basın İlan Kurumu Basın Yayın EGM Anadolu Ajansı
Kurumlarımız Birey Dersanesi Özel Merkez ASML Manisa Manşet Gazetesi
Künye Yayın İlkeleri Kullanıcı Sözleşmesi Reklam İletişim